Bir Başkaldırının Hikâyesi

Bir Başkaldırının Hikâyesi

Bir Başkaldırının Hikâyesi

25.06.2013 - Yakup Çak
Bir Başkaldırının Hikâyesi
İnsanın içinde yaşadıklarına karşı, her zaman bir tepki verme dürtüsü vardır. Bu gün doğru bildiğinin bir süre sonra yanlış olduğunu görmek, bazı kavramların sadece söylemlerde olup, eylemlere yansımaması, beklentilerin istek ve arzuları karşılamaması bu tepkilerin oluşmasında bir etkendir.

Hayattan ders almak, nerede yanlış yaptığını fark edip, geri dönmesini bilmek belki de en güzel erdemlerden birisidir. Yaşanan yanlışlara tepkisiz kalmamak adına, doğru olanı sonuna kadar savunabilme çabasıdır başkaldırmak.

Ali Erkan Kavaklı'nın eseri "Başkaldırıyorum" özellikle yetmişli yılların derin siyasi sancılarının çekildiği ve yurt dışına göçün başladığı dönemin anlatıldığı bir romandır. Siyasi akımların etkisiyle genç nesillerin nasıl özlerinden koparıldığı, ideolojilerin insan hayatlarını nasıl harcadığı en güzel şekilde aktarılmaya çalışılmıştır.

Tayfun'un, ailesi Almanya'da yaşamaktadır. Okuması için Türkiye'ye gönderilir. Halasının yanında kalacaktır. Fakat Türkiye'ye gönderilmesiyle ailesi arasındaki bağ da kopacaktır. Yoksulluk ve sefalet içinde bir hayat kendisini beklemektedir.

Eniştesinin sorumsuz ve zorba tavırları, onu bir sığıntı gibi görmesi, bunun yanında babasının da kendisini adeta unutması, babasına karşı içinden çıkılmaz bir kine dönüşür. Ortaokul yıllarında ideolojilerin kendisine en sağlam zemin bulduğu okullarda, bazı öğretmenlerinin de etkisiyle siyasi akımlara maruz kalır. Kendisini bir militan olarak bulur ve birçok eyleme katılır.

Tekrar Almanya'ya ailesinin yanına döner. Fakat geldiği bu yer de aslında cehennemden farksızdır. Babası ile kıyasıya bir savaş başlar. Gece hayatına alışır ve saz çalarak para kazanır. Kısa zamanda adını duyurur. Artık hayata bakışı alkol ve kadın üzerinedir.

Bütün olumsuzluk arasında tanıştığı Buket'i kaçırarak evlenir. Fakat şartlar düzenli bir hayat kurmasına izin vermez ve tekrar gece hayatına devam eder. Fakat evliliği ve doğan çocuğu, bu hayattan nefret etmesini sağlar.

Aynı zamanda içindeki manevi boşluğu doldurabilmek için yollar aramaktadır. Geçirdiği bir kaza sonrası çocuğu yaralanır ve hastanede tedavi görür. Bu aynı zamanda kendi hasta ruhunun da tedaviye başladığı gündür. Şenel ağabeyi beynindeki bütün taşları yerinden oynatmış, bu zamana kadar yok saydığı her şeyin varlığını ispatlıyordu. Sonunda gönül doktorunu da bulmuştu ve onun vesilesiyle bu zamana kadar yaşadığı bütün isyanlarına başkaldıracaktı.

"Her isyan bir baş kaldırıdır" başkaldırmak tabiri ilk etapta isyanı akla getirir. İsyanlar genellikle kanlı olur. Tarih, yüzlerce dehşetli isyanın hikâyeleri ile doludur...

İlk önce nefsine başkaldıracaksın, cahilliğe, tembelliğe, pisliğe, içkiye, kumara, zinaya başkaldıracaksın.

Her türlü haksızlığa, sahtekârlığa, vurgunculuğa, diktatörlüğe, zulme, yoksulluğa, bölünmüşlüğe, sömürüye, çifte standarda başkaldıracaksın.

Laik olmayan laikliğe, demokratik olmayan demokrasiye, Müslümanların ikinci sınıf insan yerine konmasına başkaldıracaksın.


Bu kitap, işte böyle bir başkaldırının yaşanmış gerçek hikâyesidir.

Aslında hem ülkemizin Avrupa'ya göçüyle orada yaşadığı zorlu hayatı, hem de o yıllarda ülke içindeki siyasi akımlar sayesinde inançsız, bilinçsiz yetişen bir neslin acı dramını okuyabileceğiniz yaşanmış bir hikâyedir. Ali Erkan Kavaklı'nın eseri BAŞKALDIRIYORUM, Nesil yayınlarından okuyucuya ulaşıyor.



BAŞKALDIRIYORUM
ALİ ERKAN KAVAKLI
NESİL YAYINLARI
256 SAYFA Yakup Çak - 25.06.2013

,

2009

Yakup Çak Hakkında

Yakup Çak

1971 Karaman doğumluyum, ilkokulu kendi köyümde, ortaokulu da Karaman?da okudum, Lise?yi ise Konya Meram Ticaret lisesine gittim ama bitirmek nasip olmadı. Şu anda Konya da Özel bir ambalaj tesisinde çalışıyorum. Edebiyata olan düşkünlüğüm elimden kalemi bırakmama müsaade etmedi. Ve kendi imkânlarımla Sızak adında bir roman çıkardım. Halen şiir, hikâye, deneme ve roman alanında çalışmalara devam ediyorum.

Not: Fotoğraftaki şahıs kendisi değildir.