Bir Macera Romanı: İki Yıl Okul Tatili

Bir Macera Romanı: İki Yıl Okul Tatili

Bir Macera Romanı: İki Yıl Okul Tatili

12.08.2015 - Serkan Parlak
Bir Macera Romanı: İki Yıl Okul Tatili

"Slugi adında yüz tonluk bir tekne içindeki çocuklardan oluşan on beş mürettebatla 1860 senesinin 9 Mart gecesi okyanusun ortasında büyük bir fırtınaya yakalanır. Fırtına ve azgın dalgalarla en büyüğünün yaşı on dört olan dört çocuk savaşmaktadır. Başlarında onlara yol gösteren ne bir kaptan ne de büyük birisi vardır. Çevrelerinde onlara yardım edebilecek herhangi bir gemi de yoktur. Gemideki çocukların tek isteği okyanustan kurtulup ayaklarının bir kara parçasına basmasıdır.

Geminin içindeki çocuklardan Briant'ın kardeşi "Geminin içini su bastı çabuk gelin!" diye bağırır. Briant hemen aşağı iner. On kadar çocuk korku içinde ona bakmaktadır. Briant suyun güverte kapaklarından sızdığını, teknede çatlak olmadığını anlar ve içi rahatlar. Yeniden dümenin başına geçer. Büyük bir dalga geminin miçosu zenci çocuk Moko'yu sürükler. Moko bir süreliğine gözden kaybolur. Daha sonra yardım isteyen sesi duyulur. Briant yelkenin halatlarına zorlukla tutunmuş olan Moko'yu dümen dolabına zorlukla çekip, kurtarır.

Fırtına iyice hızını arttırmış, yelkenli her an batacak duruma gelmiştir. Moko bağırır: Kara! Kara! Beş altı mil uzaklıkta bir kara parçasının olduğunu güvertedekiler de görür. Briant geminin baş tarafına geçer. Moko, Gordon ve Doniphan dümen başında kalır. Bir tehlike vardır: Geminin hızla kayalıklara çarpıp parçalanması...

Briant bu tehlikeye karşılık geminin içinde bulunan küçük çocukları güverteye çıkarır. Çocuklar dalgaları görünce korkuyla bağırır. Gemi karaya üç dört yüz metre uzaklıkta kalakalır. Briant çocuklara birlikte hareket etmeleri gerektiğini ancak böyle kurtulabileceklerini söyler. Sabah olmuş, hava iyice ağarmıştır. Karanın görünen kısmında herhangi bir yaşam belirtisi yoktur. Deniz iyice yatışmış, sular çekilmeye başlamıştır. Boxter yelkenlinin sandalını bulur. Sandal sayesinde kıyıya çıkabileceklerini söyler. Doniphan ve Briant arasında çekişme başlar. Gordon araya girip ortamı yatıştırır.

Kayığı kullanmak için en elverişli zamanı beklemeye karar verirler. Konserve ve bisküvi ile kahvaltı yaparlar. Deniz henüz durulmadığından kayaların üzerinden halat aşırarak kıyıda bir yere bağlamaya karar verirler. Yaşları büyük olanlar birbirine yardım eder. Briant halatla denize atlar, dalgalar onu sürüklemeye başlayınca çocuklar güçlükle onu güverteye çekerler. Büyük bir dalga Slugi'yi kayalıklardan kurtarıp kumsalın ortasına oturtur..."

Yukarıda giriş bölümünün ayrıntılı bir özetini vermeye çalıştığım " İki Yıl Okul Tatili" adlı Jules Verne'in ünlü macera romanlarından. Eserde roman sanatına özgü bütün unsurların oldukça naif bir biçimde ele alındığını belirtmek gerekiyor. Bu da oldukça doğal, çünkü modern romanın ortaya çıkış ve ilk gelişim yıllarının gereği bu durum.

Çeşitli kaynaklardan ulaşılabilecek sayısız özette metnin ilerleyen bölümleriyle ilgili şöyle cümlelere rastlıyoruz: “Avlanmayı, tuzaklar hazırlamayı, hayvanları evcilleştirmeyi, barınak hazırlamayı öğrenmek zorundadırlar.” 19. yüzyılın popüler ada romanlarından biriyle karşı karşıyayız. Aynı zamanda romandaki çocuklarında itiraf ettiği gibi “Robinson Cruose” dan etkilenildiği bariz bir şekilde ortada. Ancak bazen her şeye hâkim anlatıcı, ağırlıklı olarak da gözlemci anlatıcı- ki bu da dönemin gereği- kullanıldığından yazar olan biteni anlattırıyor.

Çocukların yaşadıkları olaylardan nasıl etkilendikleri duygu, düşünce ve davranışlarıyla belirgin hale gelemiyor. Başlangıçta anlatıcının kim olduğunu anlayıp yazarla yaptığımız sözleşme gereği bunu sorun etmeyerek okumaya devam etmemiz gerekiyor.

“Ancak bu zorlu süreç, kişilik çatışmalarını, uyum sorunlarını ve gruplaşmaları da beraberinde getirerek, küçük koloninin bölünmesine neden olacaktır.” Çocuklar arasında hiçbir zaman tam anlamıyla bir gruplaşma olmuyor aslında. Başkanlık seçimini kaybeden Doniphan birkaç arkadaşını yanına alarak adanın farklı bir bölgesine gidiyor. Korsanların adaya çıkması üzerine geri dönüyorlar. Daha önce de belirttiğim gibi anlatıcı konumunun gereği olarak çocukların bizzat zihinlerinde, davranışlarında, aralarındaki ilişkilerde yaşadıkları çatışmalar asla görünür olmuyor. Romanı çocukların evlerinden ayrılıp geriye dönene kadar geçen iki yıllık sürede olgunlaşma, büyüme hikâyesi olarak okuma da bu yüzden çok sınırlı bir şekilde mümkün olabiliyor.

Bir Macera Romanı

Başucu kitabım diyebileceğim "Sineklerin Tanrısı" nda hem roman sanatının hem de romanda "ada " temasının ele alınışına, gelişimine bağlı olarak bütün bu sorunların aşıldığını rahatlıkla söyleyebilirim. İlgi çekici bir örnek olarak H.G.Wells'in " Dr. Moreau'nun Adası" romanı da okunabilir.

Birçok yayınevi tarafından sayısız basımı yapılan kitabı Bilgi Yayınları'nın çevirisinden okudum. Kitabın girişinde çevirmen adı belirtilmemiş. Eseri koruma süresi eser sahibi yaşadığı sürece ve ölümünden itibaren 70 yıl olduğundan birçok klasik çevirmen adı belirtilmeden yayınlanabiliyor. Bunu hangi yayınevi yaparsa yapsın ahlaki bir davranış olmadığını kabul etmek gerekiyor. Kitabın Fransa baskısından alınan ve hemen hemen dört ya da beş sayfada bir yer alan, olay örgüsüyle bağlantılı siyah beyaz resimlerin çok başarılı olduğunu belirtmeliyim.

Verne'in macera romanlarını evde oturduğu yerden yazdığı doğru bilinen yanlışlardan. Verne; Avrupa, İskandinavya, İngiliz adaları ve Akdeniz Bölgesini gezmekle kalmamış, ayrıca ABD'ye gittiği New York ve Niagara Şelaleri'ni ziyaret ettiği de biliniyor.

Kitaplarının Türkçe'ye ilk çevirisi 1875 yılında yapılmış. İlk Jules Verne tercümelerinin en büyük destekçisi efsane gazeteci ve edebiyatçı Ahmet Mithat Efendi olmuş. İki Sene Mektep Tatili (Deux ans de vacances, 1888)'nin ilk çevirisi ise Ahmet İhsan tarafından yapılmış; Alem Matbaası kitabı 1891 yılında basmış. Ünlü yazarlarımızdan Selim İleri'ye göre geçen yüzyılın başında romanlarda “hikmet” arayan Osmanlı okurları Jules Verne’i çok sevmişler.( Kaynak: Jules Verne Türkiye)

Jules Verne
İki Yıl Okul Tatili

Serkan Parlak - 12.08.2015

,

2897

Serkan Parlak Hakkında

Serkan Parlak

1975 yılında Bilecik'te doğdu. Ankara Üniversitesi D.T.C.F. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. MEB'de öğretmen olarak çalışıyor. İstanbul'da yaşıyor.

Çeşitli türde yazıları Notos Öykü, Radikal Kitap, Futbol Extra, Edebiyat Otağı ve Kırmızı-Beyaz-Siyah'ta (Samsunspor Kitabı, İletişim Yayınları) yayınlandı.

Derlediği "Başka Semtin Öyküleri" adlı öykü kitabı Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi tarafından, ilk romanı "Ormanın Kıyısı" ise Roza Yayınları tarafından yayınlandı.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin