Define ve Kan Damlası - Mehmet Rauf

Yakup Çak | Roman | Okunma: 3135 | 29.07.11


Bir kaybın peşinde, Define ve Kandamlası, Mehmet Rauf’un polisiye ikilemesidir.

Düşünün, siz bir doktor olsanız, işiniz gereği bir hasta ile yakından ilgilenseniz, sizin bu ilginize teşekkür olarak, aklınıza hiç gelmeyecek kadar büyük bir servetin, saklandığı hazine sandığının haritası verilse, hayatınız nasıl olurdu?

İnsan böyle bir durum karşısında herhalde, hep hayaller âleminde dolaşır ve kazanacağı serveti nerede ve nasıl harcayacağının rüyalarını görürdü. Fakat şu bir gerçektir ki, hiçbir nimet külfetsiz olmaz. En kolayı olan yemek bile, tadına doyamadığın nimeti ağzında çiğnemeden yutulmaz. Yedi ceddinize bile yetecek bir hazineninse, öyle kolayca ele geçmesi imkânsızdır.

Ya da can pahasına olacak böyle bir teklif karşısında, acaba ne düşünürdünüz? Gelin bu şekilde bir teklife muhatap olan bir doktorun macera dolu hikâyesini, Mehmet Rauf’un bu kitabında okuyalım.

Mehmet Rauf’un polisiye ikilemesi olan Define ve Kan Damlası, Palet yayınlarının sunumuyla okuyucusuna ulaşıyor. Erzurum hastanesinin Başhekimi Şakir Feyzi’nin macera dolu bu define avcılığını okurken, adeta anlatıları okumakla kalmayıp yaşayacaksınız.

Define, Abdülhamit Han’ın yanındaki Paşalardan birinin konağında çalışan, Hacı Hanım adındaki bir hastaya, altı ay süren bir tedavi sürecinde yakından ilgi gösteren Şakir Feyzi, Hacı Hanım’dan kısaca hayat hikâyesiyle birlikte bir de sır öğrenir. Kendisine bir kitap veren Hacı Hanım kitabı, Paşanın Avrupa’ya kaçan kızına ulaştırmasını ister. Bu kitap aynı zamanda, Paşa’nın hazinesinin yerini gösteren işaretleri de içinde taşır. Aldığı sır ile birlikte kitabı Paşa’nın kızına ulaştırmak için İstanbul’a gider. Kısa sürede Paşa’nın kızına ulaşır ve defineyi birlikte arama kararı alırlar. Yalnız böyle büyük bir definenin kokusunu alan sadece doktor ve Paşa’nın kızı Hadiye Hanım değil, Hadiye Hanımın eski kocası Raci’de alır. Raci son derece tehlikeli bir çetenin reisidir. Ve definenin izini o da sürmektedir. Muammalarla dolu definen izini süren doktor, aynı zamanda Raci’nin kendisine kurduğu tuzakları da aşmak zorundadır. Doktor, bütün badireleri geçtikten sonra, hem defineye ulaşır ve hem de Hadiye Hanımın kızı Suzan ile evlenir.

Mehmet Rauf’un Define romanı, Kan Damlası adlı diğer romanıyla konu bakımından bir bütünlük arz eder. Kan Damlası Define’nin devamı gibidir. Şakir Feyzi, Eşi, çocukları ve kayın validesiyle birlikte, Tarabya’da bir köşkte mutlu ve zengin bir yaşam sürmektedir. Son derece iyi korunan bu köşkte, önce Suzan’ın sütninesi Sıdıka Hanım esrarengiz bir cinayete kurban gider. Cinayeti işleyenler, aynı zamanda Şakir Feyzi’ye definenin çıkarılmasında yardım eden arkadaşı Hasan Fuat aynı şekilde cinayete kurban gider. Her iki cinayetin işlenişi de aynıdır. Üçüncü sırada ise Hadiye Hanım vardır. Fakat onu öldürmezler yaralı bırakırlar. Olaylar bu sır perdelerinin aralanmasıyla son bulur.

Define ve Kan Damlası, oldukça akıcı muammalarla dolu bir kitaptır. Kitabı üç ana bölümde değerlendirmek gerekir. İlk bölüm yazar ve eserleri hakkında teferruatlı bir bilgi sunar. Yazarın yaşamı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında genel bir bilgi bulunmaktadır.

İkinci bölüm, Define romanını oluşturur. Bu bölümde doktorun defineye giden yolda verdiği çabayı heyecanla okuyacaksınız. Aynı zamanda doktorun defineye ulaştığında ne gibi hayaller kurduğunu da görmek mümkün. Suzan’a olan aşkının bazen definenin önüne geçtiği görülür. Raci, defineye ulaşmak için hem doktoru takip eder, hem de doktoru devre dışı bırakabilmek için entrikalar düzenler. Doktor, kendi mesleğinden o kadar uzaklaşır ki, tam bir hafiye gibi çalışır. Fakat bu işlerin o kadar yabancısıdır ki, bu maceralara atılırken bütün bildiği, okuduğu polisiye romanlardır. Sonunda bu çabasının karşılığında hem Suzan’a, Hem de defineye ulaşır.

Üçüncü bölümde ise Kan Damlası romanının entrikalarla, gizemlerle dolu cinayetleri aydınlatmaya ve dahası kendilerini bu en tehlikeli düşmana karşı savunabilme hikâyesi anlatılmaktadır. Kan Damlası, Define’nin devamı olması nedeniyle karakterlere yabancılık çekilmiyor. Fakat burada Doktordan çok Zabıta memurlarının cinayetleri çözme noktasındaki çabaları daha çok ön plana çıkıyor. Keskin bir zekâya ve tecrübeye sahip olan Hayret Bey’in olağanüstü mücadelesi, hem Şakir Feyzi’yi ölüm tehlikesinden kurtarıyor, hem de Hayret Bey’in ününe ün katıyor.

Başından sonuna kadar, büyük bir heyecanla okuyabileceğiniz bir eserdir. Kimi zaman define ararken kendinizi anlatılan mekânlarda dolaşıyormuş gibi hissedeceksiniz. Kimi zaman kahramanlar hayati tehlike içindeyken, onların haleti ruhiye sini anlayabileceksiniz.

Mehmet Rauf, 12 Ağustos 1874’te İstanbul’da doğdu. 23 Aralık 1931’de yine İstanbul’da hayatını kaybeder. Türk edebiyatında psikolojik roman türünün ilk örneklerinden olan “Eylül” isimli romanıyla tanınır. Yazarın Define ve Kan Damlası isimli bu eseri Palet yayınları tarafında okuyucuya ulaşmaktadır.

Define ve Kan Damlası
Mehmet Rauf
Palet Yayınları


1971 Karaman doğumluyum, ilkokulu kendi köyümde, ortaokulu da Karaman’da okudum, Lise’yi ise Konya Meram Ticaret lisesine gittim ama bitirmek nasip olmadı. Şu anda Konya da Özel bir ambalaj tesisinde çalışıyorum. Edebiyata olan düşkünlüğüm elimden kalemi bırakmama müsaade etmedi. Ve kendi imkânlarımla Sızak adında bir roman çıkardım. Halen şiir, hikâye, deneme ve roman alanında çalışmalara devam ediyorum.

Not: Fotoğraftaki şahıs kendisi değildir.



Yakup Çak İsmine Kayıtlı 25 Yazı Bulunmakdadır.