Bir Kitabın Notları

Bir Kitabın Notları

Bir Kitabın Notları

25.07.2013 - Ferhat Özbadem
Bir Kitabın Notları

Kardeşim! Bilmelisin ki, ölüm, insanlar için en büyük öğüt veren ve en büyük ders almamız gereken ibret dolu bir olaydır. Yazık ki, katı yürekler hiç de bundan bir öğüt almadıkları gibi kendileri adına bir ders de çıkarmıyorlar. Eğer ölümden bir ders alınsaydı, bu, zaten bir vaiz olarak bize yeterdi.

Kardeşim! Bilmelisin ki, mümin can çekişme noktasına gelince, Azrail’e onun canını alması için emir verilir. Azrail de bu mümin kişinin yanına güzel bir surette, güzel kokular içerisinde olarak gelir. Onun ruhunu almaya başlar ve canını alırken de tıpkı yağdan kıl çekercesine, onun canını alır.

Cenaze kabre konulup defin işlemi bittikten sonra, artık kabirde Münker ve Nekir adı verilen iki meleğin sorgusuyla karşı karşıya kalır. Kabre konulan kişi, kendisini getirip kabre bırakanların oradan ayrılırlarken ayak seslerini duyar. Çünkü artık kabre konulup sorgu işlemi başlaması amacıyla ruhu kendisine yeniden dönmüştür. Çünkü kendisini sorgulayacak olan melekler karşısında sorulanları anlayabilmesi için duyu organları, ruhu ile birlikte bedene dönmüştür. Böylece kendisine sorulanları anlayabilsin ve buna göre onları cevaplamış olsun.

Şunu da bilmelisin ki, kabir azabı iki kısımdır; bunlardan bir kısmı süreklidir. Bu, kâfirlerle münafıkların ve bir de bazı isyankâr kulların kabir azabıdır. İkincisi ise sürekli olmayı kesilecek olan azaptır. Bu, işlediği suçu ve isyanı hafif olanların göreceği azaptır.

Düşün yaşlılığını ve varacağın son noktayı

Güçlü iken sonradan toprağa gömüleceğini

Bir kez düşmeyesin kabre

Beklersin ta gelecek haşre

Yaşıyorken sağlamca olan bedenin

Gün gelecek darmadağın olacak cismin

Eğer örtmeseydi kabir kokuşmanı

İnan ovaları ve dağları iğrendirirdin

Yaratıldın topraktan oldun yaşayan bir diri

Öğrendin konuşmayı, oldun bir hatip

Tekrar döndün toprağa yerleştin

Sanki topraktan çıkan sen değildin

Bu dünyayı boşadın üç talakla

Ölmeden önce tevbeye başla

Öğüt verdim sana, kulak ver dinlemeye

Senin gibisine kimse göstermez doğru yolu

Bırakılsak da bizi bekler ölüm yolu

Dar gelir bize kalabalıktan geniş yol

Her günün sabahında ünler biz bir ses

Semiz bedenini kurtlar, binalarını da yıkım bekler 

Şurası bilinmelidir ki, ahiret gününe iman etmek, imanın sıhhat şartlarından bir şarttır. Kim ahiret gününe iman etmezse o kimse kesin olarak kâfirdir. Kaldı ki bu konu Kur’an’ın birçok ayetlerinde zikrolunmuştur. Bu ayetlerin kiminde cehennem ateşinden ve azabından uzak durma uyarısı, kimisinde ise ora ile alakalı olarak kimi durumların ve müşahedelerin ele alınmış olması, kimisinde de oranın mutlaka bir gün gelip gerçekleşeceğidir.

Ey kardeşim! Şunu iyice bilmelisin ki yüce Allah hepimizi cehennem ateşinden korusun. Çünkü cehennem ateşi, Allah’ın kâfirlerle münafıklar ve bazı isyancı kimseler için ha­zırladığı azap ve cezalandırma yurdudur. Her şeyden münezzeh olan yüce Allah Kur’an’ı Kerim’in birçok ayetlerinde bizleri bu tehlikeden uzak durmamız için uyarmıştır.

Cennet nimet yurdudur. Allah burayı kulları içinden iman edenlerle Allah’ın emri ve yasakları doğrultusunda hareket eden takva sahibi olanlar için hazırlamıştır. Bu, onların dünyada iken samimi iman etmiş olmaları ve salih ameller işlemeleri sebebiyledir. Kendi nefislerini kötü isteklerine direnmeleri, masiyet ve haram olan şeyleri terk etmeleri bakımındandır.

 

Ey kardeşim! Bilmelisin ki, cennete giden yol, aslında Allah’ın kendileri için kolay kıldığı kimseler adına bu öyle zor bir yol değildir. Çünkü bu yol salih amel işlemekten geçer ve temeli inanmaya dayanır. Zira temeli imana dayanmayan her amel boşunadır, hiçtir. İşte sana bu yolu, seni Firdevs cennetine götürecek olan yolu Kur’an’ı Kerim’den alarak öğreteceğim. Yüce Allah şöyle buyuruyor:

“Gerçekten müminler kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler. Onlar ki, zekâtı verirler Ve onlar ki iffetlerini korurlar, Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu cariyeler hariç. Bunlarla ilişkilerden dolayı kınanmış değillerdir. Şu halde, kim bunun ötesine git­mek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir. Yine o müminler ki, emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler Ve onlar ki, namazlarına devam ederler. İşte, asıl bunlar varis olacaklardır; Evet Firdevs’e varis olan bu kimseler, orada ebedi kalıcıdırlar.” (Müminun, 23/1–11)

 

 

Ahiret günü

Abdulkadir Mutlakurrahbavi

Tercüme eden: Harun Ünal

Beka yayınları

Ferhat Özbadem - 25.07.2013

,

2156

Ferhat Özbadem Hakkında

Ferhat Özbadem

1979 yılında Adıyaman?da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Adıyaman'da bitirdi. Gül Eğitim Yardımlaşma Dayanışma İlmi Araştırmalar ve İnsan Hakları Derneği kurucu üyesidir. Özgün İrade, Vuslat, AbıHayat ve Yolcu dergisinde şiir ve makaleleri yayınlanan yazar evli üç çocuk babasıdır.

zeynepder.org, haberdurus.com, gulder.info, dunyabizim.com, kitaphaber.com.tr web sayfalarında belli periyotlar ile yazı yazmaktadır.

Yayınlanmış Eserleri:

  • Ebrulim
  • Kur'an'ın Gölgesinde Hz. Muhammed
  • Cennetin Yolu
  • Kur'an'ı Nasıl Okumalı
  • 40 Esas 40 Düstur
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin