Aşkın Gözyaşları - Sinan Yağmur

Aşkın Gözyaşları - Sinan Yağmur

Aşkın Gözyaşları - Sinan Yağmur

08.03.2011 - Mehmet Burhan
Aşkın Gözyaşları - Sinan Yağmur
Aşk denilince akla ilk gelen mecazi aşk oluyor. Leyla ile mecnunlar geliyor ilk önce akla. “Aşk yanmaktır” dediğinde Şems’i kimse anlamıyor. Aşk için nasıl yanılır? O öyle bir yakıştır ki yanan da yakan da halinden memnundur. Kendinize bir sorun “Aşk için yanabilir miyim?” diye. Aşk ile yanmak için aşkı bilmek gerekir.

Aşk’ı anlatırken Mevlana’ya Şems “Aşk ilmi medrese de öğrenilmez, aşkı kâğıtlar da bildirmez. Muradın aşkı bellemekse, senelerdir okudun da öğrenebildin mi?” “Sende o var, bu var, falan dedi var, falan anlattı var, peki sende senden ne var Mevlana?”(syf:53)

Aşk anlatılmaz yaşanır derler ya Sinan Yağmur da aşkı yaşayarak yazmış. Adeta Mevlana ve Şemsin arasında görünmeden bulunmuş. Şems’le birlikte Şems, Mevlana ile Mevlana olmuş. Şems’i hemen herkes Mevlana’nın hocası olarak tanımıştır. Evet, hocasıdır Şems Mevlana’nın ancak Mevlana da Şems’in hocasıdır.

Şems hocalığı şöyle anlatıyor; “hoca dediğin hem öğrenci olmalı hem öğretmen. Dostun olmalı, sırdaşın olmalı. Hoca dediğin gönüldaşın olmalı. “ben söyleyeyim sen dinle” dememeli. Söylemeden anlamalı. Hoca dediğin hâldaş olmalı. Vaaz verir gibi konuşmamalı. Gönlüne ipotek koymamalı. Bazen hamur etmeli manayı. Bir kelime söylemeli ki ciltlerce kitaplardaki manayı akıtmalı. Damlada deryayı sunmalı hoca dediğin. Arayan olmalı, aranılan olmalı. Hoca dediğin adayan olmalı kendini. Ezber bozan olmalı. Ketumluğa boğmamalı.”(syf:15)

Aşkın Gözyaşları Karatay Akademi yayınlarından çıkan, genel olarak Şems-i Tebriz-inin hayatını Şems’in gözünden perdeleyerek anlatıyor. Kitabın ana teması Şems üzerine işleniyor. Şems’in arayışıyla başlayan öyküsü, manevi makama tam manasıyla geçişinin hazırlayıcısı Mevlana’yla sohbetlerini ve şahadetiyle sonuçlanıyor. Bu kitabı okurken kurgusal romanlardan ziyade okuyucu daha dikkatli okumalı. Çünkü olaylar gerçek ve yaşanmış olaylardır.

Şems ve Mevlana öyle haldaş oluyorlar ki, konuşmak için dile ihtiyaç duymuyorlar. Anlamak için sormak gerekmiyor artık onlara. Onlar bir bakışlarıyla bin manayı birbirlerine “anın da anında” anlatabiliyorlar. Hal böyleyken gözlerinden yaşlar akmıyor sadece. Gönüllerinden, gönüllerinin de içinden aşklarının gözyaşları dökülüyor.

Aşkın gözyaşları bir kitap değildir sadece. Şems ve Mevlana’nın destanlaşan aşklarıdır. Şemsin şehit edilişidir, Mevlana’nın hamuş’u dur. Aşkın anlam kazandığı, yeniden aşk oluşudur. Dili herkesin anlayacağı dilde yumuşak ve çekicidir. Okuyanların içinden dersler çıkarabileceği türdendir.
Muhteşem bir hayat öyküsünü, yaşantısından parçalar alarak yansıtılmış bir biyografik romandır. Okuyucunun önce aşkı anlamasına sonra bulmasına ve ardından yanmasına yardımcı oluyor. Çoğu bölümünde okuyucu olayların içerisindeymiş gibi “acaba ben bunun neresindeyim?” sorusunu sormadan edemiyor kendine.

Yazar okuyucuyu en derin yerinden yakalamış. Kitabı okurken ister istemez kendinizi kitabın akışına bırakıyor, onunla birlikte sevinip birlikte üzülüyor ve birlikte ağlıyorsunuz. Her acının her kederin olgunluk kattığı kişiliğinizi burada daha iyi anlıyorsunuz. Şemsin herkesin istediği gibi değil de herkesin hak ettiği şekilde konuşması okuyucuyu endişelendiriyor biraz. İster istemez şu soruyu soruyor kendine ”Şems’le karşılaşsam acaba bana ne derdi?” bir nevi kişiyi olgunlaştırıyor.

Şems Mevlana’yı Konya’dan çıkarıp dünyaya tanıtmak için başını vermiş. Şems Mevlana’yı en iyi tanıyan, haldaşı, dostu, talebesi, hocasıdır. Şems ile ilgili kütüphanenizde bir kitabınız yoksa bu kitabı alabilirsiniz.

İyi okumalar..

Aşkın gözyaşları: Tebrizli Şems
Karatay Akademi yayınları
Sinan Yağmur
242 sayfa
Mehmet Burhan - 08.03.2011

,

5353

Mehmet Burhan Hakkında

Mehmet Burhan

1991 Bursa Mustafa Kemal Paşa'da doğdu. 2009 yılında Dumlupınar Üniversitesi Mobilya Dekorasyon bölümüne yerleşti. Eğitim öğretim hayatı halen devam etmektedir.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin