Alfred Hitchcock Ve Mcguffin

Alfred Hitchcock Ve Mcguffin

Alfred Hitchcock Ve Mcguffin

20.05.2016 - Süleyman Yakupoğlu
Alfred Hitchcock Ve Mcguffin

Sir Alfred Hitchcock İngiliz asıllı Amerikalı usta yönetmen. Gerçek adı Alfred Joseph Hitchcock olan yönetmene kraliçe 2. Elizabeth ‘sir’ unvanını vermiştir. Filmlerinde kullandığı özgün ve yaratıcı teknikler ve konular ile dünyanın gelmiş geçmiş en iyi yönetmenlerinden birisi olarak adlandırılır. Tedirginlik, merak ve heyecan öğelerini kusursuz kullanımı onu diğer yönetmenlerden ayıran en önemli özelliktir.

Cocky

‘Belgesellerde temel malzeme tanrı tarafından yaratılmıştır. Kurgu filmlerinde yönetmen tanrıdır, hayatı onun yaratması gerekir’ diyen Hitchcock kendisine duyduğu hayranlığı belki de en iyi şekilde ifade etmiştir. Arkadaşlarının gençlik yıllarında kendisine verdiği ‘cocky’ yani ‘burnu havada’ isimle özdeşleşen bir hayat sürmüştür. Gerek aile ilişkilerinde gerekse sinema ilişkilerinde her daim bir otorite ve üstünlük sağlamıştır.

Alfred Hitchcock yaşamı boyunca birçok garip olaya imza atmış ve bu olaylar doğrultusunda bazı kötü yakıştırmalara sebep olmuştur. Kızının bindiği dönme dolabı tam tepedeyken durdurmuş ve saatlerce onu seyretmiştir ayrıca kameramanı ile iddiaya girip kameramanı kolona zincirlemiş, zincirlemeden öncede kahvesine müshil ilacı koymuştur. Lise zamanında arkadaşının pantolonuna çata pat koyması da Alfred’in nasıl bir psikolojiye sahip olduğunun en bariz örneklerindendir.

İçinde olduğu psikolojik durumu filmlerine de yansıtan Hitchcock sinema tarihinin en marjinal yönetmenlerinden biri olmuştur. Çektiği 70 e yakın filminin tamamında öznelliğinden taviz vermeden çalışmıştır.

‘ben bir tür yönetmeniyim’

Alfred Hitchcock korku, gerilim ve cinayet filmlerinin en usta işçisidir. İşlediği konular ve bu işlemeyi örerken kullandığı iğne ve iplikler tamamen Hictchcock’a özgüdür. Daha sonradan birçok yönetmene ilham kaynağı olacak ve sinemanın gelişmesine fayda sağlayacak konulara ve çekim yöntemlerine imza atmıştır. ‘külkedisi çeksem, millet arabada ceset arar’ sözü tür yönetmeni olduğunun imzasıdır.

Rear window

Sir Alfred filmleri yönetmenin arka penceresinden gördükleridir. Korku ve merak öğesini öyle kullanmıştır ki bir hayranı, çocuğunun psycho(sapık) filminde ki duş sahnesini izledikten sonra artık duşa giremediğini bir mektup aracılığı ile Hitchcock’a anlatmıştır. Yönetmen filmlerinde gözlem gücünün kusursuzluğundan faydalanmıştır. Ayrıca kamerayı birebir insan gözü gibi kullanması seyirciyi ister istemez filmin içine dahil etmekte. Özdeşleştirme yöntemini de çok iyi kullanan yönetmen izleyiciyi filmdeki herhangi bir karakterle kolayca özdeşleştirmekte ve seyirciyi filmin bir parçası haline getirmekte. Durum böyle olunca seyirci filmdeki korku ve gerilimi tam manasıyla yaşamaktadır.

Kumar

Hitchcock o zamana kadar süregelmiş birçok yöntemi ve klişeyi yerle bir etmiştir. Bunlar içinden en önemlisi ise kimsenin aklına gelmeyen ya da cesaret edemedikleri için uygulanmayan bir yöntemi uygulayıp filmin başrol oyuncusunu filmin ortasında öldürmesidir.’’sapık’’ filminde başrol oyuncusu kadın filimin ortasında öldürülmüştür. Bu büyük bir riskti ve Hitchcock bu riski göze aldı. Oynadığı bu tehlikeli kumar sonucunda sinemadaki ölümsüzlüğünü ilan etmiş oldu. Filmi izleyenler başrolün filmin ortasında öldüğünü görünce şaşırmış ve çok garipsemiştir. Hatta başlarda çok eleştirilmiştir. Ama Hitchcock klişe katili olarak bu durumun üstesinden gelmiş ve dehasını ortaya koymuştur.

Hitchcock’un kayıp 5 filmi

Hitchcok’un 1948 ve 1958 yılları arasında çektiği 5 film telif hakları sebebi ile gösterime girmemiştir. Hitchcock daha sonradan telif haklarını üzerine almıştır. Ölümünden sonra filmler miras yoluyla kızına geçmiş ve rope,vertigo,rear window gibi kült filmleri yaklaşık 30 yıl sonra gösterime girmiştir. Bu durum’ beş kayıp Hitchcock filmi’ olarak adlandırılmıştır.

Hitchcock’un sinema özeti ‘mcguffin’

Alfred Hitchcock filmlerini anlatırken bir hikayeden faydalanır. Hikaye de trende seyahat eden bir İngiliz ve bir İskoç’un diyaloğuna dikkat çeker. ‘İskoç elinde bir sandık taşımaktadır. İngiliz İskoç’a elinde ki sandığın içinde ne olduğunu sorar. Adam sandıkta mcguffin var der ve mcguffin’in de aslan avlamaya yarayan bir tuzak olduğunu ekler. İngiliz ‘ama İskoçya da aslan yoktur ki’ der. İskoç ‘o zaman bu sandıktaki Mcguffin değil’ der’. Tedirginlik ve merak duygusuna dikkat çeken Alfred ‘korku sinemasında en önemli şey tedirgin bekleyiştir’ der.

Hitchcok belli başlı auteur yönetmenlerden birisidir. İzleyici filmi izlediğinde gerek konusundan,gerek konunun işleyiş tarzından filmin hitchcock’a ait olduğunu anlar.

Cameo

Cameo yönetmenin kendi filmlerinde çok kısa şekilde görünmesidir. Cameo roller Alfred Hitchcock’un imzası haline gelmiştir. Öyle ki bir zaman sonra seyirci filmde hitchcock’u bulma hevesi yüzünden filmin konusundan ve etkisinden uzaklaşmaya başlamıştır. Usta yönetmen bu durumun önüne geçmek için filmlerinin en başında gözükmüş ve seyirciyi filmlerine tekrar bağlamıştır. Fakat Hitchcock filmlerde gözüktüğünü söylememiştir. Filmleri izleyen hayranları ve film otoriteleri bu durumu fark etmiştir. Bazı filmlerde olup olmadığı bile uzunca süre tartışma konusu haline gelmiştir. Ölümünden sonra bu rolleri toparlanmış ve kısa bir film haline getirilmiştir.

Sir Alfred Hitchcock 1980 yılında 80 yaşında iken hayata gözlerini yummuştur.

Süleyman Yakupoğlu - 20.05.2016

,

1064

Süleyman Yakupoğlu Hakkında

Süleyman Yakupoğlu

1990 yılında herhangi bir şehrin herhangi bir kasabasının herhangi bir köyünde sabaha karşı dünyaya geldim. Gece uykusundan hoşlanmam, gündüz uykusuna bayılırım. Yıllarımı okul hayatının her zaman çok zor olduğunu ve asla başaramayacağımı düşünerek geçirdim. 2014 yılında gazetecilik bölümünden mezun oldum. İçimdeki sinema sevgisi sebebiyle gazetecilik yapmak yerine sinema yapmayı tercih ettim ve tüm emekleri, yaşanmışlıkları rafa kaldırdım. Hata yapıp yapmadığımı gelecekte göreceğim. Şimdilik başkalarının çektiği filmleri sinemada oynatıyorum. Müziği sevdiğim gibi müziğin filmin gıdası olduğunu savunmaktayım. Bağımsız sinemanın da en az bir yerlere bağımlı sinema kadar etkili olduğunu düşünüyor ve savunuyorum.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin