Adalete Yönlendiren Jerry

Adalete Yönlendiren Jerry

Adalete Yönlendiren Jerry

11.03.2013 - Fatmanur Demir
Adalete Yönlendiren Jerry
Bir çocuk için en büyük acı anasız babasız olup yurtlarda, çocuk esirgeme kurumlarında yaşamak zorunda kalması olsa gerek. Güvene en fazla ihtiyacın olduğu zamanda etrafta ailesinden hiç kimseyi görememek bir yıkım felaketindedir çocuk için. Anne-babanın dokunuşu, kucaklayışı dünyalara bedeldir. Hatta bazı çocuklar bu hissi daha fazla yaşamak için annelerinin eteklerine yapışırlar. Onlar için o an sadece güven önemlidir.

Bir çocuğu en iyi doyuracak şeyin sevgi ve şefkat olduğu gerçeğini hiç kimse inkâr edemez. Bu gerçeği çok iyi bilmekle birlikte anne-babalardan bazıları boşandıktan sonra çocuklarını çocuk esirgeme kurumu gibi yerlere bırakabiliyor. Onları orada ne kadar zor bir hayatın beklediğini ya biliyor ve umursamıyor yahut da bilmeden yapıyor. Her ne şekil olursa olsun sonuç aynı. Çünkü anne babası ayrı yaşayan da, ölmüş olan da orada aynı acıyı yaşıyor ve hayatının bir tarafı hep eksik kalıyor. Kitabın hem yazarı hem de kahramanı olan Jerry de bu imtihandan fazlasıyla nasiplenmiş durumda. Çektiklerini kendi dilinden anlatmış olması okuyucu tarafından kolaylıkla zihinde canlanmasına imkân sağlıyor. Ve okuyucu da aynı acıları adeta yaşıyor. Bir insanın kaldırabileceğinden fazla gibi görünenler, bir bedende kendine yer bulmuş. Belki bir ömür çekilecek acının kıvılcımları ortaya çıkıyor Jerry'nin hayatında.

Altı kardeşin en küçüğü. Babası içki ve kumar sevdasıyla ailesiyle ilgilenmiyor. Annesi altı çocuğun yükünün altında ezildiği iddiasıyla evi terk ediyor. Ardından kilitlediği kapıyla birlikte, çocuklarının hayatını da kilitlediğini bilmiyor. Ve üç aylık olan Jerry'nin dramı o andan itibaren başlıyor.

Hayatının ilk dört yılını kaldığı bakımevinde biraz daha iyi geçirse de sonraki yılları kendisinden birçok şeyi alıp götürüyor. Yazar ağırlıklı olarak yediği dayaklardan, acılardan bahsediyor. Rahibelerin, her hatasına karşılık gece yarısı gelip onu boş bir odaya götürüşlerinden ve orada akıl almaz işkenceler yaparak "Sen şeytanın çocuğusun, içine şeytan girmiş" sözleriyle acısını katmerleştirişlerinden bahsediyor.

"Ağzımdaki bez parçasını çekip çıkarırken 'sen şeytanın çocuğusun' diye tısladı bana. Durma söyle, ben şeytanın çocuğuyum de."
Yastık kılıfını tekrar kafama geçirdiler, yatağın demirlerine bağlı olan ellerimi çözdüler ve beni yataktan kaldırdılar.
"Sen cehenneme gidiyorsun" dedi bir ses.
"Çukura atın" dedi bir tanesi
(Sf. 60-61 )

Jerry, on bir yaşına kadar hemen her gece rahibelerin bu tür işkencelerine maruz kalışının ardından bir başka yere gönderilir ve oradaki durum daha vahimdir.Yazar kitabın buraya kadar olan kısmındaki işkenceleri en ince ayrıntısına kadar anlatırken bundan sonra yaşadıklarını yazmak bile acı vereceğinden çok fazla detaya inmemiş. Çünkü önce yaşadıkları sadece fiziksel şiddetken şimdi bunun üstüne bir de yurt müdürü tarafından gece yarıları yatağından başka bir yere taşınarak tecavüze uğraması, zaten alt üst olan psikolojisini yerle bir etmiştir. Çaresizlik ve kimsesizliğin insanın başına neler getirebileceği, insan hayatının ne derece önemli olduğu; fakat birçok kişinin bu anlayıştan uzak durduğu, Jerry'nin acı damlayan kaleminden çok daha rahat anlaşılıyor.

Jerry'de yok olup gidenler:
-İnsanlara güven
-Kendine güven
-Gelecek hayali
-Hayata bağlılık

Ve daha birçok şey. Kekeleyen diliyle derdini anlatmaya her yeltendiğinde koca duvarlar çıkıyor karşısına. Kitapta bir adalet savaşına da şahit oluyoruz aynı zamanda. Hayattan, insanlardan hiçbir beklentisi olmayan, defalarca intihara yeltenmiş birinin onca yaşananın ardından hakkını aramış olması -gidenleri geri getiremese de- ve yurt müdürünün cezasını çektiğini biliyor olmak Jerry ve onun gibiler için büyük bir adımdır.

Yazarın kolay ve anlaşılır dili okuyucunun zihnini yormadan, vermek istediğini rahatlıkla aktarıyor. Bir roman olmasının yanı sıra, bir anı kitabı da denilebilir. Yazarın amacı kitabın kapağını ilk açışta kendini şu sözlerle gösteriyor."Bu kitabı çocukluğunda tacize uğramış tüm yetişkinlere ve şu anda tacize uğramakta olan çocuklara adıyorum. Benim hikâyem, bir tek kişiyi bile adalet aramaya yüreklendirirse, bu kitap amacına ulaşmış demektir."

Şeytanın Çocuğu
Jerry Coyne
Trend Yayınları
248 Sayfa
Fatmanur Demir - 11.03.2013

,

2278

Fatmanur Demir Hakkında

Fatmanur Demir

Zamanının çoğunu hizmete ve kalem-kağıda vermeye çalışan biri... Yazıyı ihtiyaçtan öte bir sevda, kalemi de İnce belli yarim olarak adlandıran ve zamanın cihadının da kalemle yapılması gerektiğini düşünen bir mücahide...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin