Babam Mehmet Akif

Babam Mehmet Akif

Babam Mehmet Akif

31.12.2012 - Enes Yaşar
Babam Mehmet Akif
Silinmeye yüz tutmuş hatıraların tutsak edildiği bir zaman tünelinde sıkışıp kalmış anılardan mürettep bir eser olan bu kitap; Emin Akif'in, babası Mehmet Akif'le İstiklal Harbi yıllarındaki yaşantılarından ve Mısır'daki zorlu yaşam şartlarından bahseden röportajlardan oluşmaktadır.

İki farklı bölümden oluşmakta olan kitap öncelikli olarak Emin Akif'in biyografya taslağını oluşturan Mehmet Akif'in bir baba olarak oğlu için Mısır'dan yazdığı mektuplarla başlamaktadır. Ki bu mektuplar bize hem Emin Akif'i tanıma şansını sunmakta hem de Mehmet Akif'i oğlu için endişelenen bir baba olarak karşımıza çıkarmaktadır.

Daha sonra ise İstiklal harbi yıllarındaki mücadelelere ve Mehmet Akif'in Mısır yaşantısına değinmekte olan kitap, İstanbul'dan başlanılıp Mısır'da son bulacak olan yolculuğu Emin Akif'in izlenimleriyle on beş bölüm halinde okuyucusuna sunmaktadır.

Kitabın ilk bölümünü oluşturan İstiklal Harbi yıllarını, Yunan harbinin cereyan ettiği bir dönemde Emin Akif'in babasıyla Anadolu'ya yaptıkları yolculuklar oluşturmaktadır. Ki yaylı bir arabayla başlayan yolculuk sürecinin büyük bir başarıyla okuyucuya tasvir edildiği bu bölüm, tarihin dehlizlerinde kapalı kalmış gerçeklerin gün yüzüne çıkartıldığı bir zaman dilimini kapsamaktadır.

İlerleyen bölümlerde ise "Safahat"ın altıncı kısmı olan, "Asım'ın nesli diyordun ya nesilmiş meğer gerçek" mısralarının gün yüzüne çıktığı Taceddin Dergahına yerleşmelerinden ve babasıyla Anadolu'daki gezilerinden bahsetmekte olan Emin Akif, Anadolu'nun içerisinde bulunduğu elim durum hakkında da okuyucunun zihnine oldukça çarpıcı izlenimler bırakarak, kârinin derin düşüncelerinde fırtınalar oluşturmaktadır. Ayrıca o sıralarda Tacettin Dergâhında yazılmakta olan İstiklal Marşı'nın sancılı dönemlerine de şahitlik eden Emin Akif, babasının ruh halini adeta bir ressam özverisiyle okuyucunun zihnine nakış nakış işleyerek o ruhun ulvi farkındalığını ortaya koymuştur.

Ve sayfalar arasında ilerleyen kitabın hassas dokusu, yosun tutmuş tarihi gerçekleri bir derece daha ön plana çıkartarak hem iyi bir baba hem de iyi bir tebliğci olan şairin özverili yaşantısına, farkındalıklar katmış ve klasikleşmiş Mehmet Akif zincirlerini kırarak hissiyatlı bir hâl tercümesi ortaya koymuştur. Öyle ki tarihlerin ve vakaların hemen hemen hiç değişmediği bu eserde, Mehmet Akif'in bir an için olsun aynıydı diyebileceğimiz bir ânı dahi yoktur. Çünkü bu kez karşımızda şair bir Mehmet Akif'ten ziyade cihad eden mücahid bir durmaktadır.

Savaşların bitmeye yüz tuttuğu kitabın son sayfalarına geldiğimizde ise Mısır'a gitmek zorunda bırakılan Akif'in hüznü, okuyucuyu büyük bir teessürün içerisine sürüklemiştir. Çünkü yılarca verilen vatan mücadelesinin ardından Mısır yaşantısı Akif için büyük zorluklar içerisinde geçmiştir.

Ve son olarak kitabın "Ekler" kısmında Emin Akif'in, babasının ölümünün ardından neler yaptığı konusundaki malumatları da derlemiş olan Yusuf Turan Günaydın, hiç beklemediğimiz bir gerçekle bizleri karşı karşıya getirmiştir. Çünkü Emin Akif askerliğini yapmak üzere Mısır'dan ve babasından ayrılarak Türkiye'ye geldiğinde, asker ocağında Kuran okuduğu ve tefsir yaptığı için suçlu bulunarak tevkif edilmiş ve daha sonra ise silikleşen çizgisinin ekseninde kaybolup gitmiştir. Öyle ki, Emin Akif'e dair kitabın son cümleleri şunlar olmuştur "Beşiktaş'taki çöp bidonlarından birinde Mehmet Akif'in oğlunun ölüsü bulunmuştu."

Babam Mehmet Akif
Emin Akif Ersoy
Kurtuba Kitapevi
135 syf
Enes Yaşar - 31.12.2012

,

2963

Enes Yaşar Hakkında

Enes Yaşar
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin