Bir Mananın Peşindeki Öyküler

Bir Mananın Peşindeki Öyküler

Bir Mananın Peşindeki Öyküler

20.12.2018 - Sueda Kurt
Bir Mananın Peşindeki Öyküler

Yazar, üniversite eğitiminden sonra bir süre belediyelerin eğitim ve kültür müdürlüklerinde ve basın danışmanlığında çalışmıştır. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında da görev almıştır ki bu duyarlılığı, ifade edeceğimiz öykülerine de çokça yansımıştır. Öykülerine; Yedi İklim, Hece Öykü gibi günümüzün önemli edebiyat dergilerinden âşinayız.

Allah Her Yüreğe Dokunur; yazarın beşinci öykü kitabıdır. İçinde daha önce de edebiyat dergilerinde rast geldiğim ve peş peşe okuduğumda daha çok mânâ bağını kavrayabildiğim kitap, on bir öyküden oluşuyor.

Çoğu yazarın yaşadığı hayatın eserlerine yansıdığı gibi Selvigül Hanım’ın da memleketi ve Anadolu’yu tanıyışı öykülerine tesir etmiştir. Kahramanları, çoğu zaman taşrada yaşayan, oranın yoksullukları, kayıpları, umutsuzlukları ile büyüyen tiplerdir. Kahramanların ve öykülerin durulukları, kurmacadan uzak, mevcut halleri anlatan hikâyelere dönüşüyor adetâ. Mevcut halleri duru bir dille ifade ederken de son derece samimi bir üslup kullanır Selvigül Hanım. “Dölsüz” öyküsünde, çocuk veremeyen ve bu ithamla yaşamak zorunda olan bir gelini anlatır örneğin. “ Körpe dokunulmamış yanımla sığınırdım sana. Beni koruyamazdın oysa. Kendini bile korumaktan acizdin…” Erken yaşta evlenen, kendini keşfedememiş insanlara da değinir. Büyümek, hayatın halleri, yaşların geçişi konuları öyküler arasında gezinir. Bazen kahramanlar, yılların ilerleyişine yenik bir halde, doğrularını koruyamazlar. Bu son derece hayatın içinde her birimizin başına gelecek bir şeydir. Bu yenilişlerde çevre etkileri baskındır. Bazen şehir hayatı, taşradan uzaklaşma, bazen dünya dertleri bizleri bambaşka hayatlara sürükler. “ Bir o tıslama yoktu ağzında. Şehir bizi her an yutuyordu sanki. Sen her gün daha bir yorgun, daha bir çökmüş geliyordun.” Alıntısı mutlu giden herhangi bir şeyin dünya hali ile daimi olmadığını anlatır aslında bizlere.

Kahramanlar bir yandan dünyayı algılar, bir yandan da büyümüş hallerine uzaktan bakıp onu incelemeye alırlar.” Oysa yıllardır yaşadığım onca acı dolu hatıradan sonra oldukça tecrübeli olduğumu düşünmüştüm.” Bir arayış hali devamlı gezinir karakterlerde.

Bazen de eşyalar dâhil olur dünya halimize. Bir tanık olarak konuşmalarını duyanlara, öykü kahramanı olurlar. Bir gelinliğin dilinden çağımız sorunlarını ifade eder. Öykü dili son zamanlardan biraz daha eskiyi andırsa da, hayattan yakaladığı kesitler son derece günceldir. Parlak fakat içi boş insanları eleştirir nazikçe. Kuşak geçişlerini, değişen gelin ve düğünleri eleştirirken anlam arayan insanların yitişinden endişe duyar. “ Büyük kızın Sudenaz yaklaşık on kilo ağırlığında her tarafından danteller akan, inci işlemeli bir gelinlik giydi…”

Önüne geçilmeyen zamana da değinir, ona karşı duramayan insanın acizliğini de dile getirir. “…Ah Gülnihal sen böyle olsun istemedin oysa. Ama önüne geçilmez ihtirasıyla ve görkemiyle üzerine yürüyen durduramadığın bir dünya vardı işte.” Anlatım, süslü cümlelerle değil tam yerini bulan, üstüne bir şey daha eklesek bozulacak kadar tamdır.

Kahramanlarını kötü olarak göremez, kötülük yapsalar da. Kötü olarak yansıyan davranışın, sebebi bir başka öyküye konu olur. Aynı kahraman bir baba olur, bir çocuk. Hayatın geçişlerinde farklı tavırlar sergiler.

“Kanadı Kırık Bir Kuş Gibiyim” öyküsü belki de kitabın en etkileyici öyküsüdür. Aile fertleri diğer öykülerde de gezinir. Bazen hem inançlı, hem intihar etmeyi düşünen bir kahraman çıkabilir karşımıza. Bu hayatın içinden bir his olmasına rağmen üstü örtülür ve yazar bu noktayı yakalayıp yine dünya hallerimizden bir kesit sunar.

Sivil toplum faaliyetleri de şüphesiz yazarlık kimliğini oluşturan bir başka etken olmalı. 15 Temmuz ve 28 Şubat süreci ile ilgili seçtiği hikâyeler de, yarına kalacak öykülerdir. Dramatize etmeden olanı anlatır ve olan zaten oldukça acıdır. “Her Adım” öyküsü; haksız yere hapis yatan bir kahramandır. Yazarlık tavrı ve vefası ile onu da kalemine dahil etmiştir. Elbette kahramanları ve dili hüzünlüdür. Çünkü hayat, çoğu zaman ânı yaşayan insanı oyalaması ile mutlu ederken, hakikati görmeye çaba eden insanı yaralar. Bu yaraları sarmak içinse şu ayet ile son bulur kitap. “ (Ey müminler!) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelmeden Cennet’e gireceğinizi mi sandınız?”

Allah Her Yüreğe Dokunur

Selvigül Şahin

Okur Kitaplığı

128 Sayfa

Sueda Kurt - 20.12.2018

,

705

Sueda Kurt Hakkında

Sueda Kurt

Fehminaz Sueda KURT. 1993 doğumlu.  Mimarlık yapmakta. Yazarken ve çizerken  yıllardır ne olduğunu bilmediği bir duygu ile hırpalanmakta. Bunun cevabını bulamayacak olsa da yazarak o şeyi  aramakta.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin