Ahlak-ı Nasıri - Nasiruddin Tusi

Ahlak-ı Nasıri - Nasiruddin Tusi

Ahlak-ı Nasıri - Nasiruddin Tusi

19.12.2011 - Hilal Bilgeç
Ahlak-ı Nasıri - Nasiruddin Tusi

1201 yılında Hamedan'da doğan Tusi, bir çok ülke gezmiş, gittiği yerlerin en meşhur bilginleriyle görüşüp, fikir alışverişinde bulunmuştur. Fikirlerini bilimsel verilerle ispatlamaya çalışmıştır. 170'e yakın orijinal eser veren Tusi; 'Meraga' gibi dünyaca ünlü bir gözlemevi kurmuştur. İyi bir devlet adamı olması hasebiyle devrinde çıkabilecek savaşları önlemeye çalışmıştır. Genellikle Arapça ve Farsça olarak eser vermiştir.

Tusi, İbni Sina'nın, Farabi'nin, Aristo'nun, Eflatun'un ve başka birçok bilginin ahlak, eğitim, felsefe, toplumsal ve ekonomik ilişkiler, aile, topluluk, şehir ve ülke yönetimi hakkındaki fikirlerinden istifade ederek doğu dünyasında büyük önem arz eden Ahlak-ı Nasiri'yi kaleme almıştır.

İçeriği gereğince orta ve yakın doğu okullarında "ahlak dersi" kitabı olarak okutulmuştur. Kitabı okumaya başladığınızda birbiri ile tezatlıklar teşkil eden birçok mevzu ile karşılaşıyorsunuz. Tusi'nin Antik Yunan felsefesini, eski İran eğitim teorisini, klasik Arap dini inancını, Azerbaycan ekonomisini ve deneyimini harmanlayarak sunması bu tezatlıklara sebep olmaktadır. Ayrıca eserin yazıldığı dönemin toplumsal ve ekonomik yapısını incelemeniz, olayları daha net görmenize yardımcı olacaktır.

Mukaddime ve üç makaleden oluşan eserde yazar, esas konuya geçmeden önce bazı terimlerin anlamlarını ve kullanım maksatlarını açıklayarak kabiliyetli bir metodolog olduğu kanısını okuyucusunda uyandırmaya çalışıyor.

Kullanmış olduğu Fars dilinin ağırlığı metinlerdeki konunun karmaşık olmasına rağmen Tusi'nin ustalıkla vermiş olduğu tanımlar son derece anlaşılır, sade ve akıcıdır.

Kitabın üç makale ve otuz fasıldan oluştuğunu ve her makalede geçen fasılların adlarını bir ön bilgi olarak okuyucuya sunar.

Kitapta bahsi geçen konular; ruh, psikoloji, akıl, şuur, idrak, erdem, ahlakın güzelleştirilmesi, nefs gibi kavramlardır.

Tusi'nin üstüne basa basa savunduğu bir tez de yeni neslin yetiştirilmesinde bilimsel olarak yapılan eğitim ve öğretimin ana-baba, öğretmen ve eğitim işi ile uğraşanların sorumluluklarının ehemmiyetidir.

Manevi temizlikle ahlaki olgunluk Tusi'nin yeni nesli yetiştirmede esas aldığı kavramlar olmuştur. Yeni nesli yetiştirirken önce bu iki kavramın oturtulması gerektiğini daha sonra diğer eğitim işleri ile meşgul olunması gerektiğini vurgulamıştır. Bu sayede hedefine kilitlenmiş, namuslu, vicdanlı, ahlaklı, becerikli, iş bitirici insanların yetiştirilebileceğini savunmuştur.

Ruh ve ruh sağlığının korunmasından bahsederken insanın güzel ve faydalı işlerle meşgul olması gerektiğini, kötü insanlardan kaçınmayı, erdemli insanların meclisinde bulunmayı tavsiye etmiş, zararlı masallar, ahlakı bozan şiir vs. den uzak durmayı öğütlemiştir.

Ölüm konusu faslında; ölümden değil, faydasız hedefsiz yaşamaktan korkmayı, ölümün ne demek olduğunu anlatmaya çalışırken, aslında ölümün yok olmak değil yeniden var olmak olduğuna telmih yapar.

"Çocuk büyütme ve terbiye" konularından bahsederken "haya"nın geliştirilmesi üzerinde durur. Çocukların kötülüklerden korunup, güzelliklere ulaştırılması gerektiğini hedefleyen Tusi, eğitimcinin akıllı, ahlaklı, çocuk psikolojisini bilen... kişiler olması gerektiğini vurgulamıştır.

Sosyo-ekonomik ve siyasi problemlere yer verdiği makalesinde yardımlaşma ve dayanışmanın öneminden bahsederken sanki günümüz insanına çağrıda bulunarak artık çevremizde olup biten olayları tefrik etmeye (farkında olmaya) davet ediyor.

Ve "insan bu dünyadaki varlıkların en üstünüdür." İnsan yaratılırken orta derecede iken iradesi ile mertebesini yükseltebilir. İnsanın manevi yetileri, olgunluğu, erdemlerinin büyüklüğü, fikir, akıl ve irade ile temin edilir şeklindeki açıklamaları ile akıl ve iradenin gücünü bir kez daha vurgulamıştır.

Asıl mutluluğa ulaşmak için insanların önce ana-baba eğitimine, sonra yaşayış kurallarına, daha sonra ahlak ve inancın sağlamlaşmasına hikmete erişmesine, bunun için de eğitim almaları gerektiğine değinen müellif; eğitim, eğitim, eğitim... "Her şeyin başı ve sonu eğitimdir" diyerek bu noktaya sıkça vurgulamıştır.

İlk önce yüksek hikmet konuları , sonra bunlardan istifade etmenin yolları okuyucuya gösterilmeye çalışılmıştır.

Son bölümde Tusi eserini nihayetlendirirken Eflatun'un öğrencisi Aristo'ya vasiyeti göze çarpar.

Ahlak-ı Nasıri
Nasiruddin Tusi
Fecr Yayınları

Hilal Bilgeç - 19.12.2011

,

3686

Hilal Bilgeç Hakkında

Hilal Bilgeç

1974 doğumlu yazar, Dicle Üniversitesi Edebiyat Öğretmenliği mezunu olup, halen özel bir kurumda öğretmenlik yapmaktadır. Evli ve iki çocuk annesidir.

Not: Fotoğraftaki şahıs kendisi değildir.

Yorumlar
  • Ömer Faruk KARATAŞ 2012.01.11 20:51

    selam aleyküm değerli kitap dostları! hoş ve güzel bir site. Yani niyet ve amacın güzelliği değil sadece; kitapların seçimi, yorumların dolu, yönlendirici ve öz oluşu vs. gibi sebeplerden ötürü hoş ve güzel. Kitaplar, insanın dünyada sahip olabileceği en temel ihtiyaçlarından aslında... Bilgi, fikir, ideal, erdem kaygısı, hak-hukuk ve medeniyet sancısı ancak bunları yüreğinde taşıyanların yazdıkları eserlerle yaşanır, taşınır. Sair ise olmakla olmamak arasındaki farklardan mahrum bir boşlukta boş boş kaşınır...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin