Bir Daha Asla Yalnız Olmamak

Bir Daha Asla Yalnız Olmamak

Bir Daha Asla Yalnız Olmamak

27.04.2020 - Nur Sena Akın
Bir Daha Asla Yalnız Olmamak

Akışkan Gözetim kitabı, modern toplum bireylerinin küreselleşmeyle beraber değişen toplumların akışkanlığı, kesinlik ve sınırları ortadan kaldırılmasını konu edinmiştir. Modern toplumun hızlı değişimine "akışkanlık" adını vermişlerdir. Zygmunt Bauman, David Lyon karşılıklı soru cevap şeklinde bireylerin ve toplumların gözetlenme süreçlerini değerlendirmişlerdir. “Descartes düşünüyorum öyleyse varım sözünün güncel uyarlamasının görülüyorum (izleniyorum, kaydediliyorum) öyleyse varım olduğu çağımızda” izlenmek artık olağan bir durum haline dönüşmüştür.

Güvenlik adı altında sürekli gözetleniyoruz, sürekli denetim altındayız desek kulağa korkunç geliyor değil mi? Rutin ve en sıradan alışverişlerimizde veya internet kullanımında sosyal medyada yer almakla, gözetimimizi bir nevi kendimizin katkı sağladığını söylesek peki? Kendi bilgilerimizi, kendimizin paylaşmasıyla da denetim mekanizmalarının edilgen konumundan etken faillere dönüştüğümüzü söyleyebiliriz. Tüm dünyada sadece havaalanlarını kullanarak yolculuk edenler 20yy. pasaport kontrolünde özellikle 11 Eylülden beri hızla artan vücut tarayıcıları ve biyometrik denetleyicileri gibi yeni cihazlara da razı olmaları gerektiğinin bilincinde. Bauman, gözetimin modernitenin temel boyutlarından biri olduğunu söyleyerek artık bir zamanlar katı ve sabit görünen gözetimin çok daha esnek ve devingen bir hal olduğunu eskiden yalnızca marjinal bir etkisinin olduğu, birçok yaşam alanına sızdığını ve yayıldığını iddia ediyor.

Kitapta artık güvenlik geleceğe dönük bir projeye dönüştüğü ve gelecekte olan şeyleri dijital teknikler ve istatiksel akıl yürütme sayesinde denetlemeye çalışarak, gözetim yoluyla işlediğini savunuyor. Bize şuan uzak bir kehanet gibi gelse de 50 yıl sonra belki de distopyalardaki gibi sadece vücudumuza takılan ciplerle her şeyimizden haberdar olunan gözetim mekanizmaları oluşturulabilir. Bu sürecin en etkili faillerinden birisi hiç şüphesiz ki sosyal medyadır. Sosyal medyanın varlığı kullanıcıların izlenmesine ve edinilen bilgilerin diğerlerine satılmasına bağlıdır. Belirli bir algoritmadan insanların siyasi görüşlerine dair bilgileri Facebook gibi bir platformdan alınıp yapılacak olan seçimlerde hedef kitlenin belirlenmesinde kullanılmıştır. Bu durum sosyal medyanın artık ne kadar güçlü ve belirleyici olduğunu göstermektedir. Sözde kendimize ait olduğunu düşündüğümüz profillerimizin bilgileri düzenli olarak güncelliyoruz ve hatta isteyerek her gün kartlarımızı kullanarak, posta kodlarımızı söyleyerek, kimlik numaralarımızı vererek biz sunuyoruz. Bauman, “Kişisel organizasyonlar tarafından kuvvetle emilen bilgilerin büyük bir çoğunluğu aslında kişilerin kendileri tarafından cep telefonları kullanarak alışveriş merkezleri giderek tatillerde seyahat ederek eğlenerek veya internette gezinerek sağlanmaktadır” demiştir. Haklarımızı kendimizin ihlal ettiğini ve temel özgürlüğümüzün insan haklarının unutulduğundan söz etmektedir.

Mahremiyet Algısının ve Sınırlarının Değişmesi

Mahrem olan her şey artık potansiyel olarak kamusal alanda yapılmaktadır. Kamunun tüketimine açık halde sayısız sunucularından birinde kayıtlı olan bir şeyi internette unutturmak mümkün olmadığı için sonsuza kadar ulaşılabilir kalmaktadır. Anonimlikte ki bu aşınmanın sebebi her yere yayılmış olan sosyal medya hizmetleri belki de hepsinden önemlisi toplumumuzda artık neyin kamusal neyin mahrem olması gerektiği konusunda ki anlayışların değişmesidir. Bauman ve Lyon “Mahremiyet hakkımızı kendi rızamızla katlettiğimiz ya da belki de bize sunulanlar karşılığında ödenecek bir bedel olarak mahremiyet kaybına rıza gösterdiğimizi” savunmaktadır. Bu konuda kişisel bağımsızlığımızı mezbahaneye kendi ellerimizle göndermemiz için bize uygulanan baskının kuvvetli olmasından ötürü durumumuzu koyun sürüsünün durumuna benzetmektedirler.

Bauman “akışkan modernite” kavramını denetim ve gözetim mekanizmalarının bir başka boyutu olan “panapticon” ve “sinapticon” kavramları üzerinden açıklamakta. Jeremy Bentham’ının “Panapticon Hapishane” modeli üst düzey bir güvenlik önlemiyle tasarlanmış bir güvenlik gözetim ağıdır. Mahkûmlar cam bir mimarinin içerisindeyken dışarıyı görememekte ancak cam mimarinin dışındaki gardiyanlar bu insanların davranışlarını gözlemleyebilmektedir. Amaç, mahkûmların her daim izlendikleri fikrine kapılmalarıdır. Foucault, “panoptikon” fikrinin modern güç kavramının babası olduğunu söyler. Buna örnek olarak ise bir dönem televizyon programı olan biri bizi gözetliyor verilebilir. İzlenmese bile her an izlenebileceğini düşünen birey, kendi kendine bir oto kontrol mekanizması geliştirir ve kendini denetlemeye baslar. Günümüzde Panoptikon artık Sinapticona evrilmiştir. Şöyle ki artık kendi mahremimizi kendimizin sunması röntgencilik kavramını dönüştürmüştür. Dunbarda “Facebook sayfanda 50. 100 hatta 5000 kişiye arkadaş olabilirsiniz ama 150 kişilik bir çekirdek kadronun dışındakiler yalnızca günlük hayatımızı takip eden röntgencilerden ibarettir” diyerek röntgencilik kavramının değiştiğine dikkat çeker. “İfşa edilme korkusu fark edilme hazzı tarafından bastırılmaktadır.” İzlenme ve görülme bir tehdit olmaktan ziyade cezp edici bir hal almaya başlamıştır. Devletin ya da başka şeylerin bizi izlemesine gerek kalmadan sinapticona yani kendimizi görünür kılmamız ile kendi yaşamımızın ayrıntılarıyla herkese ulaşılabilir kılmaktayız. Sosyal mecralarda kayıt altına tutmamızla beraber birey gözetim mekanizmasının amacından çok aracına dönüşür hale gelmiştir.

Tüketim Kültürü ve Reklam: Masum Olmayan Kapitalizm ve Bilgi Çağı

Bauman ve Lyon, izlenmenin tüketim kültürüyle bağını da atlamamıştır. Herkes istediği bir ürünün reklamının sürekli önüne çıktığına şahit olmuştur. Yaptığımız beğeniler neticesinde reklamlar ve pazarlanan her türlü ürün önümüze tüketmemiz için bizim yardımımızla sunulmaktadır. Amazon.com; WishLis (istek listesi) özelliği sayesinde müşterilerini izlendiklerinden haberdar etmenin neşeli bir yolunu bulmuştur. Amazon servis sağlayıcıları artık benim seçimlerimi veya hobilerimi benden daha iyi bilerek daha öncesin de hazırlanmış listeler ve beğenilerle gezintimi kolaylaştıran dostça yardımlar olarak göstermektedir. Bir başka örnek de Google da aynı sözcüğü arayan birden fazla kişinin karşısına farklı sonuçlar çıktığı bilinmektedir. Bunun sebebi Google’ın arama sonuçlarını daha önceki aramalarımıza bakarak geliştirmesidir. Benzer bir şekilde Netflix de daha önce izlediğin film veya dizilere yakın içerikleri önermesi, İnstagram da ilgi alanlarına yönelik sayfaların önüne çıkması tesadüf değildir. Sürekli hale gelen bu denetim mekanizmaları artık gündelik yaşamımızda belirleyici olmaktadır. Örneğin yolda birisiyle karşılaştığın zaman “sana öldün mü yaşıyor musun ortalıkta görünmüyorsun” derken sosyal medyada aktif olmadığın için bunu düşünmesi hayatlarımızın çevrimiçi ve çevrimdışı olmak üzere iki evrene bölünmüş olmasını bir göstergesidir.

Modern toplum bireylerinin denetim ve gözetim mekanizmalarına tabi tutulması sonucunda bu süreçten haz duyan bir toplum oluşmuştur. Sosyal medya aracıyla da mahremiyetin dönüşümüne katkı sağlamaktayız. Bütün bu gözetim mekanizmalarını kendi ellerimizle beslememizle beraber daha çok denetlenebilir ve gözetlenebilir hale gelmekteyiz.

Akışkan Gözetim

Zygmunt Bauman - David Lyon

Çev. Elçin Yılmaz

Ayrıntı Yayınları

176 S.

Nur Sena Akın - 27.04.2020

,

3880

Nur Sena Akın Hakkında

Nur Sena Akın

1996 yılında Ankarada doğdu. Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Öğrenim serüveni Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji bölümünde yüksek lisans öğrencisi olarak devam etmektedir. Özellikle sinemayla ilgilenmekte, yazım sürecine yaptığı araştırmalarla devam etmektedir. 

Yorumlar
  • Büşra Dalyan 2020.04.27 19:16

    Modern dünyanın insan ve toplum üzerine çok güzel değinilmilş, özellikle mahremiyetle ilgili görüşleri çok takdir ediyorum.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin