Absürdistin Kaleminden Bir Yabancı

Absürdistin Kaleminden Bir Yabancı

Absürdistin Kaleminden Bir Yabancı

27.12.2013 - Ferit Genç
Absürdistin Kaleminden Bir Yabancı

Albert Camus, bir yazar olmanın ötesinde bir filozof kimliğine de sahiptir. Bazı eleştirmenler Camus'u kategorize etmeye çalışarak onun bir "Varoluşçu" ya da "Absürdist" olduğunu söylerler. Yazar ses getirecek birçok eser çıkarmıştır ve "Yabancı" adlı bu eserinde 1957 yılında Nobel Edebiyat ödülüne de layık görülmüştür.

"Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçludur: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, toplumdan ve dış dünyadan kopuk bir bilinç, topluma yabancı duran kahramanın Çevresiyle ve toplumla arasındaki çatışmadır."

Yabancı adlı eserin konusu basit olmakla birlikte olay örgüsü okuyucu çok çabuk bir şekilde bir meraka sürüklemektedir. Yani romanın kısa olmasının yanında her şey bir anda olup bitiveriyor. Mersault eserin başkahramanıdır. Yani yabancı olan şahıstır. Tabi kitap ismini buradan almıyor. Mersault’a bir gün bir telefon gelir ve annesinin vefat ettiği haberini alır. Ritüeller gereği Mersault annesinin cenazesine gider ve geri döndüğünde hiçbir şey olmamış gibi sosyal hayatına devam eder ve (toplumsal nazarında bayağı bir sosyal davranıldığı görülmektedir.) bir sevgili bulur. Mersault, annesinin cenazesinden çok kısa bir süre sonra sevgilisiyle birlikte sahile giderler ve orada komşusu olan Raymond’un peşine takılan biriyle karşılaşırlar. Bu birisi Raymond’a kafayı takan bir şahıstır. Roman Mersault’un kendi iç dünyasında devam ederken bir anda sahilde bir gerginlik oluşur ve Mersault, Raymond’un belası olarak gösterilen şâhısı öldürür. Olay örgüsü buradan sonra Mersault’un mahkemeye çıkmasıyla ve ardından Mersault’a idam cezası verilmesiyle devam eder.

Kitaba ismini veren yabancı, Mersault’un mahkemenin idam cezası vermesiyle şekil almaya başlamaktadır. İlk önceleri adam öldürmekle suçlanan bir bireyin davasından sonra topluma nasıl yabancı kaldığını gözler önüne sürmektedir. Bu da mahkeme heyetinin Mersault’un annesinin cenazesinde ağlamadığından dolayı toplumsal bir suç olarak görülür. Bu durum Mersault’ta uyandırdığı düşünce ile kendi iç dünyasına olan kayıtsızlığına anlam veremeyerek nasıl bir yabancı kimliğe büründüğüne yönlendirmektedir. Mahkeme kısmında geçen olaylar yazarın kahraman üzerinden duygusal ve sorgulayıcı bir ruh betimlemesini anlatan cümleler kurması varoşçuluğun ve absürd  (saçma) olan tezlerini desteklemektedir.

Nobel edebiyat ödülüne layık görülen ve hala da günümüzde çok okunanlar listesinde yer bulan bu eserin teması, insanların bireysel varlıklarının toplumsal düzendeki hayatlarına, eylemlerine, duygu ve düşüncelerine, çevresinde olup bitenlere insanların kendilerine bazen ne derece yabancı kaldıklarını göstermektedir. Bu tür eylemlerin insan psikolojisinde getirdikleri kabullenmişlik hissi, yalnızlık, önyargı, ölüm gibi temalara vurgu yapmaktadır.

Eserdeki olaylar başkahraman Meursault’un penceresinden aktarılmaktadır. Meursault, gözlemci özelliğiyle kendini olaylar karşısında bazen umursamaz bulan bazen dış olaylara karşı kapalı olan bazen de kendi kendisinin ne yaptığının ahlaki ölçülerinden habersiz olan birisidir. Yani Meursault, kendinden uzakken bir birey vasfına sahip, ölüm gibi bir gerçek ile karşılaşınca kendi farkındalığının farkına varan bir bireydir.

Albert Camus
Yabancı
Can Yayınları
110 sayfa

Ferit Genç - 27.12.2013

,

1836

Ferit Genç Hakkında

Ferit Genç

89 yılında temmuz ayında dünyaya geldi. Bitlis doğumlu. Sosyoloji öğrencisi. 43 numaralı ayakkabısıyla 43 plakalı Kütahya sokaklarını arşınlayıp parmak uçlarıyla üşütür dünyayı. Soğuk espirilerin en hayır kısmında sağanak yağmurun ıslaklığıyla dokunur kancık bir klavyeye.

Neden hayallerinizi sürekli erteliyorsunuz diye iddalı düşünceleri sağlam bir temele oturduğunda ve iyi bir sigara içicisi durumuna geldiğinde ciğerlerinden bir himalaya fışkırtmaya çalışacak.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin