Allah'ın Adamları

Allah'ın Adamları

Allah'ın Adamları

13.01.2021 - Mustafa Atalay
Allah'ın Adamları

Olağan Şeyler Yağmurun yağması, bulutların hareketleri, güneşin doğması, yıldızların parlaması, tonlarca ağırlıktaki yüklerin suda yüzmesi veya havada uçması, yer altı zenginliklerinin oluşma ve ortaya çıkma süreçleri, bir gülün yetişmesi, bir ağacın meyve vermesi gibi çevremizde her gün olağan sandığımız nice olayla karşılaşırız. Bu gibi olayların normal kurallar çerçevesinde ilerlediğini, bunlarda bir olağanüstülük olmadığı ön kabulüyle yaşamaya alışmışızdır.

İnsanın çevresinden öte kendi bünyesindeki birçok hareketin de aslında olağan bir ritmi vardır. Nefes alış verişlerimizden tutun da bir nesneyi dokunarak tanıyabilmemiz, dil tomurcuklarının olanca farklı lezzeti aynı anda farklı tatlarla dimağımızı şenlendirmesini oldukça normal karşılarız. Aynı olağanlığı toplumsal birlikteliklerde göstermekten imtina ederiz. Burada akışı bozan kişilerin, hayatı bildiğimiz gibi yönlendirmesini bekler, bunun aksine davrandıklarında onları toplumdan ayrı bir yere konumlandırırız.

Olağandışı Eser

Sadık Yalsızuçanlar insanların dışladığı fakat hayatın dışlamadığı o dünyadan örnekler sunarak onlara bir isim veriyor: “Allah’ın Adamları”. Kimi zaman meczup, kimi zaman mecnun, kimi zaman deli, kimi zaman bilge ve kimi zaman da birer nazarlık olarak gördüğümüz bu kişilerin hikâyesine ortak eyliyor bizi. Toplumun kendisine yabancılaştığı ortamda, yüreğimize ötelerden esen bir soğuk rüzgar eşliğinde şefkat tokatı aşk ediyor.

Kendimize gelebilmemiz için, kendimize uzak gördüğümüz fakat kendimize bizi en çok anlatan bu kişilerin her an yanı başımızda olabileceğini hatırlatıyor.

Olağan Adamlar

Sadece bu gibi kişileri aktarmıyor, aynı zamanda rahatımızı bozmadan yaşamamızı bir türlü kabullenmeyen, Muhammed gibi cengâverlerin şehadete yürüyüşüne de ortak kılıyor bizi. Uzun hikayelerden olan ve köpek Cesur hanımın hikayesinin anlatıldığı bölümde bir grup serserinin akıl almaz sapkınlığına öfkelendiriyor. Cesur hanım ve Muhammed gibi birçok hikayede gözlerinizi yaşartıyor.

Yalınayak sokaklarda gezmeyi, yalın söz gönüllerde gezmeyle harmanlamış Yalınayak’ı, bir camide İmam iken bir cezbeyle toplumun nazarlığı haline gelen Gavurdağlı’yı, tabutun içini kendine mesken edinmiş ceset Sami’yi, türlü yaşanmışlıklarıyla toplumu hayret içinde bırakan Salih Baba’yı, bozuk para kavuran Epilek’i aynı hikayenin farklı parçaları olarak bir araya getiriyor.

Kah hüzünlendiriyor, kah güldürüyor, kah merak ettiriyor, fakat devamlı düşündürüyor. Bazen gün yüzüne çıkmamış eksiklerimiz, yanlışlarımız, hatalarımız, yüz kızartacak davranışlarımız oluyor. Belki bundan hicap duyuyoruz. Allah’ın bildiği bu gibi şeyleri Allah’ın adamı olan Ensalakben bilince ise adını deliye çıkarıyoruz. Oysa bizi bize vuruyor bu insanlar. Bir uyarı sunuyor Allah, bu gibi güzel insanlarla.

Olağandışı Olaylar

Sadık Yalsızuçanlar altmışı aşkın bu hikayelerde güzel ve sade bir dil kullanıyor. Birkaç hikaye dışında konuyu çok uzatmıyor, hisse alabileceğimiz yere indirip, o incelikte kullanıyor dilini. Hikayelerde ikili diyaloglar geniş yer tutuyor. Bu durum okumayı kolaylaştırdığı gibi, konunun içine sizi hemen dahil etme avantajı da sunuyor. Son hikaye ise tamamen gerçek yazışmalardan oluşan, Mehmet Akif’in ömrünün son demlerinde Emniyet İşleri Umum Müdürlüğü tarafından yapılan irtica takibatından oluşuyor. Bu ise bütün hikayelerin gölgesinde bizi soğuk bir gerçekle yüzleştirip, eseri bitirirken aklımıza gelebilecek “bu okuduklarım acaba yaşanmış mı?” sorusuna çarpıcı bir cevap veriyor.

Olağan Biz

Allah’ın Adamları, yaşadığımız şehirde, kasabada ve köyde yanı başımızda olan ve sadece yöre halkının bildiği nice hayatın, aynı zamanda bir imkan da olduğunu bize hatırlatıyor. İdrak edemediğimiz şeylerin aslında bir gönül perdesiyle engellendiğini, perdenin açılmasıyla idrakin ikinci plana itilmesine farklı bir anlam yüklememek gerektiğini belirtiyor. Parçaya göre akıl dışı görünen olayların, bütün içinde ne kadar da yerli yerince olduğunu kavramamızı sağlıyor.

Allah’ın Adamları

Sadık Yalsızuçanlar

Profil Kitap

235 Sayfa

Mustafa Atalay - 13.01.2021

,

3319

Mustafa Atalay Hakkında

Mustafa Atalay

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter:@ayn_sin_kaf
Blog:http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin