Başka Kentler Başka Denizler

Başka Kentler Başka Denizler

Başka Kentler Başka Denizler

29.04.2016 - Serkan Parlak
Başka Kentler Başka Denizler

“… kendi sorunlarına bakmayı ve baktığı yerde bir şeyler görmeyi bilen toplumlar, başkalarına bakmakta da fazla zorlanmazlar. Ya da, tersinden söylersek, başkalarına bakıp bir şey göremeyen bir toplum, kendine ne kadar dikkatle ve ne kadar uzun uzun bakıyor olursa olsun, kendinde de görülmesi gereken hayatî şeyleri kaçırıyorlardır.”

Murat Belge, kendisine bu kitabı yazdıran en önemli etkenlerden birinin özellikle medyanın da etkisiyle kurgusal bir kendine gömülme ve başka herhangi bir şeyi görememe durumuna bir tepki olduğunu belirtiyor. Türkiye dışındaki dünyayı öğrenmeyi ve üzerine düşünmeyi çok önemsiyor. Yeteneğinin elverdiği ölçüde görmek için bakıyor.

Kitabın birinci cildinde sırasıyla Amerika Birleşik Devletleri, Avusturya/Viyana, Macaristan/Budapeşte, Çekoslovakya, İsviçre, Finlandiya/Helsinki, İspanya, Ukrayna/Kiyef ve Kırım, Romanya/Bükreş, Bulgaristan/Sofya ve Mısır var. Murat Belge bu kentlere 90’lı yıllarda, Doğu Bloku dağıldıktan sonra, kurucusu ve bir dönem yöneticiliğini de yaptığı Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin toplantılarına katılmak amacıyla gidiyor. Bir gün Halil Berktay’ın önerisiyle, bazı uluslararası sivil toplum ya da hükümet-dışı-örgüt toplantılarında karşılaştığı ne “uluslar arası” ne de “hükümet dışı” denebilecek davranışları, anekdotları ve toplantı anılarını da içeren bütün gezi anılarını yazmaya karar veriyor. Bana göre kitabın en ilginç bölümleri buralar. Doğu bloğu dağıldıktan sonra özellikle Orta Avrupa ve Balkan ülkelerinin yeni sürece uyum sağlama çabaları, ortaya yazarın mizahi anlatımının da etkisiyle eğlenceli durumlar çıkarıyor. Pasaport kontrolleri, havaalanlarında aktarmalar, devlet görevlilerin çıldırtan bürokrasi anlayışları, oteller, toplantılardaki tartışmalar; ama bence Ukrayna’da olup bitenler mizahı hayli hayli aşıyor ve bir tür gerilim öyküsüne dönüşüyor.

Murat Belge kitabın önsüzünde gezi edebiyatı geleneğimizin bir bölümünü oluşturan Evliya Çelebi, Yirmisekiz Mehmet Çelebi, Yeni Osmanlılar ve Jön Türkler, Ahmed Mithat Efendi, Ahmed Haşim, Falih Rıfkı ve Hikmet Feridun’un metinlerinin değerini teslim ediyor ancak bu metinlerde gördüğü en temel eksikliği gidermeye çalıştığını belirtiyor. Bu temel eksiklik şu: bir tür içe dönüklük, abartı ve gerçek dışılık, egzotik olanı yazmak, etrafa siyasi ideolojilerin gözlükleriyle bakmak, kendinden başkasını ve başkalarının sorunlarını anlamakta zorlanmak; genel olarak dış dünya üstüne bilgisizlik hali. İşte Murat Belge önceki kuşakların yanlışlarını düzelterek ilerlemeye yönelik bir anlayışın temsilciliğini de yapıyor bu kitabında. Gidilen yerlerin gerçekten içine girmeye çalışıyor. Bence bunu çok iyi bir biçimde de başarıyor.

Peki ortalama okuyucu açısından kitabın problemi ne? Murat Belge’nin en sevdiği iki kent Barselona ve Budapeşte, bunu açıkça itiraf etmekten de çekinmiyor. Nedeni ise kısaca eski ve yeninin mükemmel uyumunu sağlamayı becermiş kentler bunlar. Yazarımız Budapeşte’yi yazarken tarih ve rehber kitaplar da okuyor. Öteki kentlerde de geriye dönerek aklında kalan anı ve izlenimlerden bolca yararlanıyor, ama bununla yetinmiyor. İlgili kentin edebiyat, resim, müzik, mimari, bilim kısacası kültür tarihi ek olarak da siyasi tarihine derinlikli olarak değiniyor. İşte bu bölümlerde ansiklopedik bilgi diyebileceğimiz kısımlar okuyucuyu sıkabilir ancak yeni şeyler öğrenme meraklısı okura da pekala ilginç de gelebilir, ben arada kaldım açıkçası. Bazen okuduğum kente ara verip başka bir kentle devam ettim. Ancak işin ilginç tarafı kitabı piyasadaki gezi kitapları ve gazetelerin hafta sonu seyahat sayfalarından farklı kılan da bu yönü. Kent kültürüyle ilgili derinlikli bilgiye ulaşmanın bence başka yolu yok.

Başka Kentler, Başka Denizler’in şu ana kadar dört cildi yayınlandı. Murat Belge, birinci cilt giriş yazısında kendine göre ideal sayacağı kalıbın henüz oluşmadığını söylüyor. Bence birinci ciltte Amerika Birleşik Devletleri, Mısır ve İspanya olmamalıydı, yalnızca Orta Avrupa ve Balkanlar olmalıydı. Bunu okuyucunun dikkatinin belli bir bölgeye yoğunlaşması açısından söylüyorum. Ancak az önce yazdıklarımla çelişir vaziyette en beğendiğim bölümün Mısır olduğunu itiraf edeceğim. Çünkü bu bölümün girişinde Murat Belge, Doğu toplumlarına bakışıyla ilgili özeleştirisini yapıyor. Aile geçmişi, anılar, Mısır’ın orjinalliği ve inanılmaz Fayum-Feyyum- portreleri derken bir bakmışsınız dört yüz yetmiş sayfalık gezi kitabı bir solukta bitivermiş.

Murat Belge, Başka Kentler, Başka Denizler 1, İletişim Yayınları, 8. Baskı, 2007, İstanbul.

Serkan Parlak - 29.04.2016

,

1097

Serkan Parlak Hakkında

Serkan Parlak

1975 yılında Bilecik'te doğdu. Ankara Üniversitesi D.T.C.F. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. MEB'de öğretmen olarak çalışıyor. İstanbul'da yaşıyor.

Çeşitli türde yazıları Notos Öykü, Radikal Kitap, Futbol Extra, Edebiyat Otağı ve Kırmızı-Beyaz-Siyah'ta (Samsunspor Kitabı, İletişim Yayınları) yayınlandı.

Derlediği "Başka Semtin Öyküleri" adlı öykü kitabı Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi tarafından yayınlandı.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin