Bir Kurtuluş Reçetesi; Barbar, Modern, Medeni

Bir Kurtuluş Reçetesi; Barbar, Modern, Medeni

Bir Kurtuluş Reçetesi; Barbar, Modern, Medeni

22.11.2018 - Uğur Cumaoğlu
Bir Kurtuluş Reçetesi; Barbar, Modern, Medeni

Barbar, Modern, Medeni; insanlığın günümüzdeki tüm görüntülerini içinde barındıran ve insanlığın durumunu ifade eden bir tür sacayağı niteliğinde. İbrahim Kalın’ın Barbar, Modern, Medeni; Medeniyet Üzerine Notlar adlı son eseri bu sacayaktan hangisinin insanlığın temel ve onu ayakta tutan direği olduğunu inceliyor. Medeniyeti mümkün kılan temeller ile bu temeller üzerine inşa edilen toplumların ihya kabiliyeti fertten insanlığa doğru bir iddia ortaya çıkarır. Eser, kavramsal bir muhayyileden yola çıkarak bu muhayyilenin inşa ve ihya yeteneğini sorgulayarak karanlıkta kalan tüm yanlarına ışık tutuyor.

Her medeniyetin kendine has ‘büyük anlatılar’ı vardır. Bu büyük anlatılar o medeniyetin yetiştirmiş olduğu ve zamanın öldüremediği büyük düşünürler aracılığıyla vazedilir. Zaten medeniyet olmak da bunu gerektirir. Büyük bir medeniyet tecrübesine sahip olmak demek aynı zamanda tarih ve toplum açısından zirveye ulaşmış isimlere de sahip olmaktır. Bu tecrübe medeniyetin başlangıç noktası değil o toplumun elde ettiği tarihsel ve toplumsal birikimin bir sonucudur. Bu deneyimin kendini gösterdiği en önemli örnekler ise şehirlerdir. Her toplum/medeniyet, ulaştığı çağda tüm kurumsal yetkinliğini şehirler aracılığıyla gösterir. Ki bu örnekler zamanlar üstü olanı çağların ötesine taşımanın mücadelesidir. Kitapta da Mekke, Medine, Kudüs gibi üç İslam şehri, Farabi ve İbn Haldun gibi farklı zamanlarda yaşamış iki medeniyet düşünürü kitabın sonundaki bölümün konuları olarak işleniyor.

Fakat şehirleri ve düşünürleri inşa edip yetiştiren elbette o medeniyetin sanat ve güzellikle olan münasebetidir. Bu, aynı zamanda ulaşılan üslubun zenginliğinin ve insan ötesi bir tefekkürün yansımalarıdır. Bir medeniyeti bu mertebeye ulaştıran da onun bilgi tasavvurudur. Hikmet ve hakikat ile olan ilişki irfani düzeyde farklı dereceler ve derinlikle kendini gösterir. Bir medeniyetin varlık tasavvuru o medeniyetin anlam küresini inşa eder. Varlığın dinamik yapısı ile ilgili tüm tasavvurlar varlığın birliği kaidesine ne kadar yaklaşırsa insan ve varlık ilişkisi de o derece kaostan uzak ve düzenli olur.

Medeniyetlerin dünyayı tanıma ve bütüncül bir varlık kavrayışı oluşturma mücadelesi kaçınılmaz olarak bir dünya görüşü ortaya çıkarır. Bu görüş, elbette niyete bağlı olarak değişebilir ve kozmolojik bir anlam arayışı bireyden topluma her şeye sirayet ederek o muhayyileyi de uyumlu veya uyumsuz olarak inşa eder. Eserde de dile getirildiği üzere bu varlık tasavvuruna en çok etki eden, güç ve sömürü niyetinin teknik ve medeniyet olarak karşımıza çıkardığı kaygıdır. Bu kaygı, yine kitapta da anlatıldığı gibi medeniyetin gelişimine ve tarihin akışına tesir ederek insanlığın görünenin ötesine geçme kavgasını da akim kılar. Nitekim medeniyetler ittifakı ve medeniyetler çatışması tezleri bu duruma örnek olarak eserde işleniyor.

Buna bağlı olarak modernitenin insanlığın medeniyet tecrübesine karşı daha lokal bir tecrübe olarak “kültürü” alternatif olarak sunması veya dayatması, sömürgeci bir dayatma olarak kendini göstermektedir. Çünkü Kalın’ın kitapta da bahse konu ettiği gibi günümüz toplumlarının teknik kapasitesi veya bilimsel seviyesi onun medeni olma ölçütü değildir. Zira kendini tüm insanlığın yegâne ölçütü olarak gören Batı’nın elinde barbarlıktan beslenen bir zihniyet ve sömürü iştahından başka bir şey yok. Bu ilkellik, toplumsal bir muhayyileden ve varlığın ötesini idrak etmeyi sağlayacak ruhsal bir tecrübeden yoksun ve onu anlayamayacak bir ilkellik ve barbarlıktır.

Eserin en başındaki konu her ne kadar her şeyin başlangıç noktası olan ‘medeniyet’ kavramı olsa da; bu kavram, insanlığın varlık anlayışından toplum tasavvuruna, ferdin ruhunu özgür kılacak ve parçası olduğu büyük bütünü kavramasını sağlayacak medeniyet fikrine kadar her şeyi içinde barındırır. Kitabın giriş konusu olan ‘medeniyet’ kavramı zerreden küreye tüm kâinatı kuşatan ve anlaşıldığında kişiyi medeni/özgür kılan bir tasavvurun karşılığıdır. Başlangıç zihni inşa eden kavram, sonuç ruhu zirveye taşıyan tecrübedir. İbrahim Kalın’ın bu eseri, günümüzdeki kaybolmuş bireyi yeniden inşa ve ihya etmek için çok kıymetli bir davettir.

Barbar, Modern, Medeni

Medeniyet Üzerine Notlar

İbrahim Kalın

İnsan Yayınları

İstanbul, 2018

299 Sayfa

Uğur Cumaoğlu - 22.11.2018

,

1250

Uğur Cumaoğlu Hakkında

Uğur Cumaoğlu
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin