Aylık Bülten - Haziran 2011
![]() Kitap Haber | Raporlar | Okunma: 321 | 12.07.11
1 Haziran, 30 Haziran tarihleri arasında sitemizde yayın imkanı bulan yazıların listesidir...
Aylık olarak yayınlanacak olan bültenlerimizin ilkidir... ~~~~~~~~~~~~ Amâk-ı Hayal - Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi Büşra Nur Karaarslan Bazı anlar elimin altında, her yere taşıyabildiğim laptop klavyem yerine maddi- manevi bir ağırlığı olan antika bir daktilo ya da mürekkep niyetine siyah bitkilerin özünden oluşan bir sıvıya bandırdığım sevimli bir kuş tüyü ve bir miktar parşömen olsa diyorum. Hele ki sıklıkla okumadığım, nadiren elime geçen Doğu Klasikleri ile ilgili, dünyada iz bırakma adına yazdığım metinler için bu hislerim tavan yapıyor. İşte yine aynı hislerle; “keşke”lerimi bir kenara bırakarak, kuş tüyü ile parşömene yazmak yerine A4 kâğıda dolma kalemle hakkında yazmaya başladığım bir eser: Amâk-ı Hayal! 1865 doğumlu yazar, bundan tam 100 yıl önce Osmanlı Türkçesi ile yazmış bu eseri. Bu sebeple elimizdeki eser, maalesef dedelerimizle anlaşamadığımızdan sürekli şikâyetlenmemize sebep bir dilin, ileri gelenlerinden olarak karşımıza çıkıyor. Çok değil, yüz yıl önce yaşayan bir dilin cesedinden kalıntılarını, maalesef ki cahilliğimiz hasebi ile yazıldığı öz kaynaktan değil de Dursun Gürlek çevirisinden okumak durumundayız. Tabi dilerseniz başka yayınevlerinden, başka emekçilerin çevirisini de okumanız mümkün. Benim elime gökten Antik Şark Klasikleri Yayınları’nın mükemmel kapak tasarımlı çevirisi düştü. ~~~~~~~~~~~~ Ey oğul - İmam Gazali Ferhat Özbadem İmam Gazali, "Huccetü'l-İslâm", yani "İslâm'ın Delili" lakabıyla ünlü Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed el-Gazâlî, (450/1058) yılında İran'ın Horasan eyaletinin Tûs şehrinde doğdu. Kitabın özgün adı Eyyûhe'l-VeledTürkçe'ye çevirisi ile Ey Oğuldur. Müellif kitabını, kendisinden öğüt ve nasihat içerikli bir risale yazmasını isteyen bir öğrencisine yazmış ve kitabında ona hitaben "ey oğul" ifadelerini kullanmıştır. "Ey oğul" büyükten küçüğe sevgi ve saygının bir ifadesidir. Kitap, âmir-memur, öğretmen-öğrenci, anne-baba ve aile bireyleri arasındaki tüm ilişkilerin temellerini belirleyecek niteliktedir. ~~~~~~~~~~~~ Yılan Yastığı/Balgifa Mar - Murathan Mungan Ferit Genç 21 Nisan 1955 İstanbul doğumlu olan Mungan, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Murathan Mungan, öyküleri, denemeleri, oyunlarının yanı sıra şiirleriyle de kendini kanıtlamış/ispat etmiş bir yazar. 'Balgîfa Mar/ Yılan Yastığı', Murathan Mungan'ın altı şiir kitabından yapılan bir seçkiden oluşuyor. Kürtçe ve Türkçe yayımlanan kitap, iki dilin kardeşliğine katkı sunuyor. Çalışma, aynı zamanda Türkiye'de eksikliği hissedilen Kürtçe yayınlar konusunda da atılmış nitelikli bir adım. ~~~~~~~~~~~~ Çöle İnen Faşizm - Knud Holmboe Fatma Güven Değiştirdiğiniz dinin ülkelerinden birinin faşistleştiği bir memlekete kaç adım atmak isterdiniz? Ya da kaç kulaç geri dururdunuz? Hiç ölümle burun buruna olacağınız korkusu kaplar mıydı sizi, ölüm makinelerinin arasında baştan başa yolculuk yaparken. Yansıtmak ve yanılmak. Üstünkörü izlenilen terör filmleri hiçte iç açıcı değilken, aynadaki aksinizle daha ne kadar iç hesaplaşmasız yüzleşebilirdiniz? Artık baharlarda ellerinde taş koşturan çocuklar varken, ellerinde dikenlerle yetimler dururken köşe başlarında, yediğiniz lokmaların sayısı boğazınızdan geçerken bu ürkütücü sayıya kayıtsız kalamazdınız. İnsanımsı duyguların hilkatinde var olan duyumsamalar sözlük başlarında hırpalanan harflerin adına ağıtlar yakmış olabilirdiler. Ölümün arifesinde yeterince ağlamak mı uzun uzadıya hıçkırmak mı? Darağacında sallanan o güller, kokuşmuş dinsizlerin gölgesinde kalamayacak kadar özeldi. Yurdundan kovulan ya da kendi vatanında köle muamelesi gören bir avuç insanın çatlamayan sabrının sırrı imanlarıydı halbuki. ~~~~~~~~~~~~ Us Lekesi - Hasibe Çerko Hasip Çifci “Köprüde olduğumu biliyor, boşlukta sallanıp sallanmadığımı kestiremiyorum.” Varla, yok arasında ölümle, kalım arasında on yedi bilge… Varlığın temelinden yokluk bilincine ulaşan, derin ufuklara yelken açan ve farklı kurguları başkalaşan renklere boyayan bir kalem. ~~~~~~~~~~~~ Ortadoğu Denkleminde Irak, Türkiye ve ABD - Ali Çevik Metin Bilgeç “Coğrafya kaderdir.” der İbn Haldun, gerçekten de öyledir. Hele bu coğrafya Mezopotamya ise, artık kader ve tarih kol kola, size, insanlığın büyük dinlerini, en muhteşem medeniyetlerini armağan ederler. Okuyacağınız eserde Irak ele alınmış. Irak topraklarının bir kısmı Hz. Ebu Bekir (r.a.) zamanında Halid bin Velid (r.a.) komutasındaki İslâm ordusu tarafından fethedildi. Irak'ın tamamının fethi ise, ikinci halife, Hz. Ömer (r.a.) zamanında gerçekleştirildi. Bu tarihten sonra da Irak hep bizim medeniyetimize ait kaldı ve kalmaya da devam edecek. ~~~~~~~~~~~~ Ben Bunları Yazarken Sen Yine Uyuyordun - Bedirhan Gökçe Ferit Genç Sunucu ve yazar olan Ayşenur Yazıcı, “Bedirhan kelimelerden ilaç yapar, ruhu onarmak için, kitapta da dev bir ecza dolabı var, yorulmuş herkes için...” öğüdünde bulunmaktadır. Bedirhan Gökçe bu kitabında daha çok Türkiye de yaşanan günlük olaylara değinerek yapılması ya da yapılmaması gereken konulara değinmektedir. Ve yer yer değindiği konuları bazen tatlı bazen de sivri bir dille eleştirmektedir. Bir nevi memleketin gidişatından pek memnun olmayan ve çoğu konuları eleştiren köşe yazısı niteliğinde bir eserdir. ~~~~~~~~~~~~ Buluğul Meram - İbn Hacer El Askalani Ferhat Özbadem Dört cilt olarak neşredilen eserin mütercimi Ahmed Davudoğlu hocadır. (Dış işleri bakanı Ahmet Davudoğlu değil) Hadisler ile İslam fıkhı diyebileceğimiz eser, konu başlıklarında anahtar konumunda olan kavramı izah ettikten sonra, hadisler ile fıkıh boyutunu ortaya koyuyor. İslam fıkhının delilleri ile bilinmesine büyük katkı sağlayan bir eser olduğunu ifade etmek gerekiyor. Eserin müellifi İbn Hacer’in kısaca tanınması eserin değerini anlamamıza katkı sağlayacaktır. ~~~~~~~~~~~~ Oyuncak Tamirhanesi - Metin Karabaşoğlu İbrahim Pazarbaşı Modern çağda her yaştan insanın uzmanlık despotizmi altında yaşadığı aşikâr. Herhangi bir konuda dara düşen insan hemen o problemin çözümünü sağlayabilecek(!) kişilere yönlendiriliyor. Ruhsal bir sıkıntısı varsa psikologlar, maddi bir sıkıntısı varsa kan emici bankalar, çocuk yetiştirmede zorlanıyorsa pedagoglar giriyor devreye. Ve bu insanlar Allah vergisi yeteneklerini sırf bu yol açıcı uzmanlar yüzünden göremiyorlar. ~~~~~~~~~~~~ Toplumsal Çöküş Teorileri - Ejder Okumuş Ferit Genç Toplumsal çöküş her insanda değişik çağrışımlar uyandırabilir. Bunlar bir toplumun gerilemesi, ekonomisinin çökmesi, dini inançlarından kopması, siyasi-politik safhadaki aksaklıklar vb. nedenler olarak sıralanabilir. Kısacası bir toplumun çöküşü demek aslında her kurumda meydana gelen bir olumsuzluğun var olması olarak nitelendirebiliriz. Ki eserde ise bir toplumun bağımsızlığı, kültürü, medeniyeti ve egemenliklerinin kaybetmelerini dile getiren çöküş teorisinden bahsedilmektedir. Eserde bu toplumsal çöküşün değişik düşünür sosyologlarının görüşlerinden derlenerek Ejder okumuş tarafından kaleme alınmıştır. ~~~~~~~~~~~~ Yılan Jack - Yaşar Yeşil Büşra Nur Karaarslan Aramızda Cem Yılmaz’ın Yahşi Batı filmini izlemeyen yok denecek kadar azdır. Zira Türk milleti gülmeye heveslidir. Kişinin gülmesi için elinden geleni yapan biri varsa ve hele ki bu kişi Cem Yılmaz ise hazırladığı filmin satış rekorları yapması gayet doğaldır. Çocukluk yıllarımızdan bu yana Oturan Boğa’lı, Yeşil Kartal’lı, Büyük Şahin’li filmleri izledik durduk. Bir de üstüne, barmenin tatlı şuh bakışlı kızıyla mükemmel kovboyun derin aşkları, onlar için mutlu; Kızılderililer için hüzünlü biten sonlarda hop oturup hop kalkarak Amerikan’ın yerli halka yaptığı zulme hoşgörü gözlüklerimizi takarak bakmayı nasıl da başardık yıllarca. Ne diyelim, uyutulan nefislerimize koca birer alkış tutarak asıl konumuza dönelim. ~~~~~~~~~~~~ Söyle Sen Aşk Mısın? - Behçet Yani Ferit Genç "Ey nasıl hitap edeceğimi bilmediğim! Söyle sen aşk mısın?" Aşkın bin bir türlü karşılığı vardır. Binlerce çeşit yanıt alınabilecek olan bir soru cümleciğidir. Bunu herkes yaşanmışlıkları ölçüsünde bir yanıt verebilir ya da başkalarının deneyimlerini göz önünde bulundurarak. Nitekim aşkın ne olduğu, nasıl tanımlanabileceği kişiden kişiye değişeceği için anlamsız kalan bir soru önermesidir. Yinede genel olarak düşünüldüğünde aşk, kavuşamamaktır. Sahip olunduğu anda anlamını yavaş yavaş yitirmeye başlayan bir duygudur. O yüzden ne kadar zorluk çekilirse aşk da o kadar büyük olur. ~~~~~~~~~~~~ Osmanlı Hayatından Kesitler - Emîn Efendi, Hür Mahmut Yücer Seher Ortaöner Bu kitapta anlatılan ve fikirleri tanıtılan Kethüdâzâde Mehmed Ârif Efendi 19. yüzyıl Osmanlı âlimlerindendir. Genellikle Nakşibendiye dergâhında bulunmakla birlikte, Bektâşi babalarıyla yarenlik etmiş; İstanbul dergâhlarını, Beyoğlu kiliselerini dolanmış; her türlü grup ve zümrelerle görüşmüştür... Bu eser ne bir tarih, ne bir edebiyat ve ne de tasavvuf klasiğidir. Kitabı ilk defa eline alanın dikkatini çekecek olan hikâyelerden, onun bir hikâye ve mizah kitabı olduğu da söylenemez. O aslında bütün bunları içeren ve üzerindeki menâkıbnâme ismini de aşan bir karaktere sahiptir. Zira bu çalışma, yazılı tarih ve ilmî mülahazaların kapsamı dışında kalan, Osmanlı insanı ve toplumunun karakterini içeriden tanımlayan bir muhteviyata sahiptir. Bütün bunların yanında bu eserin en büyük özelliklerinden birisi de içerdiği tarihî, edebî ve tasavvufî metin ve kayıtlardır... ~~~~~~~~~~~~ Kovulmuşların Evi - Ali Ayçil Feyzi Baran “İçimizden biri, o en çok siyahlar giyinen, bir gün unutulmaz bir sevinçle daldı aramıza “gidiyorum “ dedi. Oysa bilmediği bir şey vardı, ancak gittiğinde öğrenebileceği bir şey: başkalarının topraklarında mutsuzlukta bir yabancıdır.” Bir şairin kaleminden çıkan 34 deneme. Ameliyat masasındaki hastaya özenle atılan 34 sütür gibi. Her biri itinayla işlenmiş. Bir şairin kaleminden çıkarda deneme şiir kokmaz mı? hemde buram buram şiir kokar. Denemelerinde oldukça sarsıcı konulara değinen yazar, hayatın içinden kesitlerden can alıcı mesajlar vermekte. ~~~~~~~~~~~~ İslamcılık: Türkiye'de İslami Oluşumlar ve Siyaset - Hulusi Şentürk Asım Öz İslamcılık üzerine çok sayıda çalışma yapılmıştır. Bu çalışmaların büyük çoğunluğu dışarıdan bir gözle ve genellikle de irticai tehdit algılaması üzerine inşa edilmiştir. Bazı kitaplar ise akademik yönü güçlü olmakla birlikte İslami mücadeleyi tarihi bir süreç içerisinde ele almamaktadır. 1990 sonrasında yayınlanan siyasal İslam ile ilgili çok sayıda kitap ise popüler kültür okumalarının etkisinde kalmıştır. Hulusi Şentürk'ün hazırladığı İslamcılık Türkiye'de İslami Oluşumlar ve Siyaset kitabı Türkiye'nin en önemli toplumsal kesimini oluşturan İslamcılığı bütün çeşitliliği ile yansıtma niyetinde olan bir çalışma. Kitabın hazırlanması sürecinde Cumhuriyet dönemi ile ilgili olarak birincil kaynaklara müracaat edilerek İslami oluşumlarca çıkarılan dergilerin önemli bir bölümünün taranmış olması önemli. Ayrıca, cemaat liderlerinin, düşünce önderlerinin kitapları, vaaz kasetleri, makaleleri de incelemeye dahil edilmiş. Hulusi Şentürk'le kitabından hareketle İslamcılık tanımlamalarını, algılarını konuştuk. ~~~~~~~~~~~~ Kur'an'a Göre Şirk - Zeynep Işık Fatmanur Demir Şirk kelime olarak şerike kökünden gelir. Yani ortak anlamındadır. Aynı görevi üstlenmiş olan iki insan ya da varlık olarak algılanır duyulan tarafından. Hatta bazı bölgelerde kumalar birbirine “Şerik” diye hitap eder. Yani ortağım. İşte Allah’a karşı yapılan şirk de ona ortaklar biçmek, onu haşa kainatın tüm düzenini idare etmeye muktedir görememek ve bu nedenle ona yardımcılar tahsis etmek manasında kullanılır. Bu durum çeşitli şekillerle hayatın her alanına yayılmış durumda maalesef. Ve esefle söylemek gerekir ki, şirk tuzağına düşen birçok insan da bunun farkında değil. Kimileri ise uyarılmasına rağmen şirk olayına devam etmekte… Böylesi insanların ismi “Müşrik” olarak geçiyor dini literatürde. Toplumun itikadi hastalıklarının başını çekmekte şirk. İşte bu nedenle yazılmıştır bu kitap ve benzerleri. Toplumu bilinçlendirmek, uyuyan zihinleri ve kalpleri uyandırmak ve yamuk inanç anlayışlarını merkeze oturtmak için. ~~~~~~~~~~~~ Güvercin Gerdanlığı - İbn Hazm Sercana Yüce Mahmut Kanık tarafından çevirisi yapılan bu eseri sizlere tanıtırken şunu belitmek isterim ki, kitap birebir tercümeden ibaret bulunmamakta. Mehmet Kanık bu kitabı çevirmekteki amacını "Takdim" bölümünde bize şöyle açıklıyor: "Belli başlı dünya dillerine çevrilen bu şaheser, ne yazık ki Türkçe'ye henüz çevrilmemişti. Eseri çevirmeye, eser ve yazarı üzerine bir çalışma yapmaya karar verdim." Çevirmenin de belittiği gibi bu kitap Güvercin Gerdanlığı kitabının incelemesi mahiyetinde. Zaten kitabın ilk kısmında da Güvercin Gerdanlığı'nın mahiyeti, içeriği, boyutları sunuluyor. Ama en çok Edebi açıdan değerlendirme yapılıyor. ~~~~~~~~~~~~ Yol Risalesi - Ramazan Kayan Mustafa Atalay İmanından kuşkuda olmayan, teslimiyetini daim kılan ve sorumluluklarının bilincinde olup, hayatına bu minvalde şekil vermeye çalışan kişi için yolun ayrı bir önemi vardır. Zira yol sınırları belirler, belli bir hedef gösterir ve güven verir. Hedefe göre şekil alan yolun, doğruluğunu veya yanlışlığını da yine hedef belirler. Bu yüzden hedef olmadan yol hiçbir anlam ifade etmez. Bir Mü’min için ise hedef Allah ve rızası olunca yol da ister istemez ona göre şekillenip, Fatiha’nın şahitliğiyle dosdoğru yol olmaktadır. Yolun dosdoğru olması, bu yolda yürümeyi zorlaştırıyor. Yürümek için yol gibi dosdoğru olmak gerekiyor. En ufak hatada tevbenin makamına koşmak, hayatı O’nun rızasına uygun inşa etmek ve her an O’nun gördüğünü unutmayarak bir hayat sürdürmek gerekiyor. Zira ilk günden bugüne yolun en büyük düşmanı olan ve insanın bu anlamda ötekisi olan şeytan, yolu değiştiremeyeceğinin bilincinde olup, yoldakileri çevirmek için tüm hünerlerini sergilemekten çekinmiyor. ~~~~~~~~~~~~ Duino Ağıtları - Rainer Maria Rilke Feyzi BARAN “ kim endişe içinde oturmadı kalbinin perdesi karşısında? Kalktı yukarı: veda idi sahne” Duino ağıtlarını okumadan önce Rainer Maria Rilke hayatını bilmek gerekir mi? Rilke tanımayan biriyseniz , Bence daha şanslısızınız en az iki defa okunmalı kitap. birinci okuyuşta hayatın içinden imgeler ruhunuzda deprem etkisi yaratacaktır. Kendinize ve melodinize yakın bir şarkı bulacaksınız her bir ağıtta. Çeviri olmasına rağmen ağıtlardaki duyguyu ve müziği hissedebilirsiniz. Bu bence çevirmenin çevirisinden çok Rilke’in iyi ve sarsıcı imgeler kullanmasından kaynaklandığını düşünüyorum. İkinci defa ise Rilke’ın hayatını okuduktan sonra okumanızı öneririm . ~~~~~~~~~~~~ Filistin Şiirleri Antolojisi - Nurettin Durman Ferit Genç Eser, Nurettin Durmanın dergiler ve şiir kitaplarından yola çıkarak Filistin ve Kudüs temalı şiirlerden derlediği bir başyapıttır. Filistin ve Kudüs’ün önemi üç büyük dinin cazibe merkezi olması ve tarih boyunca Müslümanların ilk kıble ve kudsi bir şehir niteliğinde olması, Hıristiyanlar ve Yahudiler için de uhrevi bir özellik taşımasıdır. Antoloji 71 şairin şiirlerinden oluşup toplamda 90 şiirden oluşmaktadır. 1903 yılından başlayarak 1976 yılına kadar olan Filistin ve Kudüs üzerine yazılmış şiirler yer almaktadır. Şiirlerde yer yer şairlerin şiirlerini yazdıkları tarihleri ve yazdıkları dönemin tarihi bulunmaktadır. ~~~~~~~~~~~~ Çocuğumu Büyütüyorum - Barbara J. Patterson, Pamela Bradley Hilal Bilgeç Yazar kitabına kendisine iyi alışkanlıklar edindirdiği için annesine bir teşekkür notu ile başlıyor. Daha sonra yazarın bu kitapta Waldorf Eğitim Sistemi ile nasıl ve nerede tanıştığından; bu sistemden nasıl etkilenip, ne şekilde yararlandığından söz ediyor. Kendisi de bir anne olan yazar, bu sistemi önce çocukları üstünde uygular, daha sonra öğrencilerinde. ~~~~~~~~~~~~ Dağın Ardına Bakmak - Bejan Matur Gülnaz Eliaçık “Acıyı yaşayan anlatmalıydı” Dağın ardında bir keşif yolculuğu… Harf harf, cümle cümle yol almış, keşfe durmuş Bejan Matur. Acıyı yaşanların dilinden anlamak adına çıktığı yolda, önce yazı dizisi şeklinde ilerleyen, iki bin on bir yılı itibariyle de kitaplaşan, cümle duvarlarının örüldüğü bir kitap, Dağın Ardına Bakmak. Kitabın oluşum safhası epeyce sancılı ve zahmetli geçmiş Bejan Matur için. Bunu kendisiyle kitap üzerine yapılan çeşitli röportajlardan anlıyoruz. Beş yıl boyunca Türkiye’de, Kandil’de ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde birçok kişiyle irtibata geçip, görüşmeler de bulunmuş. Yazar için en köklü deneyim Kandil’de ki kampta yaptığı ve kitabın çekirdek noktasını oluşturan görüşmeler olsa gerek. ~~~~~~~~~~~~ Bilgi Neyi Bilmektir - Ali Bulaç Ömer Asım Bilgi neyi bilmektir? Pek tabii ki bilgi; kendini bilmektir. Öncesi ve sonrası budur bilginin. Çünkü nefsini (kendini) bilen Rabbi'ni bilir. İnsanın bilmekle mükellef olduğu bilgi budur. Beşikten mezara kadar ardınca koşulacak bilgi de. Diğerleri bu asıl maksada ulaştıracak olan araçlar, ip uçlarıdır. Yoksa insan dünyaya otomobil ve yahut cep bilgisayarı icat etmeye ve bu icadıyla övünüp kendini yaratabilen bir varlık olarak görmeye gönderilmiş değildir. ~~~~~~~~~~~~ Mutluluk - Zülfü Livaneli Metin Bilgeç Zülfü Livaneli'nin üçüncü romanı olan "Mutluluk"ta ideolojik ön yargılar doğrultusunda bir Türkiye manzarası görmekteyiz. Kitabı elinize alıp okumaya başladığınızda eski bir Türk filmini izler gibi oluyorsunuz. Başından, sonu belli bir film gibi adeta kitap. Gerçi sinemaya uyarlandı yazarımızın bu romanı. Kitabı okumaktansa filmini izleyenlerin sayısı da bir hayli fazla. Gelelim kitabımıza: Kitap, Meryem'in amcası tarafından tecavüze uğraması ve bunun trajik yansımalarını anlatan bir bölümle başlıyor. Ve daha bu ilk bölümde Meryem'in amcasının "tarikat şeyhi" özelliği burada yazarın din gerçeğine bakışının ne kadar ideolojik olduğunun da göstergesidir. Bu kitabı okuyan bir gencin dindar insanların çoğunun aslında sapıkça eğilimleri olduğu düşüncesi aklında uyanmaz mı? Din olgusuna karşı mesafeli bir duruş sergilemez mi? Kitapta yazar, Anadolu 'da yaşanan tüm acıklı insan manzaralarını din üzeriden sorguluyor. ~~~~~~~~~~~~ Kırk Emir - Kul Sadi Yüksel Ferhat Özbadem İlim ve irfan ehli olan Kul Sadi Yüksel hocanın, ümmetin eksik olduğu konuları tespit edip, ayet ve hadis ile çözümlerini ortaya koyduğu bir eser. Kırk hadis geleneğinin izlerini taşımak ile birlikte, eser 40 ayet 40 hadis çalışması olarak okuyucunun istifadesine sunulmuş. Eser, Üstad imam Nevei’nin Riyazus Salihin adlı eserinin yöntemi ile hazırlanmış. Önce konu başlığı, konu ile ilgili ve akabinde konu ile ilgili hadisler verilmiş. ~~~~~~~~~~~~ Müzik ve Türk Halk Müziği Üzerine Bazı Mülahazalar Fuat Reha Geçmişten bugüne... Müzik olgusu da aynen felsefe, sanat ve estetik mevzuları kabilinden zaman içerisinde salim fıtratından peyderpey uzaklaşma eğilimine dâhil olan insanoğlunun ruhen incelmesini öngören, onu fıtratıyla ‘yeniden’ buluşturma çabasını güden ve onu düşünen aklın ve zikreden kalbin ortaya çıkarmaya çalıştığı bir ‘dinlenim’ formu olarak değerlendirebiliriz... İnsanı kadim bir söylem içerisinde bir bütünlüğe irca edip onu ‘ruh ve bedenden’ müteşekkil bir varlık olarak tanımladığımızda ise, bir dinlenim ve dinlenilmeyle birlikte onu ruhen estetize etme formu olarak görmek istediğimiz müziği bir ifsad aracı olarak ta tanımlayabiliriz... ~~~~~~~~~~~~ Sufi Gözüyle Kadın - Süleyman Uludağ Seher Ortaöner Tasavvuf, öbür İslami ilimlerden ve akımlardan farklı bir alandır. Bu farkı kadınla ilgili konulara yansıması tabiidir. Bu çalışma ile bu farklı fikirler ve ona dayanan uygulamalar ortaya konmuştur. Genellikle tasavvuf kadına, öbür İslami ilimlere ve akımlara mensup olan ulemadan daha olumlu bakmıştır. Mutasavvıfların, "Kadınları tarikat ayinlerine almak" ile suçlanmaları da bunu gösterir. Mutasavvıfların ve tarikat ehlinin kadın konusundaki görüşlerinin görüşlerinin önemli ölçüde dini, ahlaki ve insani değere sahip olduğu muhakkaktır. Birçok sufi şehveti, cinsiyeti bir yana bırakarak kadına sırf bir insan olarak bakabilmiştir ve bu oldukça ileri bir aşamadır. Tasavvufun bu tür olumlu ve gerçekçi yaklaşımından esinlenerek bugün için işe yaramayan fıkıh kaideleri yenileriyle değiştirilebilir. Aile ve çocuk eğitimi konusunda tasavvufun verilerinden geniş çapta yararlanılabilir... ~~~~~~~~~~~~ Kayıp Türkler - Ülkü Özel Akagündüz Metin Bilgeç Göçebe bir Türkmen boyundan ( Kayı Boyu) dünyanın en güçlü imparatorluklarından birini kurmayı başaran Osmanlıların, tarihsel serüveni için çok şey söylenebilir. İbni Haldun’un Kur-an’dan hareketle ortaya koyduğu sosyolojik ilklerden bir tanesi de her medeniyetin tarih sahnesinde geçirdiği evrelerin (doğuş, gelişim, yok oluş) var olduğu gerçeğidir. Osmanlı medeniyeti için de kaçınılmaz olan bu ilkelerin tarihsel süreç içersinde tezahür etmiş olmasıdır. ~~~~~~~~~~~~ Peygamberler Tarihi - Ahmet Lütfü Kazancı Ferhat Özbadem Eserin mukaddimesinde; Peygamber, Resul ve Nebi kavramları izah ediliyor. Resul ve Nebi arasındaki farklar ile birlikte Kur’an’da kullanıldıkları anlamlar veriliyor. Mucize konusuna farklı bir perspektif ile yaklaşılıyor. Orijinal ve farklı olan bu yaklaşım önemli bir tespiti ihtiva ediyor. Mucize ile ilgili olarak müellif diyor ki: “Allah (cc) elçilerine bazı olağanüstü haller vermiştir. Bu mucizelerin verilme sebeplerinden biri,”önüne gelen her insanın ben peygamberim diyememesi içindir.” ~~~~~~~~~~~~ Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed Esra Şen Mekke'ye Giden Yol; dindar bir Yahudi aileden gelip Ortadoğu'ya yaptığı ziyaretleri sonucunda İslâm'la tanışan ve kendisini hiçbir zaman ait hissedemediği Batı kültürünün karşı kutbunda duran Arab kültürüne duyduğu sempati ile bu coğrafyaya bağlanan, sonrasında zihnindeki soru işaretlerine İslâm öğretisinin verdiği cevaplar sayesinde ulaştığı iç huzurun tekamülü ile Müslüman olan, Avusturyalı gazeteci ve yazar Muhammed Esed'in otobiyografisi.
Kitap Haber İsmine Kayıtlı 11 Yazı Bulunmakdadır.
Kitap Haber İsmine Kayıtlı 11 Yazı Bulunmakdadır.
• Aylık Bülten - Haziran 2011 |










