Ayşe Kulin'in Eşcinsel Salvosu

Ayşe Kulin'in Eşcinsel Salvosu

Ayşe Kulin'in Eşcinsel Salvosu

08.02.2013 - Ferit Genç
Ayşe Kulin'in Eşcinsel Salvosu

''Ben, rüzgârın şiddetinden dalların kırıldığı, fırtınalı bir gecede doğmuşum'' diye başlayan eserde okuyanlar bileceklerdir ki bu eser ''Gizli Anların Yolcusu'' adlı kitabının bir devamı niteliğindedir. Yani gizli anların yolcusu kitabında eksik olan taşları yazarın bir bir oturtmaya çalıştığı bir eser ile karşı karşıyayız.

Bora'nın kitabı adlı eser, yazarın eşcinselliğe bakışı ve homofobi tartışmasını ele alıyor. Yazar ''Gizli Anların Yolcusu'' eserinde İlhami karakteri üzerinde yoğunlaşırken bu eserde ise kitabın isminden de anlaşıldığı gibi Bora karakteri üzerinde yoğunlaşmıştır. Bora, İlhami yayınlarında Grafik tasarım bölümünde çalışan eşcinsel bir bireydir.

Ayşe Kulin, Mardin'in Kara söğüt köyündeki bir bireyden yola çıkarak Doğu ve Güneydoğunun unutulmuş köşelerindeki kayıp hayatları, eğitimin çok yüksek olmadığından dolayı oluşan dar ufukları, mutsuzlukları, umutsuzlukları, cehaletten kaynaklanan ufak fakat sonradan büyüyen hataları, acımasızlıkları, töre gibi yazılı olmayan ve Hindistan'daki kast sistemine inat işleyen hayatları bir roman formatında dile getirerek karşımıza sunmaktadır.

Kitabı okumaya başlamadan önce önemli olan kitaba karşı önyargınızı bir tarafa atmanız gerekir. Çünkü kitap argolu sözcüklerin yoğun olmasının yanında eşcinsel olan Bora'nın İlhami ile olan ilişkisi üzerinde oluşmaktadır. Bora daha önceden Bedrettin olan ismini değiştirmesi ile birlikte tüm hayatını İlhami karakteri üzerinde temellendirmektedir. Kitaptaki iki erkek arasında geçen sevişme senaryoları ve sevgi sözcükleri her ne kadar okuyucu için değişik bir fantezi olarak görünse de bunun aslında Türkiye'de öteki kavramının içinde geçen bir grup azınlığın hayatından bir kesit olduğunu göstermektedir.

Bora, Karasöğüt köyünden ayrılıp İstanbul'a yerleşmesi ile birlikte geçmişten bu yana asıl kimliği olan eşcinselliği rahat yaşabilmek için ismini Bora olarak değiştirmektedir.
Kitabın sonuna doğru gelirken bir okuyucu olarak cevabını bulamadığımız sorular ile karşılaşıyoruz.

1. Evet, kitap bir eşcinselin hayatını anlatıyor fakat eşcinselliğin bir tercih meselesi mi yoksa istek meselesi mi olduğuna karar veremiyor
2. Sayfaları çevirirken bir sonraki sayfada olayların nasıl gelişeceğine dair pek bir istek yok. Çünkü okuyucu sanki bir sonraki sayfada neler olacağını biliyormuş hissine kapılıyor. Ki tahmin edilenler çıkıyor. (örneğin: Recep'in mektubundaki 2 kişinin kim olduğunu tahmin edebiliyoruz.)
3. Kitap Bora'nın hayatını mı anlatmak istiyor (eşcinselliği) yoksa cahilliği ve ya töreyi mi? Hangisinin ön planda olduğu anlaşılmamaktadır.

Ayşe Kulin gibi güçlü bir kalemin bu kitapta eşcinselliği anlatmak isteyip de eşcinselliği bir detay olarak vermesi daha çok ana karakter olan Bora'nın ve en yakın arkadaşları ile ailesi etrafında geçen bir hayatı anlatmıştır. Çok aşırı derecede argo kelimeler kullanarak yazılmış bir eserdir. Argo kelimelerin çok sık kullanılması +13 yaşındaki okuyucuları için uygun olmadığı kanaatindeyim. Bu eserinde yazarın daha önceki eserlerindeki kaleminin dili ve akıcılığını bu eserde tam olarak görememekteyiz.

Bazı eserler okunması için tavsiye edilir. Bora'nın kitabını okumasanız da hayatınızdan bir şeylerin eksik olmadığını kitabın sonuna gelirken anlamanız mümkün! Ülkemizde sıklıkla karşılaştığımız olaylardan biri olan "kitapların sansürlenmesi" ya da "kitabın toplatılması" olguları her kitap için olmasa da belirli kitaplar için yapılması gereken bir olgudur. Bize göre Fareler ve İnsanlar, Şeker Portakalı yerine Ayşe Kulin'in bu romanı üzerine eğilinmesi sansürlenecek kitapların nasıl olduğu konusunda bir fikir verecektir.

Bazen bir kitap tahlili, size bir eserin anlatmak istediğinden daha çok bilgi verebiliyor.

Bora'nın Kitabı
Ayşe Kulin
Everest Yayınları
249 sayfa

Ferit Genç - 08.02.2013

,

3773

Ferit Genç Hakkında

Ferit Genç

89 yılında temmuz ayında dünyaya geldi. Bitlis doğumlu. Sosyoloji öğrencisi. 43 numaralı ayakkabısıyla 43 plakalı Kütahya sokaklarını arşınlayıp parmak uçlarıyla üşütür dünyayı. Soğuk espirilerin en hayır kısmında sağanak yağmurun ıslaklığıyla dokunur kancık bir klavyeye.

Neden hayallerinizi sürekli erteliyorsunuz diye iddalı düşünceleri sağlam bir temele oturduğunda ve iyi bir sigara içicisi durumuna geldiğinde ciğerlerinden bir himalaya fışkırtmaya çalışacak.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin