Anneliğe İlk Adım - Fatma Avcı

Anneliğe İlk Adım - Fatma Avcı

Anneliğe İlk Adım - Fatma Avcı

11.07.2011 - Fatmanur Demir
Anneliğe İlk Adım - Fatma Avcı
Hayatımızda attığımız ilk adımlar her zaman bizi heyecanlandırmıştır. Bebeğimizin attığı ilk adım, evlilik hayatına attığımız ilk adım ve anneliğe atılan ilk adım… Bu adımlar beraberinde birçok zorluk getirse de, ağzımızda farklı bir tat bırakmıştır çoğu kez. Anne adayı için de durum aynen böyledir. Bu nedenle, ilk doğumlar unutulmaz anneler tarafından ve onun adı hep “ilk göz ağrım” olarak kalır bir ömür. İlk mutluluğum, ilk sancım, ilk uykusuz gecelerim ve nice ilkler takip eder bu düşünceleri. Bunca güzelliğin yanında bir de acemilik vardır elbet. Annesi tarafından “ilk göz ağrım” olarak nitelendirilen bebek büyüdüğünde “anamın ilki olacağıma dağda tilki olsaydım” sözleriyle anlatır neler çektiklerini. Zordur bir bebeği büyütmek; ama öyle görünüyor ki, bu kitap o zorlukları bir nebze de olsa aza indireceğe benziyor. Kitap öylesi donanımlı hazırlanmış ki, beyinde şekillenen her soruya cevap verebilecek nitelikte. Bu nedenle bana göre her genç kızın çeyizinde bulunması gereken bir eser.

Yazar kitabında hamilelik belirtilerini hissetmeye başlayan kişinin gerekli tetkiklere hemen başvurması gerektiği ve ne kadar erken öğrenilirse hamileliğin o derece bilinçli geçeceğinin bilgisini veriyor öncelikle. Sonrasında ise hamile olduğunu öğrenen bayanın doğru ve yerinde hareket edebilmesi için 40 haftalık hamilelik sürecini gelişen durum ve yapılması gerekenlerle birlikte açıklıyor. Dolayısıyla anne adayı, 40 hafta boyunca bu kitabı yanında taşımalı ve ilerleyen haftalara paralel olarak okumalıdır.

İlk hamileliğini yaşayan bir bayan elbette ki zihnindeki soru işaretlerinin bolluğundan alacağı cevabın sıhhiyet ölçüsünün önemini çok da düşünmeden farklı mercilere başvurabilir. Kulaktan dolma sözlerle hareket edip, yanlış hareketlerde bulunabilir. Anne adaylarının bu tür yanlışlara düşmemesi için yazar, kitabında hamilelikle ilgili akla gelebilecek tüm soruları doktor-hasta diyaloguyla sormuş ve yine kendi cevaplamış.

Gebeliğe bağlı yüksek tansiyon nedir?
Hamilelik döneminde çay içilebilir mi?
Gebelik maskesi nedir?
Takviyesi şart olan vitamin var mıdır?
Gebelikte bilgisayar kullanılır mı?
Rh (-) olan anne adayı ne yapmalıdır?

Bu ve benzer sorular sayfalarca devam ediyor. Ardından yazar, anne adayının hamilelik süresince alması gereken kiloyu boy endeksli hesaplamanın nasıl yapıldığını okuyucularına anlatıyor. Kilo alımına dikkat ederken vitaminsiz kalınmaması gerektiğini altını çizerek vurguluyor. Ve devamla, besin grupları içerikli beslenme kılavuzunu sunuyor. Bunlarla beraber sıvı alımının da ne derece önemli olduğunu anne adayına bildiriyor.

Ardından aşermenin tıbbi yönden tam olarak açıklanamamakla birlikte annedeki vitamin eksikliğinden kaynaklanabileceğini ve durum ileri derece ise eğer, hemen doktora başvurulması gerektiği tavsiyesini veriyor anne adayına. Ardından bir bayan olarak tatlı bir hatırlatmada bulunuyor ve bayanların evlilikleri süresince sayılı doğum yaptıklarını, böylesi bir güzellik ömürde çok az yaşandığı için eşlere naz yapmanın tam da zamanı olduğunu hatırlatıyor.

Kitap o kadar net ve açık bir dille yazılmış ki, her kesimden insanın anlayabileceği ve uygulamada zorluk çekmeyeceği türden. Ve anne her hafta bebeğinde meydana gelen değişiklikleri takip edebilmekte…
5. haftada başlayan kalp atışlarını…
9. haftaya gelindiğinde bedeninde taşıdığı varlığın artık net olarak insan şeklini aldığını, el-kol-bacak gibi uzuvlarının belirginleştiğini…
18. haftada yavrusunun hareket etmeye başladığını ve boş kaleye atılan top gibi tekmeler savurduğunu…
23. haftada ise söylenilen her sözü bebeğin işitir hale geldiğini öğrenir ve bu dönemden sonra konuşmalarına daha fazla dikkat eder. Çünkü bebek artık dışarıdan gelecek seslere kulak kabartacak durumdadır. Ve bu nedenle anne daha ihtiyatlı davranmalıdır. Zaman zaman bebeğe Kur’an-ı Kerim dinletmeli ve elini göbeği üzerine koyup yavrusuyla iletişime geçmeye çalışmalıdır. Bunlar çocuğun, sonraki dönemlerdeki maneviyatı ve psikolojik durumu açısından büyük önem arz ediyor.

Vee dokuz aylık zorluk ve güzelliğin ardından merakla beklenen 40. hafta gelmiştir artık. Onca acılar, zorluklar yakın zaman sonra yerini tatlı, çok tatlı bir mutluluğa bırakacaktır. Yazar haftaları böylesi sıralarken anneyi tevekküle ve sabra davet ediyor. Doğumun 41. veya 42. haftaya kadar uzayabileceğini ve böyle bir durumla karşılaşılırsa eğer, telaşa kapılmamaları gerektiğini önemle vurguluyor.

Anne adayının doğuma yaklaştığı sıralarda hazır bulundurması gereken tüm eşyaları A’dan Z’ye sıralıyor. Dolayısıyla anne adayı doğum çantasına neler koyması gerektiği kaygısını yaşamadan kolaylıkla hazırlığını yapabilir. Ve neticede, hastanenin o telaşlı koridorlarında ailesini zor durumda bırakmamış olur.

Bunca hazırlığın ardından doğum hadisesi yaşanmış ve Allah’ın lütfu, ikramı olan bebek dünyaya gelmişse eğer, anne -ve tabi ki baba da- bu mutluluğu kendisine yaşatan Rabbine hamd etmeli, ardından anne mümkün mertebe hurma yemelidir.

“Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde Hz. Meryem’e, hem kendisine enerji ve canlılık verecek, hem de bebeğin tek gıdası olan sütün meydana gelmesini sağlayacak olan “hurma”dan yemesini bildirmektedir. ( Meryem Suresi 23,26 )

Hurma modern tıpta doğumu hızlandırmak için kullanılan oksitosin maddesi içermektedir. Ayrıca oksitosin anne sütünün salgılanmasını başlatır. Yani hurma hem doğumu kolaylaştıran, hem doğumdan sonra anne vücudunun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayan hem de yeni doğmuş bebeğin tek gıdası olan anne sütünün salgılanmasını sağlayan muhteşem bir besindir.” Sf. 258

Doğumun gerçekleşmesiyle birlikte asıl işin şimdi başladığını anlatan yazar, bebeğin aşılarına gereken itinayı göstermenin önemine dikkat çekiyor. Ve konuya “aşı nedir?” sorusuyla başlıyor. Devamla, hangi zaman aralıklarında aşı yapılması gerektiğini “aşı takvimi” adlı listede veriyor. Hangi aşının yapılmaması durumda bebeğin bünyesinde hastalığa meyyal bir durumun meydana geleceğini ve ne gibi rahatsızlıklara zemin hazırladığını bir bir sıralıyor. Bu yönüyle de acemi annenin içini rahatlatacak önemli bir kitap.

Kitap baştan sona dolu dolu bilgiler veren, anne adayını sıkmadan, yormadan bilinçlendirme çabasında olduğunu her satırında, her sayfasında hissettirir nitelikte. Ve açık söylemek gerekirse hamile bir bayana alınabilecek en güzel ve faydalı bir hediye…

Salih-Saliha nesiller yetiştirebilmek duası ile…

Anneliğe İlk Adım
Fatma Avcı
Pozitif Yayınları
408 sayfa
Fatmanur Demir - 11.07.2011

,

5743

Fatmanur Demir Hakkında

Fatmanur Demir

Zamanının çoğunu hizmete ve kalem-kağıda vermeye çalışan biri... Yazıyı ihtiyaçtan öte bir sevda, kalemi de İnce belli yarim olarak adlandıran ve zamanın cihadının da kalemle yapılması gerektiğini düşünen bir mücahide...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin