Cennete Otostop

Cennete Otostop

Cennete Otostop

03.02.2012 - Misafir Köşesi
Cennete Otostop

Merve Toprak, Kitaphaber için kaleme aldı.

Büyük bir merakla alıp okumaya başladığım ve bir solukta bitirdiğim ‘cennete otostop’, Adem Özköse tarafından 19 kişinin hidayet öyküleri üzerine yazılmış etkileyici bir kitap.

19 mühtedinin öyküleri farklı farklı; kimisi ünlü bir müzisyenken, kimisi papazken, kimisi dibine kadar günaha batmış bir gençken, kimisi misyonerken tanışmış İslam ile. Bu hikâyeleri okurken hidayeti farklı vesilelerle Allah’ın nasip ettiğini görüyoruz. Ve hemen En’am sûresi 125. ayet canlanıyor kafamızda; ‘Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslam’a açar, kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir.‘

Allah istediği müddetçe hidayet nasip oluyor ve bu hidayetlere birçok şeyi vesile kılıyor. 19 mühtedinin öykülerini okuduğumuzda ise hidayete vesile olan en büyük etkenin ‘Kur’an-ı Kerim‘ olduğunu görüyoruz. Devamında ‘Müslüman kimliği’, ‘tebliğ’ vs..

Kimisine arkadaş vesilesiyle, kimisine rüya vesilesiyle, kimisine tamamını sadece 2 haftada okuduğu Kur’an-ı Kerim ile, kimisine radyoda dinlediği besmele ile, kimisine ‘hamd alemlerin Rabbi içindir’ ayetiyle ve kimisine de otostopla hidayeti nasip ediyor Rabbim. Hidayet vesilelerinden anlaşılacağı üzere hepsinin hikayesi birbirinden ilginç ve bir o kadar da etkileyici.

Hidayet öykülerini okurken bu kişilerin ve daha bizim bilmediğimiz binlerce insanın hidayetine vesile olan Kur’an-ı Kerim’in neden Müslüman bir ailede doğan ve Müslüman olduğunu iddia eden insanlar üzerinde çok fazla etki etmediğini düşünürken bir mühtedinin cevabı derinden sarsıyor; ‘Müslüman bir ailede doğanlar İslam’ı iyi biliyorlar; ama yaşamıyorlar. Sonradan İslam’a girenler ise İslam’ı pek fazla bilmiyorlar; fakat İslam’ı yaşamak için büyük çaba sarf ediyorlar. Müslümanlar olarak ilim ve takvayı bir araya getirebilirsek sanırım halimiz şu anki durumumuzdan çok daha iyi olacak.‘

Müslüman bir ailede doğma nimetine nail olan veya İslam’ı iyi bilen insanlar acaba neden İslamiyeti pratik yaşamlarına geçiremiyorlar? Kur’an-ı Kerim’in okunması gerektiğini biliyorlar hatta okuyorlar fakat Rabbimizin bize verdiği mesajı idrak edip yaşamlarına geçirmiyorlar. İnsanlar Allah’ın kelamından, bize bildirdiklerinden bi haber. Ramazan geldiğinde gayet güzel Kur’an’lar raflardan indiriliyor, okunuyor peki ya sonra?! Her kul bunun muhasebesini kendi içinde yaptığı taktirde mutlaka cevabını bulacaktır.

‘Allah’ın Kur’an vasıtasıyla insanlarla konuştuğunu farkettim’ diyor bir mühtedi.

Kur’an kulun yoludur.
Kur’an kulun Rabbiyle muhabbetidir.
Kur’an kulun kalbine inşirah vesilesidir.
Kur’an kulun olmazsa olmazıdır.

Müslüman kimliğinin hidayeti arayanlar üzerindeki rolü çok büyüktür. ‘nasihat etme örnek ol’ ibaresinin en güzel örneğidir. Otostopla hidayete eren kişinin öyküsünü okuduğumuzda bunu çok daha net göreceğiz.

Ve tebliğ..

Maalesef ki insanlar tebliğ etmenin İslam daveti üzerindeki etkisinin ne kadar büyük olduğunun farkında değiller. Her ne kadar Müslümanlar İslam’a davet çağrısında bulunsalar da İslam’ı benimsemeyenler de insanları İslam’dan uzaklaştırmak için bir o kadar uğraşıyorlar. İslam cahil, gerici, özgürlükleri kısıtlayan, kadınları ezen bir otorite olarak empoze ediliyor. Dolayısıyla bütün bunlara karşı bir Müslüman hiç boş durmamalı, uygun bütün ortamları kollamalı ve değerlendirmeli.

Müşterisinin hidayetine vesile olan kitapçı gibi, Yazdığı mektuplarla anne-babasının hidayetine vesile olan evlat gibi ve Otostop çeken yolcunun hidayetine vesile olan şoför gibi.

İslam’a yeni girenlerin ise bu önyargılardan kurtulduğunu görüyoruz. Başörtü özgürlük kısıtlayıcı olarak değil de Allah’ın koruması olarak düşünülüyor. ‘Cennet annelerin ayakları altındadır’ hadisiyle İslam’ın anneye verdiği değer ve erkeklere hitap eden ‘Sizlerin en hayırlılarınız kadınlarına en iyi davrananlarınızdır ’ hadisiyle da İslam’ın kadına verdiği anlaşılıyor. Müslümanların arasındaki kardeşliği, yardımseverliği, komşuluğu görüp İslam’a hayranlıkları artıyor. Çünkü eski hayatlarında ‘ben’ den başka bir şey olmadığını biliyorlar.

Bunlar sadece birkaç örnek, İslam tam olarak araştırıldığında ve anlaşıldığında çok daha fazla güzelliğe şahit olunulacaktır.

İnsanlar peygamberimizin işkenceler altında 23 yıl boyunca hiç pes etmeden verdiği mücadeleyi düşünerek Müslüman kimlikleriyle, İslami yaşantılarıyla ve tebliğ çalışmalarıyla insanları etkileyebileceklerini unutmamalıdırlar. Müslüman eli ile de, dili ile de hidayete vesile olabilendir. Unutulmamalıdır ki kavli duanın yanında fiili duada olmazsa olmazdır.

Hidayet öykülerinden çıkarılacak dersler çok fazla. Dikkatle okunmalı ve çıkarılacak dersler dikkate alınıp, uygulanmalı.

Yüreğine ve Kalemine sağlık Adem Özköse..
Hidayete vesile olanlardan olabilmek duasıyla..

Ramazan 1432

Hidayet Öyküleri
Adem Özköse
Pınar Yayınları

Misafir Köşesi - 03.02.2012

,

2802

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

2010-2017 yılları arasında destek vermiş arkadaşlarımızın yazıları... İlaveten alıntı olmadan ya da talepleri üzerine daha önce yayınlanan yazıları misafir ettiğimiz kalemlerin yazılarını bu profilde paylaşmaktayız.

Yorumlar
  • zeynep erva 2012.02.05 17:43

    maşallah çok değerli bi eleştiri yazısı olmuş, benimde hemen okuyasım geldi, ellerinize sağlık..

  • Ferhat Özbadem 2012.02.09 08:22

    Emeğinize sağlık. Cennetimize vesile olacak bir hidayet ve istikamet bilinci vermesi duası ile... Esası ıskalamayan bir bilincin yeşermesi için okunası bir kitap... Kur'an, davet ve şehadet kokulu yazınız sebebi ile tebrik ediyorum...

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin