Aşk Yolu Vuslat Tariki - Muzaffer Ozak

Ayşenur Aydınlı | İnanç | Okunma: 494 | 06.02.11

“Tasavvufta aşk” üzerine oldukça fazla sayıda eser mevcut. Önemli olan, bunlar içerisinden doğru tercihlerde bulunarak, okuduğumuza pişman olmayacağımız eserleri seçebilmek. Tavsiyeleri dikkate alan bir okuyucu iseniz, kesinlikle gönülleri derinden etkileyen bir eser.

Müellifi Muzaffer Ozak, mahlası “Aşkî”… Birçok kimsenin yabancı olmadığı bu isim; ehl-i tasavvuf, gönül mimarı bir zât. Anne tarafından Evlad-ı Rasûl’e bağlı olan Muzaffer Ozak’ın, yazdığı şiirlerinden bir kısmı bestelenmiş olup zikir meclislerinde okunmaktadır. Camili Han Hatibi ve İstanbul eski fahrî vaizlerinden olan Muzaffer Ozak Hoca Efendi, Avrupa’da İslâm adına ses getirmiş bir şahsiyet. Avrupa’da birçok tv ve radyo programına da konuk olan bu zâtın vesilesiyle birçok kişi İslâm’ı seçmiştir. Yazarın diğer eserleri ise, Envaru’l Kulûb (3 cilt), İrşad (3 cilt), Ziynetu’l-Kulûb, Gülzâr-i Arifan…

Eser; yazarın “Meydan-ı Aşk” ve “Tevhid” şiirleriyle başlamaktadır. Önsözünde ise Muzaffer Ozak, 1978 yılında davet edildiği Almanya festivaliyle ilgili ilginç anılarını paylaşmaktadır. Bu vesileyle okuyucu, kendisi ve gönül dünyası hakkında gizliden gizliye bilgi sahibi olmaktadır. Önsözde anlattığı olay kısaca şöyle gelişmektedir:

Almanya Berlin’deki opera binasında yaptığı zikir meclisi, kendilerinin dışında bütün izleyicilerin de tevhid getirmesine sebep olur. Devran için ayağa kalktığında salondaki gayr-i müslimler de aynı şekilde hareket edip zikre katılırlar.

Kendisine: “Siz müslüman olduğunuz halde hiçbir fark gözetmeksizin hıristiyanları da meclisinize kabul ediyor, onların da zikretmelerine izin veriyorsunuz. Bunun sebebi ve hikmetini açıklar mısınız!” sorusuna şu karşılığı verir:

-Ben fakir bir müslüman ve bir şeyhim. Allah diyen herkesi meclisime kabul eder; Allah derim ve Allah dedirtirim!”

Tevhide susamış Avrupalılar’ın boşlukta kalmış gönül dünyalarına şahit olacağınız bu eser, İslâm’ın oradaki insanları nasıl etkilediğini ve onların tevhide ne derece muhtaç olduklarını ifade etmektedir. Yaşanmış bir olayın aktarılarak gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması kitabın en etkileyici tarafı.

Kitapta konular hikayeler ile süslenerek anlatılmış ve muhabbetin, aşkın, zikrin hakikatine varılan yollar işaret edilmiş. Muzaffer Ozak Hoca’nın şiiriyle başlayan kitap, yine O’nun şiiriyle nihayet bulmaktadır.

Allah ve Resûlü’ne âşık bir gönülden zuhredenlerin yer aldığı bu kitap, içeriğindeki samimiyetiyle ön plana çıkmaktadır. Zaten bu da okuyucunun bir kitapta aradığı en önemli özelliklerden biri.

İlâhî aşkın maşuklarının yürüdüğü aşk ve vuslat yolunun güzelliklerini bizlere aktaran merhum Muzaffer Ozak Hoca Efendi’nin mekanı cennet olsun…

Kitaptan alıntılar:

- “Allah için sevilen sevgili de, daima sevgilidir.”

- “Aşkın evveli yanmak, sonu bu yolda ölmektir.”

- “İki gören şaşıdır ve âşık olmaya özenen şaşı olmamalıdır.”

- “Dervişin, hiçbir kaygusu ve tasası yoktur. Yegâne endişesi Hak’tır, davadır, derdi Hak’tır, dermanı Hak’tır, devâsı Hak’tır, davası Hak’tır.”

- “Allah Teâlâ’nın ism-i asgarı yoktur, bütün ism-i celilleri birbirinden güzel, â’lâ ve â’zamdır.”

Hakkında yapılan google araması boş dönen bir insan. Lakin kitaplar hakkında çok şey söylüyor...

Tüm aramalarımıza rağmen hakkında söz söyleyen kitabı henüz MIT tesbit edemedi.

Ayşenur Aydınlı İsmine Kayıtlı 23 Yazı Bulunmakdadır.