Bir Portre Roman: Asr-ı Seyda

Bir Portre Roman: Asr-ı Seyda

Bir Portre Roman: Asr-ı Seyda

18.12.2014 - Enes Can
Bir Portre Roman: Asr-ı Seyda

Hayat hengamesinde ufak bir nefes arayan veyahut menzile varmaya daha çok zamanı olan bilir ki, kitap okumak soluklanmanin diğer adıdır. Kitap boş zamanları dolduran bir etkinlik değil tüm zamanı dolduran, doldurdukça artan, arttıkça genişleyen bir hikayenin ilk cümlesidir. Okumak ama neyi? Başlamak bitirmenin yarısıysa, neyi okuduğunu bilmek de kitabın yarısını bitirmekle eş değer olsa gerek.

Her şeyin bir adabı varken kitap okumanın da bir adabı olduğunu unuttuk çoğu zaman. Yemek gibi fazlası hazımsızlık yapar. İlaç gibidir kitap, hangi hastalığa hangi dozda alınması gerektiği önceden bellidir. Kendi tedavisini yapamayanlar bir kitap dokturunun reçetesine uymalıdır. Çünkü hastalığa yapılan yanlış tedaviler, hastalığın derecesini bir kat daha artıracaktir. Ne de olsa kitap okumak da bir hastalıktır.

Okumak için sıraya koyduğum 3 kitap vardı aslında ama beni cezbeden, beni kendine çeken bu kitap oldu. Benim gibi reçeteyi bir kenera koyup ağri kesici niyetine kitap arayanlar için piyasaya yeni çıkmış bir kitap tanıtacağım.

Asri Seyda;

Bir gönül insanın hayat mücadelesinin anlatıldığı bu kitap gerek ele aldığı konu ve gerek konuyu işlerken yazarın kurguladığı dünya birçok ilki barindirmaktadir. Tasavvufi kitaplarin birbiri ardinca baski yaptığı günümüzde, tasavvufu hayatına tamamen entegre etmiş bir yolcunun, bu konuyu birinci kaynaktan aktarıyor olması konunun berraklığını ve okunmaya değer oluşunu bir kat daha arttırıyor.

Kitap, yıllarca Anadolu'da hasta gonüllere ilaç olma davası güden, ve ilahi riza için canından malından ömründen feragat eden, Seyyid Muhammed Raşit Hz.lerinin hayatını konu edinmektedir. Yazar Ona yakın olma farkındalığını da kullanarak, bu gönül insanına gönül vermiş çoğu kimsenin kitaplardan veyahut sohbetlerinden ulaşamayacagi hatıraları, uzun bir emek ve titizlikle yazıya döküyor. Bu gönül insanını yakından tanıyanlar onun adının bile geçtiği kitabı okunmaya deger olduğunu bilir. Ancak adını ilk kez duyan çoğu insan için bir davaya inanmış ve bu davaya ömrünü adamış bu gönül insanın hayatından alabilecekleri çok büyük dersler olduğunu bilmelidirler.

Kitabı elime alınca merak ettiğim en büyük tarafı yazarın konuyu işlerken ki uslubuydu. Çünkü günümüzde çoğu tasavvufi kitaplar genel olarak akademik bir dille veya popular denilebilecek türde yazılıyordu. Hayatlari tüm insanliğa mal olmus nadide şahsiyetleri işleyen çoğu eser de biyografik bir bütünlük içerisinde anlatıldığı için, belirli bir süreden sonra okuyucuyu sıkabiliyordu. Ancak yazar bunları düşünmüş olmalı ki konuyu ele alırken olaylara çok farklı bir penceren bakarak olay örgüsünü sağlam temellere oturtuyor.

Hatiraları ve emanet aldığı bilgi birikimiyle yazar, bu gönül insanın hayatını farklı bir bakış açısıyla kurgulayarak okuyucuya sunuyor. Genel uslup ve olay örgüsüyle karekterist roman özelligi taşıyan bu eser; bazen bir anı kitabı, bazen söyleşi, bazen biyografik bir eser, bazen de tasavvufu anlatan bir kaynak kitap olma özelliğini bir arada tutuyor. Fakat eser bir porter roman olarak karşımızda durmaktadır. Nazan Bekiroglu'nun Nar Ağacı eserindeki olay örgüsü ve kurgusuna yakın bir tarafı da olan bu eseri, okumaya meraklı, zihninde ve düşünde dolduramadığı bir boşluğu olan herkese tavsiye ediyorum.

ASR-I SEYDA

Sadiye Erol Aykaç

Kapi Yayinlari-2014

1.Baski-263 syf.

Enes Can - 18.12.2014

,

2433

Enes Can Hakkında

Enes Can
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin