Anne Masalları

Anne Masalları

Anne Masalları

28.05.2016 - Misafir Köşesi
Anne Masalları

Gökhan Özmen yazdı

Biz küçükken her yatağa girdiğimizde ninemden masallar anlatmasını isterdik. O da, bize, hep İbiş'in maceralarını anlatırdı. O, bizim çocukluk kahramanımızdı. Hatırlıyorum da İbiş'in, sağ kulağı sağ bacağına, sol kulağı sol bacağına, alt dudağı karnına kadar değen, şekli şemaili garip dev bir düşmanı vardı. Ninem rahmetli, masalları bazen İbiş'in, bazen de koca devin sesini taklit ederek anlatırdı. Bizler, İbiş ve düşmanı olan dev hakkında durmadan sorular sorar, hayalimizde onları canlandırmaya çalışırdık. Düşünüyorum da o zamanlar hayal gücümüz ne kadar kuvvetliydi. Çocukken her şeyi yapacak cesareti de muhtemelen o hayal gücümüzde bulurduk. Bazen insanlar çocukluklarındaki kadar saf ve temiz kalmayı çok isterler, o zamanları özlemle yâd ederler. Çünkü çocuklar hayal güçleri, cesaretleri ve o tertemiz kalpleriyle kendi dünyalarındayaşarlar. Bazen bizim gibi İbiş olurlar, bazen Keloğlan, bazen de elinde yalın kılıç bir cengâver.Ama sonuçta hep hayal güçleriyle yaşarlar ve mutlu olurlar.

Masallar, insanoğlunun gerçek ötesi, öğüt verici, zamana ve mekâna bağlı kalmayan öyküleridir. O masallarda bazen hayvanların, bazen perilerin, bazen devlerin, bazen de muhteşem güçlere sahip insanların maceralarına eşlik ederiz. Masalcı bizi başka diyarlara, başka varlıklara, başka zamanlara götürürken,hayal gücümüzün de sınırlarını zorlar. Bu tanım,size günümüzde bir romancılık türünü de çok anımsatmıyor mu? Evet, günümüzde milyonlarca okuru bulunan ve gittikçe edebiyat dünyasında kendine yer açan fantastik edebiyat bu masalcılığın bir ürünü değil mi? Örneğin; J.R.R. Tolkien "Yüzüklerin Efendisi"ni yazarken İskandinav masallarından ve mitlerinden sıkça yararlanmamış mıdır? C.S. Lewis, "Narnia Günlükleri"niyazarken İngiliz masallarından etkilenmemiş midir?

Masallar, Uzak Doğudan Avrupa'nın en batısına kadar, insanların benliklerinde yer edinmiş, muhteşem şaheserlerdir. Anadolu veya Orta Asya’da masallar, o kadar geniş bir yelpazede anlatılmıştır ki, şahsen insanların hayal güçleri karşısında şaşkınlığımı gizlemekte zorlanıyorum. İşin özüne dönecek olursak ben masallara bayılıyorum. Her ne kadar masalların çocuklar için anlatıldığı veya yazıldığı iddia edilse dahi, ben onları dinlerken ve okurken, bütün bu mekanikleşmiş dünyadan kendimi soyutlamayı seviyorum. Yani kısacası onlar benim kaçış vesilelerim, dinlenme noktalarım oluyorlar.

Geçen gün Semerkand Çocuk Yayınları’nın hazırlamış olduğu "Anne Masalları" isimli kalınca bir kitap elime geçti. Masalları okudukça, onlara neden hayran olduğumu bir kere daha hatırladım. İnsanlar çocukluğunu böyle güzel masalların kanatlarında arıyor. Kitaptaki masalları okurken, hazırlayanların emeklerine bir kere daha saygı duydum. İnsan, çocuklarına bu masalları okurken vereceği öğütler, dersler, onların hayal dünyasına katacağı renkleri düşününce mutlu oluyor. Günümüzde çocuklarını oyalamak için ellerine tabletler, telefonlar veren yeni nesil anne babaların, derhal bu kitabı edinmesini tavsiye ederim. O masallar bizim çocukluğumuzun, hayal dünyamızın ve hatta geleceğimizin en güzel anıları oldular. Bu çalışma ve bunun gibi daha birçok çalışma kaybolmaya yüz tutmuş bizim özümüze ait en güzel örneklerdir.

Ayrıca burada bir şey daha eklemek istiyorum. Hani masalların başlarında, okunan o tekerlemeler varya işte onlar bu kitabın resmen süsü, kreması, günümüz tabiriyle çileği olmuş. Her masal birbirinden farklı, Anadolu insanın ağzından çıkmış bir tekerlemeyle başlıyor. Belki çok iddialı bir ifade olacak ancak, inanıyorum ki, bir zaman sonra, Anadolu’da masal tekerlemeleri diye akademik bir tez veya bir makale yazılacak olsa bu kitabın ismini birçok dipnotta, kaynakçada göreceğiz.

Kısaca özetleyecek olursak, Semerkand Çocuk Yayınlarından çıkan "Anne Masalları" kitabı, büyük bir emeğin ve çalışmanın sonucu. Bugün artık ninesinin dizinin dibine oturup, bize masal anlat diyecek geniş aileler gitgide azaldığına göre, artık çocuklarımıza masal anlatmak çekirdek ailenin biz fertlerine düşmekte. En azından ninelerimizin ve dedelerimizin hatırına, çocuklarımıza bunu borçlu olduğumuzu unutmayalım.

Anne Masalları

Yaşar Koca, Yusuf Fidan

Semerkand Çocuk Yayınları

3.baskı

İstanbul, 295 sayfa.

Misafir Köşesi - 28.05.2016

,

1550

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

2010-2017 yılları arasında destek vermiş arkadaşlarımızın yazıları... İlaveten alıntı olmadan misafir ettiğimiz kalemlerin yazılarını bu profilde paylaşmaktayız.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin