Ahir Zaman Gülüşleri - Fatma Karabıyık Barbarosoğlu

Ahir Zaman Gülüşleri - Fatma Karabıyık Barbarosoğlu

Ahir Zaman Gülüşleri - Fatma Karabıyık Barbarosoğlu

24.10.2011 - Zehra Erbay
Ahir Zaman Gülüşleri - Fatma Karabıyık Barbarosoğlu
Kışın ilk günlerinde, serin bir rüzgâr, miadı dolmuş yapraklar…

Değdiği yeri delip geçen, hüzün eken bir kitap…

“Yüzyıllar gelip geçti.
Kendini bilen her fani zamanını ahir bildi.
Hüznüne tebessüm,
Tebessüme hüzün ekti…” (arka kapak)


Kitap birbirinden bağımsız on bir öyküden oluşuyor.

Büyük annelerimizin “ahir zaman evladım” deyişi gibi sahici, yalın öyküler. Devamını getirebilirmiş gibi hissediyor insan kendini…

Efsane olmuş gelin- kayınvalide öyküleri… Bitmek bilmeyen ezeli hikâye…

Böylesine rastlamamıştım doğrusu. Bu kayınvalidesi olmayan gelinin kayınvalide hikâyesi…

Zaman zaman “kayın validen yok şekerim kıymetini bil” nakaratıyla kesilen bir hikâye.

Üstelik şikâyet etmediği, edemediği için yalnız bırakılan, can sıkıntısından kitap okumak zorunda (!) bırakılan gelinin hikâyesi.

“İnsan şikâyet ederek arkadaş kazanıyor en çok. Şikâyet etmediğin zaman sana anlatılanlara sadece dinleyici figüründe kaldığın zaman hep mesafeli, hep biraz yukarıda kalıyor, her şey yukarıda ve uzak…”

“Çay bahçesi” koşuşturmayla geçen bir günün ardından yorgunluk kahvesi için seçilen diplerde bir masa…

Ve o andan itibaren giren çıkanı rahatça görebileceği bir pozisyon.

Masalara göz gezdirirken, oturanlar hakkında yorum yapmak, karşı masadaki çiftin tartışmasına ister istemez kulak misafiri olmak…

Suratsız aksi insanlara servis yapan garsona acımak… Hemen herkesin yanı başında seyreden bu ve benzeri tablolar bir sosyolog bakışıyla hikâye edilince okumaya doyulmuyor doğrusu…

Modern zaman hikâyeleri, yani ahir zaman…

Kaf dağının ardındaki hikâyeler gibi uyutmayan cinsten…

Çay eşliğinde okunması tavsiye olunur…

Ahir Zaman Gülüşleri
Fatma Karabıyık Barbarosoğlu
Timaş Yayınları
Zehra Erbay - 24.10.2011

,

7949

Zehra Erbay Hakkında

Zehra Erbay
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin