Acının Yolculuğu

Acının Yolculuğu

Acının Yolculuğu

27.01.2014 - Ferit Genç
Acının Yolculuğu

Öncelikle "Düğümlere Üfleyen Kadınlar" eseri Ece Temelkuran'ın ikinci romanıdır. İlki "Muz Sesler" idi. Ece Temelkuran, sol görüşlü halkın benimsediği başarılı bir gazeteci ve köşe yazarı olarak anılmaktadır. Genelde siyasi yazılar kaleme alan yazarın "Kayda Geçsin" eserinden sonra bu eseri okumak bende biraz burukluk yarattı diyebilirim. Bu burukluk bende, bir gazeteci iyi bir siyaset yapabilir ya da güzel yazılar yazabilir ama bunlar bazen bir romanı yazmak için yeterli olmadığını gösterdi.

Eser bir yol hikâyesinden ibaret. Şöyle ya da böyle yola çıkan dört kadının (Amira, Maryam, Madam Lila ve yazar kadın) kimisinin yaşadıklarından kaçtığı, kimisinin geçmişte ki hatasını telafi etmeye çalıştığı kimisinin ise bunları bize anlatanın kaleminden acılarını, aşklarını, sevinçlerini, gözyaşlarını ve bazen de beraber kahkaha attıkları anları anlatmaktadır. Eser bir Ortadoğulu dört kadının, erkeklerin egemen olduğu bir coğrafyada yaşadıkları zorlukları anlatan, dört kahramanın yüreklerini nasıl birbirlerine açtıklarını anlatan (eserde erkek karakterler yer almasına karşın hiçbirisinin ‘'Ana karakter" olarak kurgulanmaması ve daha çok ikincil planda yer almaları) feminist bir perspektifle kaleme alınmıştır.

“Hakikatte kadınlar, bu alem içinde başka bir alemde yaşarlar. İçine aşklarını ve büyülerini üfledikleri bir alemdir bu. Erkekler biteviye o alemi hırpalar, yıkar. Kadınlar ise yeniden üfleyerek nefesleriyle kurarlar o alemi. Kadınlar, erkekleri de üfleyerek var ederler. Bir erkek, bir kadının nefesi kadardır; başka hiçbir şey değildir."

Yazar her ne kadar bir roman yazmaya çalışmışsa da gazeteci kimliğini arka fonda kullanmadan geçmemiştir. Kurgunun geçtiği mekân ve zamanına baktığımızda Orta doğuda Arap Baharının yaşandığı, devrimler, siyasi çalkantıların olduğu bir dönemde ana karakterlerini tam da siyasi zemine oturtmaya çalışılmıştır. Bunu yaparken de olayın ana fikrini de aşk üzerinde beslemiştir. Farklı etnik kökenlerden ve farklı ülkelerden gelerek bir araya gelmiş Ortadoğulu dört kadının Tunus'ta başlayıp Libya, Mısır, Beyrut ve tekrar Tunus'ta son bulan bir yol hikâyesini anlatmaktadır.

"Çölde güneş uzun uzun batıyor. Arabadaki herkesin yüzü kızıl. Çöl mor. Yeterince kalırsan orada hiç olursun, böyle diyor çöl, tane tane hiçbir şey söylüyor. Yok gibi hafifliyor insan. Anlatılacak hiçbir şey kalmıyor. Sözcüklerden temizliyor insanı, öyle güzel. Gönül rahatlığıyla ölebilirsin burada. Bu yüzden gönül rahatlığıyla yaşayabilirsin."

Yazarın seçtiği karakterler acının en son halini yaşamış olmaları, romanı okurken acaba bu tür karakterler etrafımızda hala var mıdır duygusunu hissettirmektedir. Bunu hissettirirken bizim kadın ve aşk teması üzerine düşünmemizi sağlamasından çok, kadın teması üzerinden birçok ülkenin resmini anlatmaya çalışmaktadır. Bunu yaparken de aşkı da halkların özgürlüğüne işaret etmektedir. Yani kadın ve aşk temasını orta doğuda yaşayan halkların içinde bulunduğu döneme ayna tutmaya çalışmaktadır. Bunu hikâyenin en güçlü karakteri olan Madam Lilla üzerinden betimlemektedir. Madam Lilla'nın ikna edici kabiliyeti diğer üç ana kahramanı peşinden sürüklemektedir. Maryam geride bıraktığı kızının üzüntüsünden kaçmaktadır. Amira, Muhammed denilen birisi ile yaşadığı aşktan kaçarken daha sonra da işlemiş olduğu bir cinayetten kendisini sorumlu tutmasından dolayı kaçıyor. Eserin yazarı ise, Türkiyeli kimliğiyle Türkiye'deki olaylardan biraz uzak kalayım derken başka bir Ortadoğu ülkelerindeki iç karışıklığın içinde buluverir kendisini. Yaşananları not etmeye çalışmaktadır. Herkes bir şeylerden kaçıyor ve kaçarken Madam Lilla'nın kafasında kurduğu plan çerçevesinde yollara düşmektedirler.

Düğümlere Üfleyen Kadınlar

Ece Temelkuran
Everest Yayınları
471 Sayfa

Ferit Genç - 27.01.2014

,

1995

Ferit Genç Hakkında

Ferit Genç

89 yılında temmuz ayında dünyaya geldi. Bitlis doğumlu. Sosyoloji öğrencisi. 43 numaralı ayakkabısıyla 43 plakalı Kütahya sokaklarını arşınlayıp parmak uçlarıyla üşütür dünyayı. Soğuk espirilerin en hayır kısmında sağanak yağmurun ıslaklığıyla dokunur kancık bir klavyeye.

Neden hayallerinizi sürekli erteliyorsunuz diye iddalı düşünceleri sağlam bir temele oturduğunda ve iyi bir sigara içicisi durumuna geldiğinde ciğerlerinden bir himalaya fışkırtmaya çalışacak.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin