Çeviri Şiirlerin Kokusu

Çeviri Şiirlerin Kokusu

Çeviri Şiirlerin Kokusu

27.05.2016 - Bilal Can
Çeviri Şiirlerin Kokusu

Şiire Dairdir

Şiir, ortak dildeki acıları, hüzünleri, sevinçleri, mutlulukları, umutları ve özlemleri dile getiren en etkili edebi tür olarak insanlık tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bu güne kadar sayısız şiire imza atmış şairler, ozanlar, şiirin o insanlığa temas eden duygularına yoğunlaşmıştırlar.

Şiir, çok yönlü bir etkiye sahip bir tür olarak insanlık tarihinin gizil kelimelerle aktaran ve okuyanlar tarafından büyük ilgiyle karşılanan bir anlatma-aktarma biçimselliği içerisinde hala okunabilirliliğini sürdürmektedir. Şiir bu bakımdan güçlü bir aktarmadır. Şairlerin duygu ve fikriyât yoğunluğu içerisinde yazmaya koyuldukları bu eserler farklı renkleriyle dünyanın farklı iklimlerinde aynı esintiyi uyandırırlar. Çünkü insan hangi iklimde yaşarsa yaşasın /doğarsa doğsun aynı duygulanım/hisleniş içerisindedir ki bu da onun fıtratından kaynaklanmaktadır.

Şiir edebi türler arasında insan fıtratına dair en çok veriyi veren eserlerdir. Ruhun macerasında yazanın kaleme döktüğü o yoğun kelimeler içsel bir maceranın ürünüdür. Bu maceranın dillenişi iklimlere/coğrafyaya göre farklılık gösterebilir.

Çevirinin Rengine Dairdir

Şiirler evvela kendi yazıldığı dili konuşanlaradır. Yeşerdiği iklimin rengini, kokusunu, tadını daha doğrusu anlam hazinesini barındırır. Onu okuyan aynı dildaşlar bu yüzden şiiri anlamakta zorlanmazlar. Çünkü seslenen ve seslenilen aynı “habitüs” denilen çerçeve içerisindedir. Her ne kadar sembolik bir dil kullanılsa da şiiri ilk anlayacak olanlar şiirin ilk yazıldığı dilin inceliklerine sahip olanlar olacaktır. Bu bakımdan çeviri şiirler ana dili farklı olan toplumlar tarafından çok kabul görmez. Çünkü aynı tadı vermez. Aynı sesleri aktarmaz. Aynı renk harmonisini sunmaz.

Çeviri şiirler, çevrildiği dilin anlam kalıplarına hâkim kişiler tarafından çevrilirse bir nevi bahse konu olan sıkıntılı durumları atlamış olacaktır. Hilmi Yavuz’un çeviri şiirler üzerine ifade ettiği üzere: “Şiir çevirisi gerçekten zor zanaat’tır. Bense öteden beri, şiirin çevrilemeyeceğini, çevrilirse onun ‘başka bir şiir’ olacağını düşünmüşümdür. Orhan Veli’nin Elsa’nın Gözleri’ni, M.C. Anday’ın Annabel Lee’sini, Sabahattin Eyuboğlu’nun Marizıbıll’ını, Aragon’un, Poe’nun ve Apollinaire’ın değil, çevirmenlerin adlarıyla anarım hep. Gerçekten, Elsa’nın Gözleri, Türkçe yazılmış en güzel şiirlerden biridir ve ben onun, Aragon’un Les Yeux D’Elsa’sına yeğlerim”. Şiir çevrildiğinde başka bir renge ve tada kavuşur, bu da o şiiri çevirenin maharetine bağlıdır.

Bir Çeviri Şiirler Derlemesi

Hilmi Yavuz tarafından “son otuz yılın ürünleridir” dediği Bu Gece Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim isimli eser ilk defa 1980’li yıllarda Cem Yayınevi’nden okurların ilgisine sunulmuştur. Eserin daha sonra baskısının yapılmaması üzerine 2014 yılında gözden geçirilerek Meseret Yayınları’ndan tekrardan yayınlanmıştır. Eserde 14 şairden 31 şiir yer almaktadır. Her şairin kısa bir yaşamöyküsü ile sunulması dünya edebiyatında yer alan bu şairlerin tanınmasını sağlamıştır.

Bu Gece Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim

Çeviri Şiirler

Hilmi Yavuz

Meseret Yayınları

92 sayfa

Bilal Can - 27.05.2016

,

1808

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin