Dergi Soruşturması: Dilek Kartal

Dergi Soruşturması: Dilek Kartal

Dergi Soruşturması: Dilek Kartal

15.10.2020 - Kitaphaber
Dergi Soruşturması:  Dilek Kartal
  1. Sizin için dergi nedir?

Cevap: Dergiyi çıkaranlar için bir yol, yön, yürüyüş; dergiye eserleriyle katkıda bulunan yazarlar için içinde yer almaktan gurur duyulan bir fotoğraf karesi; okur içinse yolun ve yürüyüşün seyrini belli periyodlarla çekilen fotoğraf kareleriyle izleme imkânı.

  1. Takip ettiğiniz dergiler hangileridir?

Cevap: Bir kütüphanede çalışıyorum. Dolayısıyla pek çok dergiye düzenli olarak göz atma imkânım oluyor. Heyecanla yeni sayısını beklediğim dergi sayısı az ama hiç yoktan iyidir. İzdiham, Post Öykü, Kaygusuz aklıma ilk gelen isimler.

  1. Hangi dergilerde yazdınız ve ilk eseriniz hangi dergide yayınlandı?

Cevap: İzdiham, İtibar, Hece, Post Öykü (Evet, Bir öykü dergisinde yayımlanan ilk şiirin size ait olması epey havalı bir şey), Tasfiye, Yokuş Yol’a, Temmuz, Fayrap ve Muhayyel’de şiir ve öykülerim yayımlandı. İlk şiirim, 16 yaşındayken Milliyet Sanat’ta yayımlanmıştı. Sonrasında epey uzun bir ara, araya giren dünya, vesaire…

  1. Yazarlık sürecinde dergilerin yeri hakkında neler söylersiniz?

Cevap: Dergiler, yazdıklarınızı okur aynasında görmenizi, sesinizin menzilini ölçüp -gelirse şayet tabii-yankısını duymanızı sağlıyor. Dergi mutfaklarının, dergi içi atölye çalışmalarının geliştirici ve motive edici olduğunu da atlamamak gerek.

Bu arada “büyük” isimlerin boy gösterdiği dergilerde yer alan genç kalemleri bekleyen iki yönlü tuzağa da dikkat çekmek gerek. Bazen çok çok iyi bir metin, o büyük isimlerin göz alıcı ışığının altında görünmez olabiliyor ne yazık ki. Ya da tam tersi; vasat bir metin, sadece sergilendiği derginin yüzü suyu hürmetine hak ettiğinden fazla ilgi, itibar görebiliyor. Burada kendi kaleminin, metnin sıkletini iyi bilmek çok önemli. Bu tuzaktan yara almadan kurtulabilmenin tek yolu bu.

  1. Türkiye’deki genel dergicilik hakkında neler söylersiniz?

Cevap: Yeni çıkan dergileri takip etmekte gerçekten zorlanıyorum artık. Bu kadar çok derginin olması, tümüyle kötü bir şey değil belki ama gerek var mı, diye düşünmeden de duramıyorum. Sözünüzü söyleyebileceğiniz bir mecra, yani sizin yürümeyi istediğiniz gibi bir yol üzere yürüyenler varken; yeni bir yürüyüş başlatmanın gereği var mı, bundan çok emin değilim.

Birbirinin neredeyse aynı (hatta içindeki pek çok isim bile) bu kadar çok derginin varlığına çeşitlilik diyemeyiz sanırım.

Dergi çıkarmaya heveslenen gençler için “şiirini /öyküsünü kimse yayımlamadığı için dergi çıkarıyorlar” diyenler vardı bir ara, hala var mı bilmiyorum. Şimdilerde çıkan dergilere bakınca bu bile çok masum bir gerekçe gibi geliyor dergi çıkarmak için, biliyor musunuz?

Teşekkürler.

Ben de sizlere teşekkür ederim.

Kitaphaber - 15.10.2020

,

1190

Kitaphaber Hakkında

Kitaphaber

Yayınladığımız ajans haberlerini ve kitaphaber adına yaptığımız söyleşileri bu profilden sizlerle paylaşıyoruz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin