Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor - Soner Yalçın

Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor - Soner Yalçın

Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor - Soner Yalçın

26.10.2011 - Misafir Köşesi
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor - Soner Yalçın

Metin Bilgeç yazdı....

Bir adam düşünün ki kafası kendi ideolojisiyle sarhoş olmuş; elindeki kalemini silah zannederek sağa-sola ateş ediyor. En vahşi kapitalistlerin mabedinde hizmetçi olmuş ama; sosyalizim propagandası yapmaya devam ediyor! Efendilerini memnun etmek için gösterdiği çaba bazen vicdanını kanatıyor, o zamanda kendini vuruyor sosyalizme... Bunu yaparken de öteki olarak gördüğü İslamcı camianın açıklarını sayıp dökmeye, saldırmaya, karalamaya çalışıyor. Bir tür kıskançlık hali içinde bunun, yükselen, halka inen, güçlenen bir dünyaya görüşüne duyulan bir kıskançlık olduğu anlıyorsunuz. Acıyorsunuz... Sanki sosyalizmin marjinal kalmasının suçlusu İslamcılarmış! Tebessüm ederek acil şifalar diliyorsunuz ağır kıskançlık nöbetleri geçiren bu adama. Bu öyle bir kıskançlık ki nöbet nöbet geliyor ve hastamızın halüsinasyon görmesine neden oluyor. Gördüğü her halüsinasyon da ise eline tutuşturulan kalemi alarak tetikçi, provokatif tavrını takınarak kendini ve derin efendilerini memnun etmek için başlıyor yazmaya.

"Bizim Müslümanlar"

Yazar bu başlık altında kendine göre bir kategori oluşturarak; Nurretin Topçu, Cemil Meriç, Nezihe Araz gibi aydınların "sosyalist müslüman" oldukları gibi absürt bir tespitte bulunuyor. Yazarımıza göre gerçek Müslümanlıkta aslında sosyalist olmaktan geçiyor!

Nurettin Topçu bu toprakların yetiştirdiği çok değerli bir aydındır. Bir ahlak filazofu aynı zamanda İslami değerleri özümsemiş bir insandır. Nuretin Topçu"nun İslam"daki sosyal adaleti ön plana çıkarmasından hareketle onu "sosyalist müslüman" yapmak ideolojik bir sarhoşluktur.

Nezihe Araz da hayatının bir döneminde sosyalizme sempatisi duymuş ama daha sonra İslamla tanışmış değerli bir aydındır. Yazarın kafasındaki insan gerçeği değişen-gelişen bir varlık değil durağan bir varlıktır. Yazara göre bir insan hayatının bir döneminde Sosyalizme sempati duyduysa ölene kadar sosyalist olmak zorundadır.

Cemil Meriç"e gelince o gerçek bir aydın olarak hangi "izimin" bağlısı olsa oraya çok büyük değerler katabilecek donanımda bir insandır. Kendisi bu konularda şunu der: "bütün izimler idraklerimize giydirilmiş deli gömlekleridir". Yazarımızın, Cemil Meriç"i tanımadığını anlıyorsunuz.

Yazarımızın Cemalletin Afgani konusunda yazdıkları gerçekten hiçbir ciddi araştırmaya dayanmayan kaynak gösterilmeden belli ki google kaynaklarından! kes-yapıştır yöntemiyle oluşturulmuş; üstüne kendi iftiralarını eklemiş. Ömrünü İngiliz emperyalizmiyle mücadeleye adamış bu yolda bütün ümmet için bir meşale olmuş değerli bir aksiyon adamını ingiliz ajanlığı ile suçlamak yazarın aslında cehaletini yansıtan bir başka nokta olarak karşımızda durmaktadır. Evet Afgani çok şey yapmaya çalışan bütün insanlar gibi zaman zaman hatalar yapmıştır. Ama bu Afgani"nin bütün yaptıklarını sıfıra indirgemek gerçekten büyük haksızlık olur. Bir de yazarımız burada hız kesmeden Afgani üzerinden "İslamcılığın da aslında İngiliz emperyalizminin ortaya çıkardığı bir akım" olduğunu söylemesi bir başka hezeyandır.

"Kim bu dinciler""

Bu başlık altında yazarımız İslamcı camiada öne çıkmış bazı isimlere saldırıyor. Bu başlık altında adı geçen isimler gerekli yanıtları kendisine verebilirler. Ben burada yazarımıza şunu hatırlatmak istiyorum. Sosyalistler içersinde "kim bu sosyalistler"" sorusunu sorsak alacağımız yanıtla yani hatalı işler yapmış yoldaşların sayısı ciltler dolusu kitap yazmamızı gerektirecek kadar çoktur. Koskoca bir camiada iyi niyetli olmayan kendi menfaati doğrultusunda hareket eden insanlar da çıkabilir. Bunların bir kitabın konusu olmasını gerektirecek bir yönü bulunmamaktadır. Yazarın bahsettiği kişileri medyamız yetirince malzeme olarak kullandı. Yazar bu tür konularla kitabının hacmini artırmış; kitabını magazin dergilerinin içeriğine benzetmiş. Bununla da araştırmacı yazarımızın, araştırmacı dedikoduculuğa doğru evrildiğini de belirtmek istiyorum.

Sonuç olarak; kitabın, yazarın, ideolojik takıntılarının bir yansıması olduğunu söylemek gerek.

Yazarın, bu eseri belli çevrelerin istekleri doğrultusunda yazdığını ve bazı politik hedeflere hizmet ederek, kafa karışıklığı meydana getirmek istediğini vurgulamak istiyorum. Yazarın, benzer temadaki diğer kitapları da derin güç odaklarının yönlendirmesiyle yazdığını yazarın son etkinlikleriyle de ortaya çıkmıştır. Vesselam...

Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Soner Yalçın
Doğan Kitap

Misafir Köşesi - 26.10.2011

,

3474

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 184 yazı bulunmaktadır.

Yorumlar
  • Ömer Faruk KARATAŞ 2012.01.11 23:11

    elinize, kaleminize sağlık, kısa ama yerinde ve yeterli bir değerlendirme.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin