300 Yıllık İmparatorluk Anlatısı

300 Yıllık İmparatorluk Anlatısı

300 Yıllık İmparatorluk Anlatısı

23.12.2019 - Mustafa Atalay
300 Yıllık İmparatorluk Anlatısı

Tarihin okunması ve anlaşılması hususundaki çaba ve gayretler, yaşadığımız toplumun tarihteki durumu ve konumu minvalinde ele alındığında sübjektif bir bakış açısının ağına takılmayı beraberinde getirmektedir. Tarihin ifrat-tefrit boyutlarında ele alınması, hem anlaşılmasını zorlaştırmakta, hem de tarihi açıdan bulunduğumuz toplumun konumunu tayin etmeyi imkansız bir hale getirmektedir.

Tarihin tam ortasında kurulu olan Osmanlı Devleti’ni ele alırken, objektif olabilecek eserleri taramak ve bunların ışığında Devletin dünü, bugünü ve geleceğe bıraktığı izleri kavramak gerekmektedir. Halil İnalcık bu otorite boşluğunu dolduran ender tarihçilerden olarak, bize bıraktığı bu bilgi ve birikim mirasından istifade etmeden, tarihi ve tarihin yansımalarında Osmanlı Devleti’nin konumunu anlamamız mümkün görülmemektedir.

Halil İnalcık’ın İngilizce olarak yayımlanan ve Ruşen Sezer tarafından Türkçeye tercüme edilen eserde, özellikle Osmanlı Devleti’nin 1300-1600 yılları arasını, yani kendi deyimiyle Klasik Çağını ele almaktadır.

Eser dört ana başlık altında, on dokuz bölümden müteşekkildir. Osmanlı İmparatorluğu Tarihine genel bakış, devletin temel taşları, ekonomik ve sosyal boyutları ele alınmaktadır.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş pozisyonunda beyliklerin durumu, karşılaşılan zorluklar ve bu zorlukları aşmadaki geliştirilen yöntemler ile başlayan eser; Devlet olma yolunda oluşturulan birimler, önemli hamleler ve bu hamlelerin getirdiği iyi-kötü durumlar ile devam etmektedir. Bunları ayrıntılı bir şekilde ortaya koyarken devleti ekonomik yönden taşımak için geliştirilen ticaret pozisyonları ve bunların üzerine eklenen dini-siyasi birlikteliklerin devlet içindeki konumu da ayrıca irdelenmektedir.

Bir toplumu anlamak için öncelikle o toplumun bir resmini çıkarmak amacıyla bütün yönleriyle Osmanlı Devletini ele alan yazar, İmparatorluğa giden süreçte ne gibi problemlerin yaşandığını ve bunları aşmak için neler yapıldığını da ortaya koymaktadır. İlk bölüm savaşlar, sultanlar ve devlet olma boyutunu işlediği için daha çok kronolojik bir akış halinde hikayemsi bir dille kaleme alınmıştır.

Sonraki bölümler akademik bir titizliğin üsluba işlendiği, dip notlarının ve konu hakkında ayrıntılı dökümlerin ele alındığı bir süreçle ilerliyor. Burada Osmanlı Devleti’nin bir arka planı olduğu, bu arka planda nelerin gerçekleştiği ve bu sürecin Devlet olma yolunda ne gibi etkilerinin olduğunu görebiliyorsunuz.

Eserin ortasında Topkapı Sarayı fotoğrafından başlayarak, Fatih’in Bellini tarafından yapılan resmi, Kanuni, Yavuz, Yıldırım Beyazıt ve Genç Osman’ın minyatür resmi, Devlet törenlerinin minyatürleri; sipahiler, acemioğlanlar, serhad askerleri, yeniçeri ağası gibi resimlerden seçkiler sunulmaktadır.

Eserin özellikle ekonomik, sosyal ve toplumsal boyutları diğer bölümü geride bırakmayacak kadar derin ve bir o kadar önemli olması hasebiyle üzerinde uzunca durulduğunu belirtmeliyiz. Kentlerin durumu, ulaşım ağı ve lonca teşkilatlarının boyutları; medrese, öğrenim ve ulema; dini örgütler ve tarikatlar üç ayrı bölümde bütün inceliğine kadar ele alınmaktadır. Burada sunulan ek ve dipnotlar ile daha geniş bir araştırmaya da kapı aralanmaktadır.

Eserin sonunda Ekler bölümü oldukça uzun ve geniş hacimli tutulmuştur. Burada Osmanlı Soy Ağacından, kronolojik olaylar dizgisine, küçük bir sözlükten ağırlık ve ölçü birimlerine ve son olarak genişçe bir kaynakça bölümüne ulaşmanız mümkündür.

Böyle bir eser sadece okunup geçilecek değil, her zaman bir başucu eseri olarak kabul edilmesi gereken bir titizliğin ürünü olarak görünmelidir. Halil İnalcık’ın belki de uzun yıllar yapmış olduğu çalışmaların bir nüvesi ve kendisinin tarihçi olarak kabul görülmesini sağlayan bu esere ulaşmak, biz okurlarının da ne kadar nasibdar olduğunu göstermektedir. Bu eser aynı zamanda daha geniş araştırmalar için bir mukaddime tadında bırakılarak, kaynakça üzerinden bir metot ve yöntem ortaya koyduğunu belirtmeden geçmemeliyiz.

Halil İnalcık

Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ

Kronik Kitap

380 Sayfa

Mustafa Atalay - 23.12.2019

,

416

Mustafa Atalay Hakkında

Mustafa Atalay

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter:@ayn_sin_kaf
Blog:http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin