Beyaz Perdenin Din Algısı - Mehmet Akif Enderun

Enes Can | Diğer Yazılar | Okunma: 515 | 21.10.11

Öyle bir güç düşünün ki gördüğünüz, göremediğiniz bütün sistemlerin içine sızmış, ağ gibi dört tarafımızı sarmış ve sarmaya devam ediyor. Oyununu gerçekten oynamayı çok iyi bilen bu güç fark etmeden bizleri de bu oyunun içine dahil edip, bize de bir rol biçiyor. Neyden bahsettiğimi açık seçik bir şekilde beyan etmeme gerek yok. Çünkü bu gücün etki alanı öyle geniş bir çaptaki aslında yaşadığınız her alanda, aklımızın bile hayal edemediği yerlerde bu gücün etkileri görülmektedir. Kapitalist sistemin tüm potansiyelini elinde bulunduran bu gücün; vatanımıza, askeriyemize, hukukumuza, ticaretimize, ekonomimize, ailemize hatta dinimize kadar nasıl etki altında tutabildiğini geçmiş tecrübelerle yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz.

Son yıllarda ahtapot gibi her yanı saran bu sistematik baronun kolları kesilmeye çalışılsa da hiçbir şekilde önüne geçilemiyor. Çünkü bu sistematik tezgâhlanmanın esaret ve bayındırlığından kurtulmak bir kişi veya bir zümrenin mücadelesiyle son bulacak bir şey değildir. Tüm fertlerin bir araya gelip, bilinçlendirilip hareket etmesiyle engellenebilecek, bir oyun. En azından oynanana bu oyun hakkında bilgi sahibi olmak bile geleceğimize yön verme açısından çok şey katacak bizlere.

Tanıtımını tapacağım bu kitap kapitalist baronların ellerinde bulunan en etkili güç ve en büyük silahlardan biri olan sinema sektörünün farklı bakış açılarla analizi. Sinema sektörünün etki alanının ne kadar geniş çaplı olduğunun farkında mısınız bilmiyorum. Ama günümüzde sinemaya ilgi duymayan çok az insan vardır. Evlerde bile artık 1-2 TV’nin yetmediği günümüz çağında sinema geniş alanıyla etrafımızı sarmış durumda.

Hayatının bir yerine bu sektörde mutlaka bir şeyler yapabilme hayalini kuran biri olarak, sinemayla ilgili kitaplar, araştırmalar makaleler, analizler hep ilgimi çekmiştir. Ancak bu kitap bekli de bugüne kadar bu alanda ulaşmak istediğim temel kaynaklardan biri olacak benim için. Bu eser sinemaya farklı bir bakış açısı arayan herkesin dikkatini çekecek bir eser.

"Beyaz Perdenin Din Algısı" adlı bu kitap Dr. Mehmet Akif Enderun tarafından Temmuz 2011 yılında piyasaya sürülmüş. Işık Yayınları imzası altında 208 sayfadan oluşmaktadır. Kitabın temel teması sinema ve din üzerine geniş bir analiz diyebiliriz. Sinemada olumlu ve olumsuz yönde dinin işleniş biçimi, kullanım alanı, amacı, etkileri, yanlışları, doğruları anlaşılır ve sıkmayan bir üslupla ele alınmış. Farklı analizlerin açıklandığı eserde, öne atılan düşünceler, sistemli grafik ve resimlerle daha inandırıcı ve güçlü sonuçlar vermiş. Sinemada din algısını daha önce bu şekilde analiz eden başka bir eser duymamıştım. Çoğu kısa makalelerden oluşan bu araştırmaları zaten kitabın içinde de bulabiliyorsunuz.

Sinemanın neden bu kadar etkili ve güçlü bir etki alanına sahip olduğunu gelin Sayın Enderun’un verdiği örneklerden yola çıkarak açıklamaya çalışalım. Türkiye’de bir günde en çok okunan 10 gazetenin toplam tirajı 3 buçuk milyona bile ulaşamazken 2009 yılında çekilmiş bir film olan Recep İvedik 2 ‘nin Türkiye’de izlenme sayısı 4.330.714. Dünyadaki genel izlenme sayısını da göz önüne alırsak 8 milyonun üstünde bir oran. Diğer filmlerin izlenme sayılarını da eklersek sayısının 40 milyonun üzerinde bir rakama ulaştığını söyleyebiliriz. İşte bu muhteşem etki alanı gücü sayesinde sinema kitleleri harekete geçiren en önemli iletişim araçlarının başında gelmektedir.

"Bu güç sayesinde sinema insanların duygu ve düşüncelerini etkileme ve toplumu değiştirmede çok büyük bir potansiyele sahiptir." Sinema hep kötü ellerin hâkimiyeti altında işlev gördü ve insanlara uzun yıllar boyunca ahlaksız bir zümrenin keyfi ideolojilerini aşıladı. Türkiye’ye ilk olarak 1914 lerde girmiş olan sinemada, 1930 lara kadar çeşitli savaş konuları işlenmiş daha sonra ise bu gizli ideolojinin sektördeki eli görünmeye başlamıştır.

Muhsin Ertuğrul ve onu takip edenlerin başlattığı toplum ahlakını bozmaya yönelik filmler halk tarafından dışlansa da zamanla benimsenip hazmedilir hale gelmiştir. Böylece bu gizli el, dini aşağılayan ve bozuk ahlak düzenini aşılayan filmleri birbiri ardınca ülkede yaymaya devam etmiş ve günümüzde de devam etmektedir. Kitap bu konulara değinme noktasında çok önemli örnekler, aklınıza dahi gelemeyecek çeşitli kanıtlarla, sadece görünene değil bilinçaltına dahi ideolojilerini nasıl aşıladıklarını gözler önüne seriyor.

Kitabın tek eksik yönü bana göre; kitapta farklı konuları destekleyen farklı örnekler ve analizlerden yararlanılmış ancak verilen bu örneklerin çoğu farklı başlıklar altında, aynı örnek olarak tekrardan karşımıza çıkıyor. Örneğin; sinemanın birey ve toplum üzerindeki etkisini gözler önüne sermek için, toplumda "Şaban" isminin yıllara göre kullanım analizini 13-71-133-134 sayfalarda tekrar tekrar görmekteyiz. Bu da kitaba kapılmış giderken dikkatinizin dağılıp, "ben bunu sanki okumuştum" havasına girmenize neden oluyor.

Bunun dışında kitap akıcı ve düzgün bir üslupla bu konuyu merak eden herkesin bir şeyler bulabileceği ve yahut "hadi ya bunlarda mı vardı?" diyeceği, yararlı olduğunu düşündüğüm bir kitap. Ben şahsım olarak yazara emeğinden dolayı saygılarımı sunuyorum.

Kitaplı günler...

Beyaz Perdenin Din Algısı
Mehmet Akif Enderun
Işık Yayınları
208 sayfa


1992 doğumlu. Sınıf Öğretmenliği okuyor. Tiyatro ve film senaryoları yazıyor.

Enes Can İsmine Kayıtlı 2 Yazı Bulunmakdadır.


Enes Can İsmine Kayıtlı 2 Yazı Bulunmakdadır.

Beyaz Perdenin Din Algısı - Mehmet Akif Enderun
Senaryo Nasıl Yazılır? - Oğuz Gözen