Bilal Can Yazdı: Haller ve Hayaller Üzerine Bir Deneme

Bilal Can Yazdı: Haller ve Hayaller Üzerine Bir Deneme

Bilal Can Yazdı: Haller ve Hayaller Üzerine Bir Deneme

13.09.2018 - Bilal Can
Bilal Can Yazdı: Haller ve Hayaller Üzerine Bir Deneme

Her halin bir tercümesi vardır. Duygu durumunun her an değişebildiği/değiştirilebildiği modern dünyamızda bu hallerin açıklanma girişimi, insana insan kalabilme becerisini bir tür hatırlatma girişimi olarak okunabilir. Tanımlama gereği; insan hali vakti yerinde bir varlık olarak dünya sahnesinde edindiği edinimleriyle kendi serüvenini yaşar. Bu serüvenine başkalarını da ortak eder. Ortak bir serüveni bir kaderin farklı parçacıkları olarak yaşarlar.

Aynı hal üzere kalabilme ve bu hali sürdürebilme ancak fikren teveccüh gösterme durumuyla ilintilidir. Modern insan büründüğü halleri psikolojik bir sıkıntı, saplantı olarak görürken kadim bilgi bu hallerin insana dair açıklamalar, insan ruhunun girebildiği durumlar olarak görmektedir. Özellikle tasavvuf, insanın bürünebildiği hallere dair geniş açıklamalar getirmiş ve bu halleri çoğu zaman salikin makam ve mertebesi ile ilişkilendirmiştir. Bu hallerden bazıları; vecd, galebe, sahv, sekr, setr, kabz-bast, kurb, vakt, temkin, murakâbe’dir.

Salikin seyri sülükunda erişeceği her makam için belirli hallerden geçmesi gerekmektedir. Nefsi emmareden nefsi mutmaine doğru ilerleyen süreç tıpkı Feridüddin Attar Hz.lerinin Mantıku’t-Tayr adlı eserinde Simurg’u bulmak için yola çıkan kuşların geçtiği vadiler gibidir. Her vadi, bir hal ve makamın yansıması olarak okunabilmektedir. Bir vadiden geçemeyen diğer vadiye erişmez, murat çünkü Simurg’a ulaşmaktır ve asıl gaye, bütün hallerden geçip kendini keşfetmek, Yaradana saf bir biçimde ulaşmaktır.

Haller, görüngüler dünyasında yaşayan modern insanın insan kalma mecburiyetine bir çağrı olabilir. Düştüğü her hal, insanlığının bir çığlığı olarak insan olmasının hatırlatılmasıdır. Bu bakımdan yaşadığımız halleri tercüme etmeye mecburuz ve bu halleri tercüme etmeye vâkıf insanları önemsemeliyiz. Bu uğurda yapılan tercümelerin yolda olanın, salikin, kilometre taşları olduğunu bilmeliyiz.

Haller ve Hayaller adlı eser Köksal Alver’in İz Yayıncılık tarafından basılan deneme türünden eseri olarak okurun karşısına çıktı. Akademisyen kimliği ile bilinen Alver’in öyküleri ile birlikte deneme türünden eserler de vermesi onun üretken bir kalem olduğunun göstergesidir. Hayata karşı nerden baktığının bir göstergesi olarak eşyaya, mekâna, insana, olay ve olgulara bakış açısının bir tür yansıması olan bu eser, Alver’in hallerin ve hayallerin bir tür açıklama girişimi olarak da okunabilmektedir.

Hayata dair ifade ettiği; “Bizzat hayatın kendisinin bir alışma dilimi olduğu söylenebilir. Hayata dalan insan bir şekilde alışma denilen, bazen zehir bazen de merhem olan o esrarengiz akıma yakalanmaktan kendini alamamaktadır. Hayat sahnesinde insan alışma salıncağında bir o yanda bir bu yandadır” (s.11) cümleleri ile hayale dair açıklamalarda bulunur. İnsan neyi hayal eder? Sorusuna cevap arayarak sorusunu sorularla açıklamaya çalışır: “Hayal ettiği kendine ne kadar uzaktır? Kendinde olmayanı düşleyebilir mi? Kendine uzak olanı arzulayabilir mi? İster pratik hayatında ister düşsel hayatında öne aldığı unsurlar hayallerini de belirlemez mi?” (s.35) Hayal, insan olmanın bir özelliği olarak “hayali neyse insan odur” diyen Alver, “Dolayısıyla insan gerçek ve hayal arasında sürekli mekik dokur; birini diğerine ezdirmeden, hakim kılmadan. Çünkü insan gerçeği de hayali de kendi yaşamının özü kılmıştır. Özden kopmak ne mümkün.” s.35 ifadeleriyle de hayal ve gerçek arasındaki derin çizgide insanın gireceği serüvene dair açıklamalarda bulunur.

64 deneme ve önsözden müteşekkil bir kitap olan Haller ve Hayaller, işaretleyeceğiniz birçok kilometre taşı ifadeleriyle hakikate ulaşıp onu elde etmeye çalışan bir salikin yolculuk esnasında dikkatini yoluna, yürürken etrafına, nefes alırken hayatına dair yaptığı açıklamaların bir tür çetelesi gibi.

Bahtı açık olsun.

Haller ve Hayaller

Köksal Alver

İz Yayıncılık

İstanbul 2016

191 Sayfa

Bilal Can - 13.09.2018

,

371

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin