Ademin Kanadı - Yasemin Karahüseyin

Ademin Kanadı - Yasemin Karahüseyin

Ademin Kanadı - Yasemin Karahüseyin

26.09.2011 - Seher Ortaöner
Ademin Kanadı - Yasemin Karahüseyin

Şimdiye dek aşk adına nice kitaplar yazılmış, nice devirlerde kalemler hep aşkı anlatmış. Kavuşanlar, kavuşamayanlar ve diğerleri. Aslında her Âdem aşk yolcusudur yaşadığı sürece. Aşk adına yaratılan kainatın bir neferi yada. Yada bu hakikati gözardı eden nasipsizin teki...

Kısaca romanın bölümlerinin ana konularına da yer verip detaylara sonra geçelim.

Romanımız üç bölümden oluşmaktadır. Aklın Kanadı / Ruhun Kanadı / Âdemin Kanadı

İlk bölümde genel kısa tanıtımlarla roman kahramanları tanıtılmış ve ön planda olan kahramanların özellikleri hususunda bilgiler verilmiş.

İkinci bölümde Nef'înin Ahmed için söylediği o enfes beyitler, Ahmed'in aşk adına yaşam mücadelesi ve akabinde hiç hayalinden ve hayatından çıkarmadığı uçma hedefi, Rana'yı görme için ince girişimleri ve Rana'nın da Ahmed için aynı düşünceleri hâkim.

Üçüncü bölümde aklın ve ruhun kanatlarının aşamaları ardından Âdemîn kanadında sıra. Merhaleler aşılmış ve son bölümde de tüm olayların herşeyi tek bir kapıya yönelttiği görülüyor. Yani aşkla, vuslata.

Romanımızda sayın Karahüseyin akıcı ve tarihi esintilerin eşliği altında anlatmış bize olayları. Gâh Murathan devrine gidip, o zamanın ahalisinin yaşantısını olaylarıyla irdelemiş, gâh Nef'î üstadın sivri beyitleriyle roman kahramanları gibi bizlerin de silkinmesine sebep olmuştur. Ve tüm bunlarla birlikte Müslüman Ahmed'in ve mecûsi Rana'nın aşkı çıkmış karşımıza. Bir kez görmeyle birbirleriyle artık her dem hemhal olan bu iki gencin serüvenleri...

Ve aşk günleri! Bir daha birbirlerini görebilme adına uğraşıları. Rana ile can dostu Mehrangiz'in ara ara muhabbetleri ve Ahmed için yaptıkları fallar. Tüm bunların yanında Ahmed'in bir hedefi vardı; uçmak. Duyanlar gülse de o hep birgün bunu başaracağını biliyor ve günbegün elinden geldiği kadarıyla kanatlarını hazırlıyordu. Ve o gün geldi. Herkes toplanmıştı Galata Kulesi meydanına. Acaba o da var mı diye düşündünüz değil mi? Evet küçük bir oyunla Rana da yerini almıştı. Heyecan içerisinde Ahmed'in uçmasını bekliyordu. Ve gözler Galata Kulesi'nde! Çoğu izleyiciler bu yapılan akıl kârı değil, delilik diye alay ediyordu. Ama herkesten çok düşlerine inanmanın ne kötülüğü olabilirdi?

Ve Ahmed kulede! Rûyan'dan başka kimse kalmamıştı yanında. Ve şah kartalın selamı. Ardından sır dilimleri. Ki buğday tenli acem kızı Rana'yı kalabalıkta seçmek zordu Ahmed için. Ama onun orada olduğunu sümbül kokusundan hissediyordu. Ve uçtu Ahmed, tüm hayret dolu bakışlar arasında. Rüya gibiydi ama hedefine ulaşmıştı. Rüyanın ardından Rûyan'ın peçesinin ardındaki esrarlı yüz. Evet Ahmed'i hiç bırakmayan Hezarfen Ahmed Çelebi'den başkası değildi. Sonrası mı? Sonrası Hünkâr'ın uçmayı başaran bu adamın elinden herşey gelir, hayır da şer de korkusuyla iki kese altın ile Ahmed'i Cezayir'e sürmesi...

Ya Rana ne haldeydi? Evinde çıkan yangın, babasının ve ardından annesinin vefatı. Hiçbiri haber alamadığı Ahmed kadar yaralamamıştı onu.

Artık vuslatı gösteriyordu saatler. Dağın yedinci katındaydı Rana. İlerliyordu zirveye doğru. Yani Babü'n-Nihaye'ye. Bu kutlu müjdeyle Ahmed de görünmüştü artık. Elele tutuşup günahlarından arınmışlardı. Büyülü sesiyle konuşmaya devam etti:

"Seni böylesi güzel kılan şey...
Sırtındaki kanatların sebebi..
Yani aşk.
Yani"

Ve yine aşk kazanmıştı. Bizler ise hayran...

İyi okumalar...

Âdemin Kanadı
Yasemin Karahüseyin
Şule Yayınları
279 Sayfa

Seher Ortaöner - 26.09.2011

,

3218

Seher Ortaöner Hakkında

Seher Ortaöner

Konya'da yaşamaktadır. İlahiyat fakültesi öğrencisidir. Hüsn-i Hat ve Ebru ile ilgilenmektedir.

Yorumlar
  • Cengiz Topaç 2016.01.28 11:32

    Ademin kanadı okudum guzeldi.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin