Biz ve İkbal - Ali Şeriati

Biz ve İkbal - Ali Şeriati

Biz ve İkbal - Ali Şeriati

31.01.2011 - Esra Şen
Biz ve İkbal - Ali Şeriati
Biz ve İkbal, Muhammed İkbal’in kişiliği ve düşüncelerinden yola çıkılarak yazılmış, Batı ve Doğu dünyasına, gücün hâkimiyetine, sömürünün eziciliğine ve direniş islamcılığına dair sosyolojik bir analiz kitabıdır. İçeriğinde kronolojik bir anlatım yahutta İkbal’e dair bir biyografi bulunmamaktadır.Hatta çoğu kez kitabın yoğun içeriğinden ötürü Muhammed İkbal’den yola çıkarak yazıldığını dahi unutabilirsiniz. Lakin Şeriati bunu “tüm bu anlatılanlar zaten İkbal’in öğretileridir” diyerek açıklamaktadır.

Kitabın ilk bölümü Ali Şeriati’nin İran’da, “İkbal’i Anma Kongrasi”nde yaptığı konuşmanın metininden oluşmaktadır.

Bu kongre çok önemlidir. Muhammed İkbal Pakistan doğumlu, Sünni, Batı’da eğitim görmüş ve Hindistan’da siyasete atılmış aydın bir kişiliktir. Dolayısıyla taassup ehli Şii dünyasının kriterlerine uygun bir aydın olamayan İkbal’in bu denli ön planda tutulması büyük rahatsızlıklara ve eleştirilere neden olmuştur. Her şeye rağmen İkbal’in “tek ruhlu ve çok boyutlu” kişiliği incelenmiş ve onun yalnız duruşuyla değil bulunduğu çağın ve yerin içinden dosdoğru bir şekilde çıkmasından ötürüde önemli bir şahsiyet olduğu vurgulanmıştır.

Ayrıca kitap Ali Şeriati adınada bir çok önyargıyı kırmaya dair bir delildir zannımca. Sünniliğinin yanında sûfîliğide bulunan İkbal’i incelerken Şeriati’nin değer yüklediği ve önemsediği şeylerin insanların tabulaşmış cahilce tavırları olmadığını görüyorsunuz. İkbal tasavvufî anlayışını aktarırken direnişten uzak pasif bir hayatı öngörmediğinide ifade ederek klasik tutumları değiştirdiğini gösteriyor Şeriati ise bu değişimi görebildiğini… Tüm bunların yanında Şeriati’nin kendisi için örnekleştirdiği şahsiyetleri tüm boyutlarıyla algılamaya çalıştığını ve hayatını onlarla bütünleştirdiğini görmekteyiz.

Yine kitabın bu bölümü İkbal’in bulunduğu coğrafyaya ve oradaki yaşama dair önemli bilgiler vermektedir. Sömürge altındaki ülkelerin ekonomik ve sosyal durumları, üzerlerine oynanan oyunlar ve oradaki insanların bilinçlerini kaybetmeleri için başlatılan kültürel yozlaştırma hareketleri incelenmektedir. Şeriati’nin gözünde İkbal bir dönemin, bir toplumun temsilcisidir ve anlatılanlar onun içinden geçtiği, direndiği dünyaya dairdir.

Kitabın ikinci bölümünde ise Şeriati’nin yine İkbal ve onun Batı’da eğitim görmüş bir şahsiyet olarak “aydın” olmanın inceliklerini nasıl kaybetmediği üzerinden kaleme aldığı Batı ve Doğu dünyası arasındaki sürtüşmeler, Batı’nın aldıkları, çaldıkları ve çarptıklarını anlatan bir metin yer almaktadır. Gün geçtikçe değişen kavramların hep Batı güdümünde kaldığı bir zamana gelinmişken Şeriati’nin bu bölümdeki diskuru büyük önem arzetmektedir.

Batı felsefesine karşı irfâni bilinci ön plana çıkaran İkbal ve Şeriati, ikisi arasındaki en büyük ayrılışın felsefenin içinde var olmayan “dert, aşk ve eylem” olduğunu söylemektedir. Şeriati’ye göre İkbal takvaya dünyadan el etek çekerek değil sağlam bir duruş sergileyerek ulaşabileceğine inanırken sufîzmin eylemsiz felsefi duruşundanda uzaklaşmıştır.

Kitapta batılılaşmanın en büyük körelticisi olarak, batılılık değil batıcılık gösterilmiştir. Bu kangren, sömürülen toplumların aydın (!) kesimlerininde en büyük sorunudur. Halkı anlamayan, halk gibi düşünemeyen yalnızca Batı’nın dilini ve giyisilerini giymiş kimseler aydınlık iddiasında bulunurken, kapitalizmin, emperyalizmin, burjuvanın oluşturduğu yozlaştırmacı sistem makul bir çerçevede ve yine toplumun aydınlarınca dayatılmaktadır.

Şeriati’nin deyimiyle “Batılılaşma ile mücedele etmenin yollarından biriside Batı’yı gerçekten tanımaktır”. İşte İkbal eğitim gördüğü Batı’dan kendine bunu katarak çıkmıştır.

Batının ve sömürücü tüm sistemlerin geldikleri ve gittikleri yolların, düzenlerin, yaptıklarının, yapamadıklarının (vb.) anlatıldığı bu bölüm 20. ve 21. yüzyılın en büyük insânî sorunlarını incelemektedir.

Son olarak Biz ve İkbal tek solukta okunamayacak kadar uzun soluklu, bilgi ve bilinç hazinesi bir kitaptır diyebiliriz.

İyi okumalar… Esra Şen - 31.01.2011

,

2556

Esra Şen Hakkında

Esra Şen

Sosyoloji öğrencisi. Hılfu'l-fudul'da eğitmen. Osmanlı ve Cumhuriyet Târihi derslerine giriyor. 1988 doğumlu.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin