Aşk Bulunduğunda Kaybedilen midir Acaba?

Aşk Bulunduğunda Kaybedilen midir Acaba?

Aşk Bulunduğunda Kaybedilen midir Acaba?

17.09.2012 - Fatmanur Demir
Aşk Bulunduğunda Kaybedilen midir Acaba?
"Seni seviyorum"lar gelir bazen dilinin ucuna, yutarsın, söyleyemezsin. "Beni yanlış anladı"lar çoğalır zihninde, anlatamazsın, anlayamaz... Sonra korkarsın yok olmanızdan ve yok olursunuz bilinmezlik denizinde. Yüzüne çarpan her dalga ona bir kulaç daha hasret olmuştur şimdi. Bilemezsin ki aslında tüm kayboluşlar içinde patlayan "seni seviyorum" lar da gizlidir. Ve onu bulduğun zaman o seni çoktan yanlış anlamıştır. (Sf. 91)

Aşk bulunduğunda kaybedilen midir acaba? Yaklaştıkça uzak olan. Uzakken daha anlamlıdır belki. Kısalan mesafeyle birlikte aşkın boyunun da kısalacağından bahseder Utku. Herkesçe farklı yorumlansa da çoğuna göre bu böyledir.

Uzayan yollar
Çekilen hasretler
Kırılan umutlar miktarınca çoğalıyordu aşk. Ve aşk gerçekte yok edendi.Yazara göre en büyük suçlu dopamin. Çünkü onu algılarken hissettiğimiz zevk, ilham, motivasyon, güven vs. duyguların ardından "dopamin beynin" birçok bölümünü harekete geçirerek duyguları yoğunlaştırır.

Kitap farklı bir düzen üzerine kurulmuş. Aşkı hayatının merkezine alan hatta bu nedenle iradesinden yoksun kalmış birilerinin hikayeleriyle dolu. Şehvetinin boyunduruğuna girdiği için hiçbir sınır tanımayan bu gençler her istediklerini anında yapabiliyor. Bir erkeğin hiçbir şekilde kabul edemeyeceği ortamları nişanlısına kendi eliyle hazırlayabiliyor. Para uğruna ardı ardına yapılan hatalar ve bitmiş hayatlar.

Yapılan rezaletleri aşk adı altında meşrulaştırmaya çalışan zihniyet, gençlerin hayatını tümüyle kaplar bu kitapta. Aşk varsa sınır yoktur, engel yoktur ve istenen her şey yapılabilir mesajının yoğun bir şekilde verildiği bir eser diyebiliriz. Bu yönüyle bazıları için ilk satırlarda kapatılacak, bazıları içinse bir solukta merakla bitirelecek bir içeriğe sahip.

Sayfalar ilerledikçe dikkatli okuyanlar ne denli tehlikeli bir eserle karşı karşıya olduğu fikrini sabitleştiriyor. Özellikle ergen yaştakilerin okumamasının çok daha doğru olduğu düşüncesi beliriyor zihinde. Hemcinsine olan duygularını inanılmaz kelimeler kullanarak anlatan Burç'u okuduğunuzda birçoğunuz kitabı kapatarak imha etmeyi düşüneceksiniz. Bu davranışı sergileyemeyenler ise "acaba"ların etrafında uzun bir süre dolanıp duracaktır.

Namus kavramından tamamen uzak olduğunu hayatının her sahnesinde ortaya koyan bu gençler dünyaya güven gözüyle bakamıyorlar zaten. Birbirini aldatan, şehveti uğruna her şeyinden vazgeçen insanların dramlarının normal bir şekilde anlatılmış olması yazarın hangi düşüncelerle bu kitabı yazdığı konusunda düşündürüyor insanı.

Lösemi hastası olan kızına para bulmak için namusundan vazgeçen bir anneden bahsediyor. Bu kadar saf bir sevgi uğruna, çirkinliklere bulaşmanın yanlışlığını vurgulamak şöyle dursun olayı çok normal bir şekilde anlatıyor yazar. Başvurulan yol ve çıkılan nokta saf niyeti bozmaya yetiyor zaten. Yaşananların istenmeyen hadiseler olduğu muhakkak. Ancak bunları daha farklı bir şekilde anlatmak bu durumu onaylamamak anlamına gelirdi ve bu, okuyucu psikolojisi açısından çok daha doğru olurdu. Nihayetinde kitabı alırken" acaba bunu yapmak yerine sıcak bir pide yesem mi" diye düşünebilirsiniz.

Aşka Tapan Beyinler
Gülfidan Özgür
İkinci Adam Yayınları
193 Sayfa
Fatmanur Demir - 17.09.2012

,

3164

Fatmanur Demir Hakkında

Fatmanur Demir

Zamanının çoğunu hizmete ve kalem-kağıda vermeye çalışan biri... Yazıyı ihtiyaçtan öte bir sevda, kalemi de İnce belli yarim olarak adlandıran ve zamanın cihadının da kalemle yapılması gerektiğini düşünen bir mücahide...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin