Acısı Uyurken Yüzünden Okunanların Yol Hali - Nazan Bek, Edebiyat, Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ

Acısı Uyurken Yüzünden Okunanların Yol Hali - Nazan Bekiroğlu yazısını ve Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr site

Acısı Uyurken Yüzünden Okunanların Yol Hali - Nazan Bekiroğlu

02.03.2012 14:33 - Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ
Acısı Uyurken Yüzünden Okunanların Yol Hali - Nazan Bekiroğlu

"Ben ki "iyi ki" değil "keşke"yim hep.

Neye tanık olduğumu bilsem, hiç daha fazlasını kayıt düşmez miydim?"
Yürümenin anlamaya eşlik ettiği vakitler vardır. Bir otobüs camının buğusuna çizilen cümle düşlerini, bir kâğıdın bağrına not düşmekle başlar her şey. Yazmak önü alınamaz bir eylemdir. Kimi zaman insani bir uzvunuz eşlik eder yolculuğunuza, kimi zamanda bir vasıtayla kurarsınız düşlerinizi yol boyu. Her ikisi de aynı hedefe götürür aslında. Kısa mesafelerde insanoğlu bedenine yüklerken düşlerini, uzun mesafelerde ruhunu kullanır taşıyıcı olarak.

Biz okurların bazı ön yargıları vardır hani; Yol Hali bu ön yargının bir yansıması olarak neredeyse bir yıl kütüphanemde bekledikten sonra göz hizama girdi. Nazan Bekiroğlu'nun Lâ'sını okumuşsanız şayet, benim hissettiğim ruh hali sizi de sarmış olabilir diğer eserlerine karşı. Aynı tadı, aynı kokuyu, aynı duyguyu bulabilecek miyim sorusu beyninizi kemirir de durur. Hâlbuki yazar her eserinde farklı denizlere yelken açar. Farklı olaylar ve durumlardan çıkarımlar yaratır kendine. Siz, yazarın kendi heybesinde kalanları sofraya getirmesiyle doyarsınız cümlelerine. Yol Hali'yle bir kez daha öğrendim ki iyi bir yazar, her vakit iyi yazar!

Nazan Bekiroğlu'nun bu eseri, kendine has otobiyografik özellikler de taşımakta. Kimi vakit sayfalar arasında babasına duyduğu derin özleme, öğrencileriyle arasında ki duygusal bağa dolayısı ile akademisyen kimliğine vakıf oluyorsunuz. Eser bu açıdan samimiyeti ile sizi içinize çekiyor. Ne vakit ilk sayfaya başlamışsınız, nasıl son sayfa da soluk almışsınız şaşırıyorsunuz. Yol hali kendini hızla ama her satırında içinize samimiyet buseleri bırakarak okutuyor kendini.

Kitap içeriğinin büyük bölümünün köşe yazılarından oluştuğunu biliyoruz. Kitabı okurken acaba köşe yazılarını kitaptan mı paylaşmış, yoksa bu yazılar sonradan mı kitap olmuş gibi bir soru alıyor sizi. Elbet köşe yazıları sonradan birleştirilmiş ama bu kadar birbirine yakışan yazı yan yana bir tesadüf eseri değil, olsa olsa bir tevafuk eseri olarak karşımızdadır. Yol hali her haliyle yazanının gönül izlerini taşımaktadır satırları arasında, siz arkanıza yaslanıp izleri takip etmeli ve kendinizi cümleler arası bir yolculuğa hazır hissetmelisiniz bu kitapla...

"Nokta: Varlığın Özeti"

Yol Hali bir noktayla başlayıp bir nokta ile son bulur, kuralına uygun kurulmuş tüm cümleler gibi! Nazan Bekiroğlu'nun noktaya olan meftunluğu daha kitabın kapağını açar açmaz kendini gösterir satırlar arasında. Boş yere dememiştir kendisine: "Bir parantez vakt-i ömrüm. Ölüm nokta doğum nokta. İsmimden sual edilse, bilin beni üç nokta." Bu cümle, yazanını nasıl bir gönül sancısına gark etmiştir acaba?

Sayfalar arasında aşka dem vururken, O'nun talim kısmını geçenlerin nasip ve gayret merhalesine göz dikmeleri hususunda uyarmıştır. Noktalar arasında kalem tutarken Safiye Erol gibi batının elinde yetişmiş ama yurdunun güzelliklerine de kayıtsız kalmamış önemli bir yazara, kanla yazılmış bir makaleyi ithaf etmiştir. Belli ki Safiye Erol Türk Edebiyatının ve edebiyatçılarının yanı sıra Nazan Bekiroğlu için ayrı bir önem arz etmektedir.

Nazan Bekiroğlu yolculuk öncesi İranlı ünlü yönetmen Mecid Mecidi'nin iyi yapımlarından biri olan "Bârân" isimli filmine de değiniyor. Fıtratın aşk dili onun kaleminden izlemeden önce bile güzel görünüyor. Cemil Meriç'e ait gözlem ve okumaları sonucu edindiği fikirlerse kayda değer nitelikte.

Bu kitabı eline alıpta benim gibi yol hikâyeleri okuyacağını sananlar öncelikle biraz şaşırmaya hazır olsunlar. Denemelerin güzelliği arada "yol yazıları nerede?"sorusunu unuttursa da size, Şeb-i Yeldâ'yı geçer geçmez yola revan oluyorsunuz. Ve asıl keyif kitabın da adını aldığı Yol Hali başlığının ardında gizli!

Sınırlar Arası Cümle Saadeti

Bir nehir ki peygamberin beşiğini yüzdürmüş sularında, bir nehir ki Firavun'un cümlelerini saklar bağrında. Yolun izi Nil'e düşer kalem Nil'i yazar Yol Hali'nin sayfalarında. Kim bilir bir kadının suya değmiştir belki cümleleri. Islanıp da gelmiştir Mısır diyarından biri. Cam ırmağı Taş Gemi'ye ithafen "taştan değil gemim" diyor Nazan Bekiroğlu, Nil üzerinde sazdan bir sal ile ışıklar içinde yüzerken.

Temmuz ayında kızgın çöl kumlarının sıcağı vuruyor yüzünüze sayfalar arasında. Yezd diyor bu şehrin adına Bekiroğlu. Ateşten şehir! Bu şehirde gezerken ateşle dost olmanın kaçınılmazlığından bahsediyor satırları arasında. Yolu Kudüs ve Ölüde Deniz'e düştüğünde ise bir yol sonu yakarışı türüyor dilinde: "Pasaportumda boş yer kalmadı ey şehir. "Mevlana'nın bir Şems kaybettiği Şam sokaklarından" geçtim. Ölümünde bile mağrur Selahaddin'in, kılıcının gölgesinde uyuyan Halid Bin Velid'in, Muhyiddin İbn Arabi'nin, sırını tutamayan sır kâtibinin ihanetine uğramış Son Padişah'ın türbelerinden geçerek çıktığım yolculuğun sonunda sana geldim."

Yazar gittiği her yerde insandan kalma duyguların düştüğü taşları, ağaçları, evleri, şarkıları dinliyor içinde. Eskiye dair duyduğu sesi yeniyle harmanlayıp bir armoni oluşturma peşinde belki. Helak olmuş kavimlerin ardında bıraktığı bir cümle heceye bile meftunken, yıkık dökük bulunmuş mezar taşlarının yalnızlığına cümlelerce ağlayabilecekmiş hissini veriyor okura.

Tiflis'te bir mizan kuruluyor içinde. Mülkün gerçek sahibinden kalbe ilham olan cümleler dökülüyor not defterine: "...toprak üzerinde kimsenin kimseye öncelik hakkı bulunmadığını, sadece bazılarının biraz erken geldiğini bazılarınınsa biraz geç kaldığını." anlıyor sessizce... Köln katedralinde duraklarken iç gemisi, bir nakkaşın titizliğiyle bakınıyor etrafına. Ağrı dağından da geçiyor yolu, saltanat ile sefaletin bir dağ esintisine kurban olabileceğini de yazıyor bu dağın eteklerinde cümle türküleri söylerken. Çanakkale'de onca mezarın sahibini merak ederken, taşlar arasında bir hüzün sıkışıyor içine, yazmaya eli varsa da kalbi nasıl dayandı sadece Allah biliyor!

Kitabın en sıkıcı kısmı ve gereksiz yere sayfalarca uzatılan tek yerse, yazara göre bir kent görkemine sahip olan Troya! Onca uzun cümlenin sonuna birkaç kaynakça da dipnot düşülüyor. Ve okuyanında düştüğü bir dipnot kitabın cümleleri arasına giriyor: "kitabın manevi ruhunu maddeye hapsetmiş bu bölüm!" Hakikaten öyle! Okuma üslubu olarak sayfa atlamayı benimsesem, sayfalar arası atlama yapabilirdim, ama illaki göz her cümleye değecek! Bu nedenden ötürü kendimi zorlayarak okudum bu bölümü!

Kitabın son kısmıysa, başta da söylediğimi gibi, Bekiroğlun'nun otobiyografik özelliklerinin en fazla yer aldığı kısım. Kendi şehrine dair cümleleri, bayram ziyaretlerini, babasını, yağmura olan meftunluğunu, kütüphanesini, gece derslerini... Kısaca kendine ait olan şeyleri cümleleştirdiği bu bölümü ayrı bir zevkle okuyorsunuz.

Yol Hali, Nazan Bekiroğlu'nun romanlarında olduğu gibi, deneme tarzında da rüştünü ispat ettiği bir eser. Gezi yazılarını bir roman kaleme alır gibi yazması ise, kitabın en belirgin unsuru. Sanki gidip gördüğü her yer de acısı yüreğinden yüzüne vurmuş bir nesli arıyor gibi! Onun en iyi becerdiği işse, insanı tüm varlığıyla cümleleştirebilmesi!

Diğer tüm eseleri gibi illaki okunası!

Yol Hali
Nazan Bekiroğlu
Timaş Yayınları
280 Sayfa


Yazar: Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ - Yayın Tarihi: 02.03.2012 14:33 - Güncelleme Tarihi: 22.11.2021 15:53

,

7899

Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ Hakkında

Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ

1987 yılının Aralık ayında Yozgat’ta dünyaya geldi.  Doğduğu bu şehirde yaşamaya devam ediyor. 2008 Yılında Yozgat Bozok Üniversitesinde Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama Bölümünü, 2016 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünü, 2020 yılında da yine Bozok Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. 2011 yılından beri Kitaphaberde kitap değerlendirme yazıları yazıyor.

Yazı çalışmaları; Bir, Şehrengiz, Serencam, Kün Edebiyat, Yedi İklim, Ayraç, Berhava, Mâi, Hayal Bilgisi, Mahur Beste, Yolcu, Siyah Sanat gibi süreli yayımlarda yer aldı.

2016 Eylül ayından beri evli. Şimdilerde bir oğula anne, okumaya âşık bir dünyazede!

Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ ismine kayıtlı 58 yazı bulunmaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin