Bir Tavşan Randevusuna Asla Geç Kalmaz

Bir Tavşan Randevusuna Asla Geç Kalmaz

Bir Tavşan Randevusuna Asla Geç Kalmaz

17.02.2011 - Bilal Can
Bir Tavşan Randevusuna Asla Geç Kalmaz
Bu mesel Alice Harikalar Diyarından Alınmamıştır. Bizatihi gerçekten söylenmiştir. Tavşan bir randevuya yetişmek için koşar. Bir müddet bekler. Yeleğinin cebinden köstekli saatini çıkarır. Saatine bakar. Geç kaldım. Geç kaldım. Diye telaşlanarak yoluna koşa koşa devam eder. Peki nereye gider bu tavşan. Bir tavşanın randevusu neyledir. Nasıldır.!

"iğneyi kendimize batıracak olursak, uyanacağız ve halen yaşamakta olduğumuz ülkenin bir harikalar ülkesi olduğunu fark edebileceğiz"

Özel bu kitabında bir randevu esnasında dik durmanın ve randevunun neler getirebileceği üzerine ve bu randevunun sonuçları bağlamında Türkiye'nin bir resmini çiziyor. Demokrasi adı altında yapılan ve söylenilen sözlerin ne anlama gelebileceğine dair kısa yazılardan oluşmuş bu kitabı.

Kısa ama etkili bir söylem ile okuyucu karşısında dik bir duruş sergileyerek "sizi nasıl kızdırabilirim?" sorusunu etkin kılıyor. "sizi nasıl kızdırabilirim" yazısında bu kızdırmayı yapabilmek için düşünceler üreten ve damarına basılacak bir insan bulmak ve bu insan üzerinde liyakat nişanıyla o damarın basılmaya layık olup olmadığı üzerine düşünceler üretiyor.

Tavşanın Randevusu'nu benim için özel kılan "yazdıklarımı okuyup da anlamayanlara ithaf olunur" yazısıdır. Şöyle diyor Özel:"bir yazarın, bir sanatçının, bir düşünürün okurdan anlaşılabilmek için özel çaba istemeye hakkı var mıdır! Elbette ki hayır. Eğer bir yazar anlaşılamadığından yakınıyorsa bu kimse piyasaya elverişli "mal" sunmadığı halde sattıklarına müşteri çıkmayışından yakınıyor gibidir. Madem elindekinin satılmasını istiyorsun o halde sattığının niteliğine özen göster. Peki ya bir yazarın anlaşılamadığından başkaları şikâyet ediyorsa buna ne demeli! Hiçbir şey dememeli. Belli ki onlar oradan bir şeylerin anlaşılmasını uygun bulmuyorlar. Duyargalarını o şeyin anlaşılmasına elverişli kılmaya hevesli değiller veya gizliden gizliye anladıkları şeyin ayan oluşundan hoşnut değiller."

Bu güne kadar İsmet Özel okurlarının ya da benim sıklıkla karşılaştığım İsmet Özel okumalarından bahsedildiği zaman her daim bu söz söylenegelmiştir: İsmet Özel'i anlayamıyorum! Yazdıklarını anlayamıyorum. Ne söyledi tam anlam veremedim... Gibi bir sürü söz ile karşılaştım. Özel bu kitabında yazdıklarının okuyucunun neden anlamadığına bir yorum getirip "bir metnin anlaşılması da o metni anlamak üzere hazırlanmış zihni çerçeveyi ve özel olarak o anlayışa ayarlanmış duyargaları gerektirir" demiş. Yani meselenin yazılanlarda değil de yazılanları okuyan duyargalarda-gözde, zihinde- olduğunu gösteriyor.

Özel'i anlamak için onun bir kitabını, bir eserini okumak yetmez. Geçirdiği fikri evreleri iyi bilip iyi okumak lazım. İsmet Özel kendini hemen tükettirmeyen bir yazar/şairdir. Yazdıkları ve işledikleriyle aykırı bir duruş sergilese de onun söyledikleri gerçeğin başka bir halidir.

Tavşanın Randevusu İsmet Özel'in en sade yazılarından oluşmuş bir kitap. Bir dönem gazetelerde yazdığı yazıların bir derlemesi niteliğinde. Her yazıyı destekleyen bir fıkra ya da hikaye İsmet Özel'in yazı üslubunda pek alışkın olmadığımız bir taraf. Ama örneklerle açıklaması ve misalleri çoğaltması biraz da okuyucuyu düşündüğünün göstergesi.

Kitapta okuyucuyu iğneleyici bir metin sunmuş Özel. Elindeki kalemi bir nevi iğne gibi kullanarak okuyucu rahatsız etmek için, dürtmek için elinden geleni yapmış. Sizi nasıl kızdırabilirim yazısı bunun ispatı. Akabinde gelen karamsarlığa övgü, iyi bir akşam yemeği olarak övgü yazılarında ise genel manada insanın-ilkin kendinin- neden karamsar olduğuna ve olması gerektiğine dair sözleriyle "Mü'min niçin ye'se kapılmaz" yazısıyla da bu bab'ı sonlandırıyor.

İsmet Özel'i anlamayanlara söz

Her düşünür ya da yazar yaşadığı dönem içinde anlaşılamamıştır. Anlaşılamama nedenlerinden biri de bir sonraki dönemi anlattığı içindir belki de. Belki de kullandığı jargon bizlerin seviyesinden daha üstün olduğu için anlaşılamıyordu. Yazarın ve ya düşünürün anlaşılamama kaygısı olmuştur genelde. Ama İsmet Özel bunu kaygının sorunun asıl nedeni olarak okuyucunun sorunu olduğunu dillendirmiştir. Yazar/düşünür kendi sözünü söyler ve çekilir. Bu bir kaçış değildir. İnsanların onu/onları nasıl anlamlandırdığını izler.

Özel günümüzdeki en iyi şairlerdendir. Bu bir gerçek. Yazılarıyla bir döneme yol göstermiş, düşüncenin çıkmazında aklının pusulasını kaybeden kalp devamlı yanlış yönleri gösterir. Özel bu göstergeyi hakikate, gerçeğe çevirmeye çalışmıştır. Onu anlamak için belki bir sonraki nesli/zamanı/dönemi beklemek lazım belki de.

O zaman belki her şey için de çok geç olabilir. Anlamadık diye kendini üzebilir insan.

TAVŞANIN RANDEVUSU - İsmet Özel - Şule Yayınları

Mart 2010 Bilal Can - 17.02.2011

,

2847

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin