Aileyi Hikâye Etmek

Aileyi Hikâye Etmek

Aileyi Hikâye Etmek

21.05.2019 - Bilal Can
Aileyi Hikâye Etmek

Bütün tanımlarda “toplumun en küçük yapı taşına, çekirdeğine, onu oluşturan temel faktöre” ile başlayan açıklamalar aileyi bir kalıba oturma amacı taşımaktadır. Aile, tüm bu açıklamalardan daha fazla bir kurum ve olgudur. Kelimelerin kurgusu, anlamımızı zenginleştiriyor, bizim bu dünyada nereye ve kime ait olduğumuzu, konumumuzu ortaya koyuyor. Aile bu yüzden bir tür konumlandırma olarak da algılanabilir.

Aile kurumu evrensel bir kurumdur. Hem insanlar hem de tüm canlılar için geçerli bir olgudur. Her canlının bir aile, bir eş olarak yaratılması, ilahi nizamın, Allah’ın âdetidir. Adem ile Havva gibi. Nuh’tan önce de bu vardı, Nuh’tan sonra da var oldu. Zaten Nuh’un gemisine her canlıdan bir erkek bir dişi alması boşuna değildi. Bu bir aile demekti.

Aile, tüm olgusallığıyla bugün sosyal bilimlerin temel ilgi alanlarından biridir. Fakat halen yeterince incelenmiş, üzerine çalışılmış ve önemini tam anlaşılması sağlanmış değildir.

Aile bir çekirdektir, hem bu dünyanın hem de bu toplumun. İyi bir aile demek, iyi bir çevre, iyi bir dünya demektir. Dünyanı güzelleştirmek ancak güzel ailelerin çabasıyla mümkün olabilecektir. Ahlaklı bir nesil tasavvuru var ise bu ailede başlar, entelektüel bir nesil tahayyül ediliyorsa bunun yeri yine ailedir, sanatçı bir nesil isteniyorsa yine bunun yeri ailedir. Aile bir okuldur. İlkokuldur. Hayata ilk alışma evresi ilk sığınak, ilklerin yaşandığı yerdir.

Aile ile insan insan olduğunun farkına varır, sosyalleşir, toplumsallaşır, dünyaya alışır, yarının kurgusunu oluşturur, kendisine sunulanı başkalarına sunmaya başlar.

Aile bu derece önemliyken o zaman bu kurumun üzerinde hassasiyetle durulması gerekmektedir. Modern dünya sisteminde aile kurumunun gittikçe çatırdadığı, resmi olmayan birlikteliklerle aile olmanın hassasiyeti unutulmakta, aile olmak zorlaştırılmakta, ya da öyle lanse edilmekte, ya da öyle dayatılmaktadır.

Aile kurumu gerek medya organları gerek kötü örneklerle git gide yıpratılmakta iken ulusal politikalar ile bunun korunması, sağlam temellere oturtulması beklenilmekte, bunun için kurulan Aile Bakanlığı’nın sahadaki çalışmaları arttırması, özellikle medya unsurundaki kötü örnekler azaltılarak iyi örneklerin çoğaltılması adına seferberlik başlatmalıdır.

Aile, bir neslin tahayyülü, bir ülkenin geleceği, bu dünyanın en önemli hazinesidir. Ailenin her yönüyle bir okul olduğu unutulmamalı, bu kurumun üzerinde hassasiyetle durulmalıdır. Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından yazılan Aile Terapisi adlı eser, örneklerini Hz. Mevlana’dan alan bir kitap olarak aile kurumunun uygulama alanındaki problemlerine, sıkıntılarına, karşılaşılabilecek güçlüklere çözüm önerilerini yine bu doğrultuda sunan bir eserdir.

Eser, özellikle evliler ve evlenecekler için evliliğe dair önemli ayrıntılar sunmakta, yaşanacak sorunlar, karşılaşılabilecek güçlüklere hikâyeler üzerinden örnekler sunarak çözüm önerileri geliştirmektedir.

Hz. Mevlana ile Aile Terapisi

Prof. Dr. Nevzat TARHAN

Timaş Yayınları

320 Sayfa

Bilal Can - 21.05.2019

,

290

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin