Bakıp da Göremediklerimizle İstanbul

Bakıp da Göremediklerimizle İstanbul

Bakıp da Göremediklerimizle İstanbul

04.01.2021 - Mücahit Balıkçı
Bakıp da Göremediklerimizle İstanbul

Sevdalılarının rüyalarını süsleyen, maddi manevi zenginliklerinden dolayı şükre vesile olan, bünyesinde vücuda gelen eserlerin bânilerine medyun-ı şükran duyulan aziz şehir İstanbul… Tarihi hadiselere ve önemli şahsiyetlere, ilginç efsanelere, birbirinden kıymetli mimari eserlere ev sahipliği yapan İstanbul, tarih boyunca cazibesini kaybetmeyip, insanlığın odak noktası olmayı başarabilmiş nadir şehirlerdendir. Bundan dolayıdır ki; dünya şehirleri arasında 1592 sene (330 yılından 1922 yılına kadar) kesintisiz başkent olmuş başka bir şehir bulunmamaktadır. Roma’dan Bizans’a, Osmanlı’ dan Cumhuriyet’ e medeniyetlerin beşiği olmuş İstanbul, Konstantin tarafından kurulmuş, Fatih, Bayezid, Kanuni, Üçüncü Mustafa ve İkinci Abdülhamid tarafından da günümüze taşınmıştır.

Yahya Kemal’in; ‘’yaşayış ve mimari olarak Türk-İslam sentezinin mücessem hale gelmiş şekli’’ dediği, taşı toprağı tarih olup, bünyesinde camiler, saraylar, müzeler, abidevi anıtlar ve birbirinden kıymetli birçok kültürel yapıları barındıran İstanbul’un misafirleriyiz.

İnsanlığın emaneti olan İstanbul, kendisini layıkıyla tanıyan ve sahiplenenler için adeta bir muallim ve mekteptir. Nitekim, Süheyl Ünver, bu nadide şehir için: "…İstanbul bütün Türk tarihinin, Türk coğrafyasının bir terkibi, bir hülasası ve tecellisi olmuştur. Bu idraki beni gün geçtikçe sarmaya ve İstanbul’ a bağlamaya başladı. Anladım ki, hakiki vatan ve insanı mesud edecek tek yer bu vatanın ruhunu teşkil eden bu şehirdir.’’ demektedir. Lakin onun özelliklerini ve güzelliklerini bilemeyenler için bu durum, derya içinde olup da deryayı bilmemeye eşdeğer.

Kitabı okurken bir taraftan Mossad’ın Taksim’de kurulduğuna, Topkapı Sarayı’nda kimlerin gözünün olduğuna, İstanbul’ da suyun macerasına, Fatih Camii’ ndeki tablonun sırrına ve daha birçok ayrıntıya şahit olacaksınız.

Eserin içeriğine bakıldığında yalın, akıcı bir dil ve üslup kullanılmıştır. Ayrıca eserde anlatımı kuvvetlendirmek ve canlı tutmak adına çeşitli tarihi mekân fotoğraflarından çok miktarda okuyuculara sunulmuştur. Eser, İstanbul’ da olup göremediğimiz ya da farkına varamadığımız eserleri gün yüzüne çıkartarak bir farkındalığa vesile olmuştur.

Eserin başlık konuları ise; İstanbul’un yedi tepesinin nereler olduğundan, Çamlıca Tepesi İstanbul’un yedi tepesine dahil mi gibi sorulardan, İstanbul’ un manevi mücevherleri olan güzel asker olarak isimlendirdiğimiz İstanbul’un fethine katılmış ve şehadet şerbetini yudumlamış kişiler olan ni’mel ceyşler, Pierre Loti Tepesinin asıl ismine, Şehzade Camii’ndeki ağlayan minarelere,

İstanbul surlarının hemen yanında yer alan ve ‘’Sultanların öte yanı’’ olarak isimlendirilen ilçemiz olan Zeytinburnu’nda yer alan Kazlıçeşme isminin ne anlama geldiğinin hikâyesine… Osmanlı’nın ruhu, Türkiye’nin kalbi İstanbul’un, ruh ve kimlik kazanmasında en büyük katkıyı hiç şüphesiz eserleriyle sunan Mimar Sinan’ın İstanbul’a dokunuşlarına, Vefa semtinde nalbanta kiraya verilen camiye, horozların güreşiyle kazanılan kiliseye, Marmaray’ın Anadolu yakasındaki son durağı olan Ayrılık çeşmesi isminin nereden geldiğine,

Tarih boyunca birçok topluluk İstanbul’a sahip olmak istemiştir. Lakin her seferinde zümrüd-ü anka misali küllerinden doğan müstesna şehir, kendisine hayat verene, kıymetini bilene teslim olmuştur sadece. Fetih için yani güzelliklere kapı aralamak için gelen şehrin müjdelenmiş fatihi, Sultan İkinci Mehmed’in güzel askerlerinin Rumeli Yakası’ndaki ilk kurulan tekkenin haziresinde olduğuna ve bu hazirenin aynı zamanda Osmanlı’nın ilk toplu şehitliğine, oradan nazım hikmete şiir yazdıran camiye nazar ediyoruz.

Osmanlı döneminde sıkça kullanılan pek latif bir söz vardır: ‘’Şerefül mekan bil-mekin- Mekanın şerefi orada bulununlar iledir.’’ Tevfik Fikret’in planlarını kendi çizdiği ve ‘’Kuş yuvası’’ anlamına gelen ‘’Aşiyan’’ adını verdiği asude bahar ülkesi; aşiyan mezarlığının hikayesine ve orada medfun olan tanıdık simalara... İstanbul’a bakmasını bilmek kadar, bakılacak yerinde önemli olduğunu bilerek şehri panoramik olarak en güzel görebileceğimiz seyir teraslarından Zeyrek’ den İstanbul’u temaşa etmeye kadar zengin içerikler ve ilginç konuları ile eser okuyuculara enfes bir İstanbul gezintisi yaşatıyor.

Huzurun, barışın ve adaletin sembolü olan güzide şehrimiz İstanbul, bu özelliklerinin yanı sıra tarihte ilginç hadiselerin de ev sahipliğini yapmıştır. Şahid olduğu ilginç hadiselerden birisi de; kurulduğu günden günümüze Ortadoğu diye tabir edilen bölgede huzura düşman faaliyetlerde bulunan İsrail’in resmi istihbarat örgütü olan Mossad’ın bu topraklarda kurulmuş olmasıdır. Mossad’ın, ismi Mehmed Akif’le özdeşleşmiş Mısır Apartmanı’nda kurulduğunu okuyunca çok şaşıracaksınız. Şehirlerin ruhunu, o şehirde bulunan mimari eserler oluşturur. Şairler yazmış oldukları şiirlerde bu mimari ve ruhtan ilham alarak duygularını ifade ederler. Türk edebiyatında da birçok şairimiz İstanbul ile ilgili yazmış oldukları şiirlerinde dini-milli-manevi duygularını, bu müstesna şehirdeki eserlerden esinlenerek kâğıda dökmüşlerdir. Yahya Kemal’in ‘’Süleymaniye’de Bayram Sabahı’’ isimli şiiriyle okuyucu Süleymaniye’nin ihtişamını hisseder, Mehmed Akif’in ‘’Fatih Kürsüsü’nde ‘’ şiiriyle Fatih Camii’n de bulur kendisini. İnce duygulara sahip olanlar bilir, İstanbul’un her taşı tarih, her karışı misk-ü amber kokar. Bakıp da Göremediklerimizle İstanbul, okurları İstanbul’u yaşamaya ve İstanbul’u anlamlandırmaya davet edip, herkesin yanından geçtiği fakat derununa aşina olanların görebildiği eserleri ve hadiseleri titizlikle okuyucuya sunuyor.

Bakıp da Göremediklerimizle İstanbul

İbrahim Akkurt

Yeditepe Yayınları

1.Baskı

280 Sayfa

Mücahit Balıkçı - 04.01.2021

,

4199

Mücahit Balıkçı Hakkında

Mücahit Balıkçı

1997 yılında İstanbul'da doğdu. Dumlupınar Üniversitesi Tarih bölümü mezunudur. Aynı üniversitenin eğitim fakültesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Eğitim hayatı boyunca sunuculuk&seslendirme görevleri üstlenmiştir. Tarih alanında edindiği bilgi ve tecrübelerle mekânların tarihsel yönlerine ilgi duymakta, çalışmalarını bu yönde geliştirmeye çalışmaktadır.  

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin