Bu Belde - İhsan Eliaçık

Bu Belde - İhsan Eliaçık

Bu Belde - İhsan Eliaçık

28.10.2011 - Ferhat Özbadem
Bu Belde - İhsan Eliaçık
Yerlilik ve evrensellik tercihi konusuna yeni bir bakış açısı ile derleme bir orta yol öngörüsü ile başlıyor kitap. Belde kavramı üzerinden vatan ve dar meselesi kendi özgün bakışı ile okuyucuya sunuluyor. Ayetlere yeni anlamlar yükleme sureti ile bir şekilde tevil yapıp belde-vatan-dâr meselesini farklı bir pencereden ele alıyor. Kitaptaki bütün makaleler tartışmaya sebep olacak cinsten makaleler. Sanırım yazar makaleleri kaleme alırken, ufukların açılması yeni öngörülerin ortaya çıkması için konuları bu üslup ile ele alıyor.

Her bir makalesi için ya bir reddiye yada şerh gerektiren birbiri ile bağlantılı onlarca makale düz okuma ile iki saat gibi bir zaman diliminde okunabilecekken, her bir makaleye iki saat vermek zorunda kalabilirsiniz. Dili çok açık olmak ile birlikte, konulara yaklaşım tarız okuyucuyu düşünmeye sevk ediyor. Kabul ve red anlamında okuyucuyu ortada bırakabiliyor. Bazı yerlerde reddiye yazma ihtiyacı hasıl olurken bazı yerlerde şerh etme düşüncesi hasıl oluyor.

Belde, yurt, vatan ile ilgili mevcut görüşler farklı açılardan eleştirilirken, yereli özümseyip evrenseli kabul mahiyetinde bir vatan anlayışı sunuyor. Üzerinde epeyce tartışılabilecek bir aidiyet düşüncesi ayrıca ele alınıp değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

Cumhuriyet meselesinin Türkiye cumhuriyetinde daha doğrusu Osmanlının son dönemlerinden 1800’lü yıllarda gündeme gelmesi konusu ele alınıyor. Bir birine karşı olan görüşlerin aslında birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu ifade ediyor. Zıtların birleşmesi... Cumhuriyetin yeniden inşa edilmesi gerektiği gibi görüş ile yeni bir tartışmaya kapı aralıyor.

Eliaçık’ın eserlerinde değişmeyen iki önemli unsur var. Hemen her kitabında hatta hemen her makalesinde göze çarpan iki unsur; ayet mealleri ve Mehmed Akif’ten alıntılar. Mehmed Akif’in olaylara yaklaşımı ve fikirlerine çokça yer verilmesi, yeni geliştirilen bir fikriyatın merkezine Mehmed Akif’in alındığını gösteriyor.

Bir kısım kitaplar sırf içindeki bir cümleden dolayı da olsa okunmayı hak ederler. Bu belde’de bir makale var ki, sırf o sebepten de olsa bu kitap okunmalı diyebileceğimiz bir makale barındırıyor içinde. Makalenin başlığı; İstiklal marşında neden Türk kelimesi yok!

Eliaçık’ın İslamcılık ile ilgili eleştiri merkezli tespitleri de yabana atılmayacak türden. Fakat şöyle bir sorun var. Günümüzü okurken geçmişe takılma hastalığı fikirlerinde fazlaca nüksediyor. Dünün suçunu bugüne yüklerken, bugün bazı suçlulardan dolayı bütün İslamcıları zan altında bırakıyor. Kendisi de çok iyi biliyor ki, bütün genellemeler yanlıştır ve kimse kimsenin suçundan dolayı sorumlu değildir. Haddi zatında şaz diyebileceğimiz fikir ve olaylara dayanarak uç tespitler yapıyor. Aslında bunun sebebi anlaşılabilir. Yeni bir fikrin inşası için bu gereklidir denebilir. Fakat doğru mudur? Bu tartışılabilir.

İslamcılığı eski ve yeni olarak iki kategoride ele alması güzel fakat özellikle yakın dönem İslamcılık ile ilgili yaklaşımlar biraz insafsızca olmuş.

Eliaçık, zıt kutuplarda duran cumhuriyetçiler ile İslamcılar arasında sorun yokmuş havasında cümleler kurup tespitler yapmakta. Bu konuda büyük bir yanılgı içinde olduğunu ifade etmeliyim. Cumhuriyet kurulduğundan bu yana Anadolu’da Cumhuriyetçiler ile İslamcılar arasında görünmeyen bir iktidar kavgası vardır. Bu kavganın sebepleri tarihsel uygulamalar ile ortadadır. Bu iki görüş arasındaki mücadele devam ediyor ve edeceğe benziyor. Ortada ortak payda yada uyum gibi bir durum söz konusu değil. Olmalı mı olmamalı mı kısmı ayrı bir tartışma konusu.

Devlet algısı konusunda ufuk açan tespitler var. Adalet devleti vurgusu ve inşa merkezli devlet algısı öne çıkarılıyor. Mevcut devlet algısının yanlışlığını yaşadığı darbe anıları ile izah ediyor. 12 eylül ve 28 şubat üzerinden bir çok meseleye atıfta bulunuyor.

Eliaçık’ın malum konulara farklı yönlerden bakmak gibi bir özelliği var. Mesela Atatürk konusu. Klasik anlamda var olan bütün yaklaşımların dışında bir yaklaşım ile Atatürk’e yaklaşıyor. Buna filozof yaklaşımı diyorum. Bir filozofun gözü ile Atatürk değerlendirmesi. Övgü yada yergi yok. Tespit ve yaklaşım var. Gerekli midir bu yaklaşım? Bunu okuyucuların taktirine bırakmak gerekiyor.

Eliaçık’ın şöyle bir özelliği de var. Özellik ile anıları yazarken tebessüm ettiren bir dil kullanıyor. Beynelminel filmine konu olacak türden düşündüren, güldüren yaşanmış anılar okunmaya değer. Şöyle bir fikir aklıma geldi. İhsan Eliaçık, anılarını müstakil bir kitap olarak basmayı düşünürse kültür dünyamıza büyük bir katkıda bulunmuş olacaktır. Bir düşünürün anıları ile Türkiye’de İslami düşüncenin gelişim/değişim sürecine şahitlik etme imkanı bulmuş olacağız.

Bu Belde
İhsan Eliaçık
İnşa Yayınları
Ferhat Özbadem - 28.10.2011

,

2909

Ferhat Özbadem Hakkında

Ferhat Özbadem

1979 yılında Adıyaman?da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Adıyaman'da bitirdi. Gül Eğitim Yardımlaşma Dayanışma İlmi Araştırmalar ve İnsan Hakları Derneği kurucu üyesidir. Özgün İrade, Vuslat, AbıHayat ve Yolcu dergisinde şiir ve makaleleri yayınlanan yazar evli üç çocuk babasıdır.

zeynepder.org, haberdurus.com, gulder.info, dunyabizim.com, kitaphaber.com.tr web sayfalarında belli periyotlar ile yazı yazmaktadır.

Yayınlanmış Eserleri:

  • Ebrulim
  • Kur'an'ın Gölgesinde Hz. Muhammed
  • Cennetin Yolu
  • Kur'an'ı Nasıl Okumalı
  • 40 Esas 40 Düstur
Yorumlar
  • La-tehzen91 2011.10.28 08:22

    cemil meriçin bi sözü vardı " her dönemde birleri düşünür ve yazar ve digerleride onun düşüncelerini düşünür ve yazar" ihsan eliaçık acaba kimin düşüncelerini düşünup yazmakta ?Farklı bakış acısı diye ele aldığı bu bakış açısı aslında kimindi? bunları kendisine sormayı isterdim... sayın ferhat özbadem" İhsan Eliaçık, anılarını müstakil bir kitap olarak basmayı düşünürse kültür dünyamıza büyük bir katkıda bulunmuş olacaktır. Bir düşünürün anıları ile Türkiye’de İslami düşüncenin gelişim/değişim sürecine şahitlik etme imkanı bulmuş olacağız." işte bu sözünuze sonuna kadar katılıyorum...ihsan eli acık keşke böyle bişi yapsa:)

  • Şamil Ceylan 2011.10.28 08:26

    Abi güzel bir tanıtım ve eleştiri olmuşşş... Allah gayretinizi arttırsın inşaAllah...

  • Ömer Faruk KARATAŞ 2012.01.11 23:01

    Selam aleyküm! Üstad İhsan ELİAÇIK'ta sebebini ancak kendisinin yada az kişinin sezebileceği, bilebileceği garip duruşlar var. Bilinen meselere denenmemiş yada bakir kalmış boyutlardan bakma yanında, çok kişinin açıkça söylemese de bildiği bazı gerçeklikleri sanki algı kırılması imiş, yanlış biliniyormuş, aslında öyle değilmiş tarzında ele alması, bazı şaz dediğin görüşlerdeki takıntılarına çelişkileri bile umursamayacak kadar sahip çıkması, iyi pişirilmemiş bakir düşünce denemelerini ifadede heyecan potansiyeli, sürekli yeni hatta marjinal temeller üzerinden 'inşa ve ihya mühendisliği',orijinallik kaygısıyla bazen çuvallamaları vs. olsa da İslami düşüncenin önemli ustalarından sayılabilir. Bilgi ve fikir çeşitliliği, derinliği müslümanların düşünce dünyalarına büyük katkı sağlayabilecek bir pınar denilebilir. Şii ve ihvan-ı safa damarı oldukça kabarık, aykırı bir isimse de İslamın Yenilikçileri adlı harika eseri başta olmak üzere diğer birçok eseri okunmaya değer. Anlamaya çalışarak ama ihtiyatı elden bırakmamak şartıyla...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin