Anadolu Milliyetçiliği ve Nurettin Topçu

Anadolu Milliyetçiliği ve Nurettin Topçu

Anadolu Milliyetçiliği ve Nurettin Topçu

11.03.2015 - Mustafa ŞEVGİN
Anadolu Milliyetçiliği ve Nurettin Topçu

"Cemiyetin ahlakı olmaz. Eğer bu ahlakların gayesi bir cemiyetin selameti ve menfaati kaygısı ise bu ahlak, cemiyet denen varlığın kendi içine kapalı bencil haklarının korunması için yapılan teşkilattan başka bir şey değildi….. Cemiyet menfaati değer yaratamaz."

Nurettin topçu, Milliyetçiliğin Esasları (Zorba, Esir Medeniyetleri syf: 181-182)

Fransız İhtilalı ile dünyaya veba gibi yayılan Milliyetçilik, her toplumda bundan nasibini almıştı. Bütün sosyal tabakalar yeniden şekillenmeye başlamıştı. Köklü imparatorluklar paramparça olmuştu. Bizde ise Osmanlı'nın son dönemlerinde iyice bir ayrışma meydana gelmişti. Hızla kaybedilen topraklar ve isyanlar artık söz konusuydu. Balkanlarda, Kafkaslarda ve Orta doğuda merkezi otorite sarsılmıştı ve aydınlarımız derhal bir çare peşindeydiler.

Kimi "Adem-i Merkeziyet" kimi "Ümmet" kimi "Milliyet" (Pantürkizm) gibi düşüncelerle koca imparatorluk için kafa yoruyorlardı. Ama ne yazık ki zelzeleye tutulmuş bir bina gibi Osmanlı çöküyordu yani cihan şümul bir devlet hasta fikirlerin kucağına düşmüştü.

Süleyman Seyfi Öğün'ün "Türkiye'de Cemaatçi Milliyetçilik ve NURETTİN TOPÇU" adlı doktora çalışması; Milliyetçilik adına ve Nurettin Topçu'dan atıflarla neredeyse bir başyapıt niteliğinde. Neticede bir doktora çalışması olan kitap gerek kaynaklarıyla gerek örnekleriyle baştan sona kadar altı çizilecek satırlardır.

Enver Paşa ve Pantürkizm

Seyfi Öğün, Pan-Cermenist ve Pan-Slavist gibi hareketler ne kadar millet duygusunu barındırsa da tamamen Kapitalist bir hareket söz konusuydu. Çünkü Almanlar ve Ruslar istila ettiği toprakları tamamen maddi anlamda düşünmüşlerdi. Nitekim Enver Paşa bu harekâtlardan etkilenerek [Turancılık] fikri üzerinde hareket etmişti. Almanlar ve Ruslar kadar bir donanım ve istihbarata sahip olmayan Anadolu gücü böyle bir sevdayla hezeyana uğramıştı. Sarıkamış faciası bunu bize göstermektedir. Aydınlar tarafından eleştirilen Turancılık Anadolu'da istediği dayanağı bulamamıştır. Üstat Nurettin topçu, Turancıların saf ırk realitesini şöyle reddeder:

"Türk dünyası birlik içinde kurtuluşunu ararken İslam'ın birleştirici ruhuna sığınmaktan başka bir çare arayamacaktır."

Kemalizm ve Nasır Milliyetçiliği

Nurettin Topçu'ya göre: Kemalizm milliyetçiliğiyle Nasır milliyetçiliği birbirine benzemez. Nasırizmde İslam geleneklerinden oluşan bir milliyetçilik hâkimdir. Kemalizm de tamamen Batıcı kaynaklardan beslenen bir yapı söz konusudur. Kurtuluş savaşları sırasında İslam temellerinden faydalanan Atatürk sonradan aşama aşama terk etmiştir. Nurettin Topçu, Kemalizm ne kadar Köylü yanlısı politikalar benimsese de "Bir kent Burjuvazisi" harekâtıdır der. Öte yandan Kemalizm [Halk Müziğini] çok seslilik bağlamında ele aldığı halde ilkel bir müzik olarak bakar.

Cumhuriyet Tarihinin hazin olaylarından biri olan yıllar önce bunu "Mostar" dergisinde okumuştum: merhum Âşık Veysel, şalvarı ve takkesiyle Anakara'ya geldiği için Vali Tandoğan tarafından şehirden kovulmuştur. Bunun yanı sıra Bediüzzaman Said Nursi'yi makamına çağırarak zorla şapka giydirilmeye çalışmış. Kendisi hakkında konuşan Osman Yüksel Serdengeçti'yi de ayağına getirterek, meşhur Kemalizm manifestosunu olacak sözlerini Serdengeçti'nin yüzüne haykırmıştır. “Ulan Öküz Anadolulu! Milliyetçilik, komünizm size ne, Sizin göreviniz mahsul yetiştirmek ve oğullarınızı askere göndermektir. Sizden beklediğimiz sadece bunlardır” demiştir.

 Anadolucu Milliyetçilik

Anadolu Milliyetçiliği, Osmanlının zor dönemlerinde yani 20. yy olaylar ve kaybedilen toprak neticesinde ortaya çıkmıştır. Anadolu topraklarında yaşayan herkesi din ve kültür ayırt etmeksizin bir birlik içinde düşünmüşlerdir. Ümmetçilik, Osmanlıcılık ve Turancılığı reddettiği için Aydınlar kısa bir sürede bu fikri benimsemişlerdi. Mükremin Halil Yinanç, Remzi Oğuz Arık, Cevat Şakir Kabaağaçlı, ve Nurettin Topçu Anadolu Milliyetçiliği savunucularındı. Hilmi Ziya Ülken bu akımın en ateşli savunucularındandı.

Nurettin Topçu'ya göre miliiyetçilik ortak bir kaderden bahseder. bu kader coğrafya üzerinde çok durur. Zaten Türk milliyetçilğini reddeden Topçu, Türk tarihini de 1071 Malazgirt savaşından sonra kendi ritüeline alır. Ona göre Türk, İslam zırhını giymiş olan, İslam sancağını diyardan diyara gezdiren bir milliyetçiliktir. Turancılık denen saf ırk teorisini reddeden Topçu bu konuda bir hayli sert sözler neşretmiştir.

"Atını arslanca süren, kılıcını mertlikle kullanan kalbi şefkat ile dolu, canlı, neşeli bir ırk, Şamanlık denilen sihirbaz ibadetin dar ve ruhsuz kalıbında cevherini işleyemezdi. Ona sonsuzluğa açılan ümit kapıları, edebiliğe susayan iman, kendinden geçici aşk ummanı lazımdı. Türk bu ummanı İslam'da buldu. İslam dininde Türk asıl kendini buldu, kendi cevherini belirleyecek hayat unsuru buldu…" [Syf: 84]

Anadolu milliyetçiliği çizgisinde görüşlerini maddeden ayıran, bir milletin manevi unsurlarıyla hayat bulacağını açıklayan Topçu, Ziya Gökalp gibi düşünürlerin çılgınca ve ilkel kabile anlayışından sıyrılarak yeni bir soluk getirmiştir. Dolu dolu olan bu kitap birbirinden farklı başlıklarla adeta bir beyin jimnastiği yaşattırıyor okuyucuya.

Türkiye'de Cemaatçi Milliyetçilik Ve Nurettin Topçu
Süleyman Seyfi Öğün
Dergah Yayınları
Birinci baskı : Temmuz 1992

Mustafa ŞEVGİN - 11.03.2015

,

4723

Mustafa ŞEVGİN Hakkında

Mustafa ŞEVGİN

1986 yılında Urfa'da doğdu. Gazi Üniversitesi Sanat Tarihi bölümüne bir süre devam ettikten sonra Erciyes Üniversitesi İletişim fakültesinden mezun oldu. 

Mustafa ŞEVGİN ismine kayıtlı 21 yazı bulunmaktadır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin