Bir Terbiye Metodu Olarak Rabıta

Bir Terbiye Metodu Olarak Rabıta

Bir Terbiye Metodu Olarak Rabıta

13.04.2016 - Can Varol
Bir Terbiye Metodu Olarak Rabıta

Genel olarak manevi bir terbiye metodu olan tasavvuf İslam tarihinde önemli bir yere sahip olup bu güne kadar mürşid-i kamiller vasıtasıyla yayılmış ve kitlelerin şeriat ve sünnet-i seniyeyi daha iyi yaşamaları için vesile olmuştur. Tasavvufu ve onun öğretilerini uygulayan tarikatların okumasının yapılması özellikle Anadolu coğrafyası göz önünde bulundurulduğunda bir çok bakımdan değerlendirilebilir. Anadolu’nun yurt haline gelmesi ve İslamiyetin yayılması noktasında tarikatlar vasıtasıyla başlayan süreç öncelikli olarak bu topraklarda yaşayanların gönüllerinin fethine ardından da komşu olmayla sonuçlanmıştır.

Tarikatlar, bir eğitim kurumu gibi hareket etmiş, yeni nesillerin dini, ahlakî, sosyal gelişimlerine katkılar sunarak hem dünya hayatının hem de ahiret hayatının erdemli bir biçimde yaşanması için çalışmalar yürütmüşlerdir. Tasavvuf bu bakımdan bazılarının bildiğinin aksine sadece ahiret için değil, ahireti ön plana alarak dünya hayatını da önemsemiştir. Hâce Abdülhalık Gücdavanî (k.s) ve ondan sonra gelen mürşidi kamiller tarafından manevi terbiye usulleri olarak belirlenen 11 temel esasta da belirtilen bir madde olan “halvet der encümen” ilkesi tasavvufun aslında kısa bir özeti niteliğindedir. Şah-ı Nakşibend (k.s.) tarafından da bildirildiği gibi “Bizim yolumuzun esası ‘halvet der encümen’dir ifadesi “halkın içinde Hak ile birlikte olma” anlamına gelmektedir.

Önce Usul Sonra Vusul

İnsan ve nefis terbiyesi tüm ilahi dinlerin ilgilendiği ortak konudur. Peygamberler bu bakımdan bir rehber ve nefis terbiyecisi olarak insanlara Allah’ı tanıtmak ve insanların Elest Bezmi’nde verdikleri sözlerini, varlık sebeplerini, hatırlatmak, bizleri doğru yol denilen sırat-i müstakim’e iletmek, kalpleri dünyalık olanlardan tezkiye – ruhları da doğru olana tasfiye amacıyla gönderilmişlerdir. Böylelikle inananlara hem dünyada hem de ahrette ebedî mutluluğa ulaşmanın yolunu göstermiştirler.

İnsan yaratılış itibariyle bir çok unsurdan meydana gelen bir varlık olarak diğer yaratılmışlardan farklıdır. Bu bakımdan insan bir çok farklı alanın konusu olabilmektedir. Sosyal bilimler gibi sosyoloji, psikoloji, tarih vs. gibi bilimlerin temel ilgisi insan olduğu gibi, ruh, nefis, terbiye, mutluluk gibi unsurlar da insanı temel alan temel ilgi alanları olarak anılabilmektedir.

İnsan için bir çok tanım getiren insanî ilimlerin tümü insanın bir yönüne vurgu yaparak onunla ilgili olanı yine onun için ortaya koymaya çalışır. Tasavvufî bakımdan insan da tamamen “kalp”tir demek yanıltıcı olmayacaktır. Melekten ve hayvanlardan farklı bir fıtrî özelliğe göre yaratılan insanın içerisindeki iyi ve güzel cevherleri ortaya çıkartmayı amaçlayan tasavvuf, metod olarak bir çok farklı usuller ortaya koymaktadır. Bu usullerden biri de rabıtadır.

Bir Terbiye Metodu Olarak Rabıta

Doç. Dr. Dilaver Selvi tarafından hazırlanan Tasavvuf Medotu olarak Rabıta eserinde Selvi rabıtayı etimolojik olarak sunarak şu şekilde açıklamaktadır:

“Rabıta, kelime olarak, rabt kökünden türemiş bir kelimedir. Rabt, sözlükte şu manalara gelir: iki şey arasındaki bağlantı, irtibat, iki şeyi birbirine bağlayan ip, ilgi, sevgi, sebep, alaka, münasebet” olarak sunarken yine farklı kaynaklardan rabıtaya dair ifadelere yer vermiştir. Bir dil üstadı olan Râgıb el-İsfahâni’nin tanımı ise ribat ile bağlantılı bir şekilde sunulmuştur. Istılah manası olarak ise rabıta; tasavvuf terbiyesinde özel bir öneme sahip yine özel bir terbiye metodu olarak kabul edilmiştir. Rabıtanın özü Hâce Ubeydullah Ahrâr’a göre “ilahi muhhabet olup, irşada ehil kâmil mürşidin muhabbetini elde etmektir”.

Tasavvuf Medotu olarak Rabıta, 6 bölümde rabıtayı geniş bir şekilde inceleyerek okuyanlara ayrıntılı bilgiler sunmaktadır. Birinci bölümde rabıta nedir? Sorusuna cevaplar sunarken ikinci bölümde Kur’an ve Sünnet’ta rabıtanın yerini ortaya koymaktadır. Üçüncü bölümde rabıtanın tarihi seyri ve rabıtanın tarikatlardaki usullerini aktarmakta, dördüncü bölümde rabıta uygulamalarını, beşinci bölüm rabıta hakkında yanlış bilinenler ve farklı bilgi kanalları dolayısıyla yaşanan kirliliğinden kaynaklı sorunları dile getirmektedir. Son bölümde tasavvuf ve özellikle rabıta hakkında yazılmış eserler hakkında ayrıntılı bilgiler sunmaktadır.

Tasavvuf Metodu Olarak Rabıta

Dilaver Selvi

Semerkand Yayınları

İstanbul

286 sayfa

Can Varol - 13.04.2016

,

1641

Can Varol Hakkında

Can Varol
Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin