Bilal CAN yazdı: İbret Nazarıyla Okunacak Bir Kitap: Osmanlı Aklı

Bilal CAN yazdı: İbret Nazarıyla Okunacak Bir Kitap: Osmanlı Aklı

Bilal CAN yazdı: İbret Nazarıyla Okunacak Bir Kitap: Osmanlı Aklı

14.12.2018 - Bilal Can
Bilal CAN yazdı: İbret Nazarıyla Okunacak Bir Kitap: Osmanlı Aklı

Savaş Şafak Barkçin’in “Medeniyet Aklı”’ndan sonra yayınlanan “Osmanlı Aklı” adlı eser, ibret nazarında okunması gerekli bir kitap olarak Mostar Yayınları arasından okurun ilgisine sunuldu. Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim de okumaya, ibret almaya, ders çıkartmaya yönelik birçok uyarı ve dikkatler içermektedir. Bu dikkat ve uyarılar dünya gailesini daha iyi anlama, insan olma felsefesini hem ontolojik hem de epistemolojik olarak zihnimizde yer edinmesi ve hakikat namına dersler çıkartmamız amacıyladır. Barkçin de bu hakikati dillendirerek bizi bu konu hakkında düşünmeye sevk etmekte. “Medeniyet Aklı” adlı eserinde “beni/bizi” konumlandırarak “ötekini” anlamaya çağıran Barkçin, insanlar olarak bizlerin bir şekilde komaya girdiğimizi ifade eder, bunun da bilincimizin yerinde olmayışına bağlar. Ona göre bilinci kopan birinin üç unsurla bağı kopar:

  • Kendisi
  • Mekânı
  • Zamanı

Bu üç unsurda insan, kendini yitirmiş biri olarak bir başkasıdır. Bu yüzden büyükler öncelikli olarak kişioğlunun kendini keşfetmesini önemsemişlerdir. Bu arayış/kendini bulma telaşı temel gailelerden biri haline gelmiştir.

İbni Arabî’nin keşfen sahih olduğunu gördüğü ve sahih bir hadis olduğunu ifade ettiği “Kendini bilen Rabbini bilir” ifadesi bu bakımdan büyük önem arzetmektedir. Yunus’un “ilim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir” ifadesi mucibince de bu arayışa vesile olan argümanlarda da asıl gayenin “kendiliğini keşfetmek” olduğu ifadesi önemle üzerinde durulması gereken konulardandır. Yine Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerine atfedilen “Kendimi arıyorum, gören var mı?” sözü bu uğurda altı çizilecek önemli ifadelerdendir. Bu arayış, hakikat yolcusunun temel uğraşıdır. Belki amacına vasıl olur, belki olmaz. Bu uğurda/bu yolda yürümeyi önemsemişler, hak vasıl olsa bile bu yolda/bu uğurda olmasını temenni etmişlerdir. Barkçin, işte bu minvalde bir yolculuğa çağırır. Asıl meselesi insan olan bu kitabın asıl gayesi de insanı insana, insana insanı anlatmaktır. Yine “Medeniyet Aklı” adlı eserinde “Biz Kimiz?” sorusu üzerinden “nereden geliyoruz?”, “nereye gidiyoruz?” ekseninde “insan-zaman-mekân” bağlamını çözümlemeye çalışır.

Siyasete Dair Bir Okuma: Osmanlı Aklı

Barkçin’in belirttiği üzere “Osmanlı Aklı” eserinin temel niyeti ne Osmanlı Devletini övmek ne de yermektir. Amaç Osmanlı’nın medeniyet dilini, güzel ve doğru yönlerini, yanlış bilinen meseleleri açıklığa kavuşturmaktır. Bu yüzden eseri bir tarih kitabı olarak değerlendirenler olacaktır. Fakat “Osmanlı Aklı” adlı eser ne tam bir tarih kitabı ne de tam bir düşünce kitabıdır. Eser, bir siyasetname kitabı olarak değerlendirilebilir. Barkçin’in alanı olan siyaset konusu, siyaset felsefesi, siyaset sosyolojisi gibi konularla eserin geneline yayılmış durumdadır.

Avrupa’nın Osmanlı’ya bakışı, Osmanlı’yı karalama çalışmaları, çeşitli düşünürlerin, siyasetçilerin Osmanlı hakkındaki görüşleri yirmi dokuz başlık altında toplanan yazılarla aktarılmıştır. Osmanlı’nın yönetim anlayışına değinen Barkçin, Makyevelli, Montesquieu, Bodin gibi modern yönetim anlayışının kurucu düşünürlerinin Osmanlı yönetim anlayışından övgüyle söz ettiğinden bahseder. Batılıların Osmanlı Devletine düşman olmalarına rağmen İstanbul’un fethinden 1700’lere kadar bir siyasi model olduğunu belirmiştir, bu gün bu model Amerika olmuştur.

Barkçin’e göre Osmanlı Devleti, dünya sistemini çalışarak, alarak ve vererek kurmuştur. Osmanlı’yı bir dünya devleti haline getiren unsur; kendi değerleri ve ilkeleri doğrultusunda bunları sentezleyip insanlığa açık bir medeniyet kurmasında yatmaktadır. Batılı devletler ise dünya sistemlerini bitmiş bir din olan Hıristiyanlık ve sömürü düzenine göre kurgulamıştır. Bu gün süper güç olarak tanımlanan ABD’nin, dünya genelinde siyasi kargaşaların genel sorumlusu İngilizlerin devlet kökenleri büyük problematik haline dönen sömürgecilik ve kapitalist zihniyet üzerine kuruludur. Barkçin, özellikle İngilizlerin, kendi Hristiyan mezhepleri olan Anglikanizm üzerinde durarak bu mezhebin İngilizlerin kendi mezhebi olduğunu ve sömürgeciliği bu dini kılıf üzerinden yasallaştırdıklarını ifade eder. Batı bu gün Barkçin’a göre iki kulvarda hareket eder: kapitalizm ve bilim. İkisinin de kendi kritelerine göre din adamı gibi adamlarının ve belli başlı kurallarının olduğunu ifade eder.

“Osmanlı Aklı” adlı eser, Osmanlı’nın yönetim ve siyaset alanında nasıl dünyanın model devletlerinden biri olduğunu ortaya koyan geniş, kapsamlı ve renkli içeriğiyle önemli bir eser. Siyaset biliminden Siyaset felsefesine, siyaset sosyolojisinden kültür ve medeniyet eksenindeki yazılar ufuk açıcı ve başta da belirttiğimiz üzere ibret alınacak konulara sahiptir.

Osmanlı Aklı

Savaş Ş. Barkçin

Mostar Yayınları

555 Sayfa

İstanbul 2018

Bilal Can - 14.12.2018

,

1975

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin