Bir Hikmet Deryası; Hikem-i Atâiyye

Bir Hikmet Deryası; Hikem-i Atâiyye

Bir Hikmet Deryası; Hikem-i Atâiyye

17.10.2018 - Enes Can
Bir Hikmet Deryası; Hikem-i Atâiyye

Çoğu değişimlerin anlık meydana geldiği günümüzde, ortaya konan felsefelerin, siyasi ve sosyal gelişimlerin hızına yetişemiyor durumdayız. Nice yozlaşmış, sonradan üretilmiş suni felsefelerin, bu topraklardaki etkisi elzem sonuçlar ortaya çıkarsa da bu toprakların mayasında bulunan o manevi güç bizleri ayakta tutmuştur. O mayanın oluşmasında ve bu topraklardaki umut kandillerinin köşe başlarında bir bir yanıyor olmasında en büyük etkenlerden biri de, Anadolu topraklarının yüzyıllardır süre gelen büyük bir tasavvuf kültürüne sahip olmasındandır. Tasavvuf geçmişten günümüze bu coğrafya da siyasetten adalete; mimariden edebiyata, insan ilişkilerinden müzik anlayışımıza kadar etkisini büyük bir alanda göstermiştir. Bu bağlamda insanın dünyayı, evreni, kâinatı keşfetmek için olaya kendini keşfetmekle başlaması gerekliliğini öne süren tasavvuf öğretisi; ‘iyi insan olma’ felsefesini tüm dünyaya yaymıştır.

Tasavvuf ile ilgili binlerce kaynak, yüzlerce kitabın günümüze kadar ulaşmış olması, bu öğretilerin anlamlandırılabilmesi için çok büyük bir temel oluşturmaktadır. Bu temelin oluşmasında bize yardımcı olacak önemli kaynaklardan biri de Hikem-i Atâiyye’dir

Sufi Kitap’tan çıkan, Kastamonulu Seyid Hafız Ahmed Mahir Efendi tarafından şerh edilen kitap, 539 sayfalık bir hikmet deryası. Her bir hikmetin bir kitaba eş değer olduğu bu hazine, toplamda 261 hikmetten bahsetmektedir. Aslı iki cilt olan eser bu kitapta birleştirilmiştir. Şerh eden zatın titizlikle ve yıllarını verdiği bu eser, ayrıca yazarının hayatından kesitler de sunmaktadır.

Dünyayı, evreni, kâinatı keşfetmek için önce insanın kendini keşfetmesi gerekliliğinden yola çıkarak; ‘Kendini bilen, haddini bilir; haddini bilen, Rabbi’ni bilir’ düşüncesini temele almaktadır. İyi insan olma, kemâlata erme, takva, irfan sahibi olma, amel, aşk ve birçok tasavvufi ve itikadi konuyu, muazzam hikmet hikâyeleriyle besleyerek okuyucuya aktarmaktadır.

Okurken karşınızda bir aynanın olduğunu görecek ve her hikmette yüzünüze inen bir tokadın sızısını yakinen hissedeceksiniz. Kalbinizdeki çoğu hastalığın reçetesini sunan bu kitap, ruhunuza umut kandilleri yakmanıza vesile olacaktır. Çoğu tasavvufi terimin açıklamasını öğreneceğiniz bu eserde, ayrıca büyük tasavvuf âlimlerinin hayatlarından kıssalara ulaşabileceksiniz.

Kitaptan bölümler;

-Günahkârın inlemesi, abidlerin tespihinden daha sevgilidir.

-Tefekkür yetmiş senelik ibadetten hayırlıdır. Tefekkür olmadıkça tecelli kapıları ve müşahede meydanları açılamaz.

-‘’ Men arefe nefsuhu fekad arefe rabbehu’’( Nefsini bilen Rabbini bilir.)

-Hak Teala örtülü değildir, sen onu görmekten perdelisin.

-Tamah eden kuldur, ümit kesen hürdür.

-Tasavvufun tamamı edeptir. (Ebu Hafs Kebir H.z)

-Mürid çok ilimden ziyade az edebe muhtaçtır.( İbn Mübarek H.z)

-Her soruluna cevap veren, her gördüğünü anlatan, her bildiğini söyleyen kişinin cahil olduğunu anla.

-Taat etmediği halde taatın yokluğuna üzülmek gurur alametidir.

-Bu dünyanın sevinci dert ile, sevinci de hüzün ile ikizdir.

-Cüneyd-i Bağdadi; Tasavvuf nedir? –Şeriatta istikamettir.

-Allah’ın rahmetinden kâfirlerden başkası ümit kesmez.(Yusuf-87)

-Beyazid Bestami; ‘’Allah’ı, Allah’la bildim.’’

-Allah’tan başka şeylerle sükûnet bulmaktan Allah’a sığınırız.

-Alçaklıktan zevk alıp övünen müridde kibirden arta kalanlar vardır.

-Şeyh, kendisinden söz dinlenilen değil, sır ve hal alınandır. Şeyh, Mevla kapısına müridi çağıran değil, müridiyle Cenab-ı Ha arasındaki perdeyi kaldırandır. Şeyh dervişi sözleriyle irşat eden değil, haliyle maksada eriştirip mutlu edendir.

Hikem-i Atâiyye

Atâullah İskenderi

Şerh: Kastamonulu Seyid Hafız Ahmed Mahir Efendi

Sufi Kitap / 7.Baskı

Eylül 2017, İstanbul

Enes Can - 17.10.2018

,

338

Enes Can Hakkında

Enes Can
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin