Cumhuriyet'in Dindar Kadınları

Cumhuriyet'in Dindar Kadınları

Cumhuriyet'in Dindar Kadınları

02.05.2014 - Bilal Can
Cumhuriyet'in Dindar Kadınları

Fatma K. Barbarosoğlu, sosyolog olmasıyla birlikte edebi yönüyle de ön plana çıkan bir yazar. Cumhuriyet"in Dindar Kadınları, O"nun hem sosyolog hem de kadın kimliğini öne çıkaran önemli bir eser olarak Profil Yayınları tarafından okuyuculara sunuldu.

Yazarın sosyolog kimliğinin öne çıkmasının sebebi, Cumhuriyet"in Dindar Kadınları için o döneme şahitlik eden ve öne çıkan isimlerle görüşüp bunu bilimsel bir şekilde yansıtmasıdır. Dil konusunda romansı bir tadı olan kitap, görüşmeler sebebiyle sosyolojik bir eser olarak değerlendirilebilir.

Yazarın kadın kimliğini öne çıkaran bir eser olması ise görüşmelerdeki bayanların dindar bir çerçeve içinde durması sebebiyledir. Barbarosoğlu, bu sayede tanıklara karşı daha yakın olmuş ve bu araştırmayı genişletebilmiştir.

Kitap, bir kaç kategori içinde değerlendirilebilir. Bu kategoriler, kitabın içerdiği araştırma dâhilinde ele alınacak olursa tarih, sosyoloji, edebiyat olarak karşımıza çıkmaktadır. Cumhuriyet Dönemi"ni incelediği için tarihî bir toplulukla -o çağa tanıklık etmiş dindar bayanlarla- mülakatlar yapılmasıyla sosyolojik, dili ve konunun işlenişi bakımından ise edebi bir eser olarak değerlendirilebilir.

Kitap, genel olarak 16 kadın karakter üzerinden hareketle iki dönemi temsil eden dindar bayanlarla görüşmeler halinde tasarlanan bir çalışmadır. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde ve yalnızca Cumhuriyet döneminde yaşamış karakterlerin hayatları üzerinden hareketle bir dönemin dindar kadın portresini çizip İslamî bir yaşantının nasıl olduğunu tanıklarıyla anlatmıştır.

Yedi yıllık bir çalışmanın ürünü olan "Cumhuriyet"in Dindar Kadınları", o döneme tanıklık edenlerin yaşadıklarına "hikâyenize talibim" denilerek kapı kapı dolaşılıp büyük bir gayret ve titizlikle tamamlanmış. Aslında kitap, büyük bir çalışmanın girişi olabilir, çünkü görüşülen karakterler İstanbul ve yakınlarında oturan ve birebir görüşme imkânı olan kimseler. Daha kapsamlısı ise o dönemde yaşamış ve hala yaşayan kişilerle daha geniş ve kapsamlı bir coğrafyada yapılacak görüşmeler biçiminde olabilir. Bunun için de hem daha fazla zaman ve daha fazla çalışma ve daha büyük bir araştırma gereklidir.

"Bu çalışma aşağı yukarı yedi yıllık bir demlenme ve dinlenme sürecine tabi tutulduğu için 'hayatımın hikâyesi"nin bazı kahramanlar üzerinden bir zaman testi geçirmesine de tanıklık etmiş oldu. Değişik zamanlarda ve değişik mekânlarda 'kahramanlarım"ın bana anlatmış olduğu 'hikâye"yi aşağı yukarı aynı kelimelerle tekrarlamalarına şahit oldum ve 'hayatımın hikâyesi"nin "Cumhuriyet"in Dindar Kadınları" için bir çiçek dürbünü gibi her sallanışta değişik şekil alan bir yapıda değil, tam tersine memleketin kaderinin ve kederinin gölgesinin düştüğü tek bir hikâye olarak aktığını gördüm." (Sf: 11)

Bilal Can - 02.05.2014

,

3690

Bilal Can Hakkında

Bilal Can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede "Mustafa Kutlu Öykücülüğünce Mekân: Bir Edebiyat Sosyolojisi" teziyle tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı. Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2012 yılından beri Kitaphaber.com.tr nin editörlüğünü, 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

twitter: @bilalcan1

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin