Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov

Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov

Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov

02.05.2012 - Ferit GENÇ
Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov

Cengiz Aytmatov, dünya çapında tanınan büyük Kırgız edebiyatı yazarlarındandır. Eserlerini Kırgız ve Rusça olarak kaleme alan Aytmatov, eserlerindeki başlıca konularını Ruslaştırma politikası olmak üzere, Kırgız Türklerinin başlıca hayatlarının gelenek ve göreneklerini, savaş dönemindeki acıları ve kahramanlıkları, sömürgeleştirme politikalarını ve modernizm karşısındaki tabiatın tahrip edilişine kadar pek çok konuya değinmiştir.

Beyaz gemi adlı eser, yaklaşık 7 yaşlarındaki bir çocuğun San-Taş Vadisi'nde beş-altı insanla bir arada yaşayan olay örgüsünden oluşmaktadır. Dedesinden başka seveni olmayan ve gerçek hayatında hep bir arayış içerisinde bulunan mutsuz bir çocuk portresine sahiptir. Fakat bunlara rağmen hayal dünyasında mutlu olmaya çalışan bir çocuğun psikolojisini konu almaktadır.

Kırgızlara ait gelenek ve göreneklerine bağlı olan yazar eserini yüce bir birey olarak yer verdiği Maral ana adında bir geyiğin etrafında Kırgızların milli kültür ve masallarına değinmiştir. Maral Ana, mitik yapının özünde Yüce Ana kültünün simgesini oluşturmaktadır. Maral ana'nın yardımcı kolu olarak ana kahraman olan çocuğun dedesi olan Mümin dede olarak görülmektedir. Mümin dede burada torununa yol gösterici bir rol oynamaktadır. Çocuğun dünyasının büyük bir kısmını dedesi Mümin'in kendisine anlattığı Boynuzlu Maral Ana masalı ile babasının çalıştığını düşündüğü Beyaz Gemi'ye ulaşma hayalleri doldurur. Mümin Dede'ye göre Kırgızlar varlıklarını Boynuzlu Maral Ana'ya borçludurlar. Çocuk, ara sıra ormanda gördüğü geyikleri Boynuzlu Maral Ana sanmaktadır. Böylece kendi hayatında ki eksikliğini çok duyduğu anne ve baba kavramlarının yerine maral ve gemi imgeleri yerleştirir.

Roman Işık-Göl dağlarında dedesi Mümin ile onun ikinci karısı; halası Bekey ile eşi Orozkul ve onların komşusu Seydahmet ile karısı Gül cemal ve köpeği Beltek'ten oluşan küçük bir grup içerisinde yaşayan yedi yaşındaki bir çocuğun hayatını konu alır. Çocuk her gün yüzmek için gittiği Işık-göl sularında kendince bir Beyaz Gemi hayalini kurarak, bir gün bu gemiye ulaşarak babasına ulaşmak istemektedir.

Mümin dedenin damadı olan Orozkul, toplumun dinamiğini oluşturan değerleri çiğnediği için çocuk sahibi olamamakla lanetlenmiştir. Bu durumu başta eşi olmak üzere herkese karşı sert davranarak etrafındakileri karşısında dışlanmış olarak görülmektedir. Mümin dede de damadı Orozkul'un yanında çalışmaktadır. Orozkul kendisine bir çocuk veremedi diye yakınırken bunun acısını eşinin babası olan Mümin dedenin burnundan fitil fitil getirmektedir.

Mümin dedenin ikinci eşi adsız çocuğa karşı çok sert davranan bir karakterdir. Mümin dedenin adsız çocuğa olan sevgisine sürekli karşı çıkar ve bir türlü adsız çocuğa karşı kanı ısınmamıştır.

Romanın son bölümlerinde adsız oğlan bir gün hastalanır. O gün Orozkul, Seydahmet ve Mümin dede yine ormandan tomruk getirirken ormanda bir tane geyik bulurlar. Orozkul ve Seydahmet geyiği vurmak isterlerken Mümin dede bunlara karşı çıkar ve bu geyiğin Bizim maral anamız olduğunu bunu vurmamızın yasak olduğunu dile getirir. Buna karşı Oruzkul yine Mümin dedeye karşı sert çıkarak bu tür masalların artık günümüzde yer almadığını ve eline bir silah vererek Boynuzlu Maral Ana'yı vurmasını emreder. Mümin dede her ne kadar karşı çıksa da Oruzkul'a daha fazla direnemez ve geyiği vurmaya gider. Ardından mümin dede geyiği öldürür.

Akşam eve yorgun dönen Orozkul, Seydahmet ve Mümin dede günün yorgunluğunu atmak üzere akşam ziyafet verirler. Odadaki gülüşmelere ve bağrışmalara uyanan adsız oğlan yanı başındaki eti görünce bir an Maral ananın öldürüldüğü düşünür. Bunun üzerine Mümin dedenin yanına giden adsız oğlan, mimin dedenin sarhoş olduğunu görünce tekrar kendi odasına çekilir. Küçük yaşta olmasına rağmen atalarına yapılan bu davranışı bir türlü kabullenemeyen adsız oğlan sabah kalktığı gibi bir balık olup kendisini ırmağın sularına bırakır. Oradan da Isık Göl'deki Beyaz Gemi'ye ulaşmak isteyen çocuk tüm hayallerini gerçekleştirmek adına ve kendisinden beklenemeyecek bir tutumla gerçekten sulara atlayıverir. Roman o gün adsız oğlanın babasına gitmek için çocuğun Işık-göle girmesiyle son bulur.

Ele aldığımız Beyaz Gemi romanın içinde geçen yerler, kahramanlar ve olay örgüsü bakımından tamamen Kırgız hayatına aittir. Romandaki olaylar yedi yaşlarındaki bir çocuğun çevresinde dönen olaylar gibi görünse de söz konusu olan olaylar açısından evrensel mesajlar taşımaktadır. Bu anlamda dede ve torun arasındaki ilişki güçlü bir geçmiş ve gelecek arasındaki bilince dönüştürülmek istenmiştir. Yani geçmiş ve bugünün karşılaştırılmasında tarihin olmadığı yerde insan talihinin trajik durumunu vurgulamaktadır.

Ferit GENÇ - 02.05.2012

,

7039

Ferit GENÇ Hakkında

Ferit GENÇ

89 yılında temmuz ayında dünyaya geldi. Bitlis doğumlu. Sosyoloji öğrencisi. 43 numaralı ayakkabısıyla 43 plakalı Kütahya sokaklarını arşınlayıp parmak uçlarıyla üşütür dünyayı. Soğuk espirilerin en hayır kısmında sağanak yağmurun ıslaklığıyla dokunur kancık bir klavyeye.

Neden hayallerinizi sürekli erteliyorsunuz diye iddalı düşünceleri sağlam bir temele oturduğunda ve iyi bir sigara içicisi durumuna geldiğinde ciğerlerinden bir himalaya fışkırtmaya çalışacak.

Ferit GENÇ ismine kayıtlı 58 yazı bulunmaktadır.

Yorumlar
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin