Dergi Soruşturması: Fatih Budak

Dergi Soruşturması: Fatih Budak

Dergi Soruşturması: Fatih Budak

15.08.2020 - Kitaphaber
Dergi Soruşturması:  Fatih Budak
  1. Sizin için dergi nedir?

Cevap: Cemil Meriç’in ifadesiyle, benim için sağlam, iyi ve özgürce işlenmiş bir dergi; hür tefekkürün kalesidir. Bileylenmiş bilinçler toplamıdır dergiler. Özgürlüğe açılan bir kapı, moderniteye karşı bir başkaldırıdır. Kendinden gayrısını yok sayanlara karşı, bir varlık manifestosudur dergi. Şahit kılarak düne bugünü, yarınlara selam sunmaktır. Aynı zamanda, edebi anlamda kendimi geliştirdiğim ortamlardır dergiler. Yeni insanlar, yeni sesler, yeni dostluklardır. Her muhabbet sonrası ortaya çıkan yeni bir şiirdir bazen. Bazen de kırılmışlıklar, boşa giden zamanlar, hayıflanmalardır. Hayat gibi… Dergiler, hayattır.

  1. Takip ettiğiniz dergiler hangileridir?

Cevap: Önceleri birçok dergiyi takip ederdim ama son yıllarda çok fazla dergi takip etmiyorum açıkçası. Gereksiz buluyorum çünkü. Bu düşüncem, bir enaniyet yansıması olarak filan algılanmasın lütfen. Hakikaten çok boş dergiler. Şimdilerde neredeyse her grubun, tabiri caize her çetenin bir dergisi var. İyisiyle, kötüsüyle, doğrusuyla, yanlışıyla her ne olursa olsun kendi çete mensuplarının eserlerini yayımlamak üzere kurgulanmakta çoğu. Merkez dergilerinden ziyade, taşra dergilerini, fanzinleri takip etmeye çalışıyorum son yıllarda. Ne varsa, Anadolu’da var çünkü samimiyet adına…

  1. Hangi dergilerde yazdınız ve ilk eseriniz hangi dergide yayınlandı?

Cevap: İlk şiirim, 2006 yılında, Ardıç dergisinde yayımlanmıştı. Üniversite 2. sınıf öğrencisiydim o aralar. Çok heyecanlanmıştım. Güzel bir başlangıç olmuştu benim için. Sonrasında birçok dergide yazdım. Ardıç, Ayna İnsan, Edep, Edebiyat Ortamı, Hayal Bilgisi, H-Aykırı, Mahalle Mektebi, Yedi İklim, Âsî ve şu an aklıma gelmeyen birçok dergi. Ama benim şöyle bir huyum vardır ki bir dergide sürekli olarak yazıyorsam, aidiyet duygusundan olsa gerek, başka bir dergiye kolay kolay eser göndermem. Son 3 yıldır da herhangi bir dergide yazmıyorum. Çünkü nerede yazsam, bir şekilde yazdıklarım birilerine dokunuyor, birilerini rahatsız ediyor ya da dergiden beklentilerim çok yüksek olduğu için ben tatmin olmuyorum. Bundan dolayı olsa gerek, 2019 yılında, kendi dergimizi, Âsî’yi yayımlamaya başladık. Orada yazıyoruz, denk geldikçe…

  1. Yazarlık sürecinde dergilerin yeri hakkında neler söylersiniz?

Cevap: Şayet bir dergi, mektep vazifesini üstlenebilir ve bunu da hakkıyla yerine getirebilirse, kendi bünyesinde kendi yazarlarını yetiştirmek adına çok önemli işlevler üstlenir. Esasında, bizim idealimizdeki dergiciliğin gayelerinden biri de budur. Yazılar, şiirler toplayıp yayımlamaktan ziyade, bir mektep vazifesi görmek ve edebiyat dünyasına, bilinçli yeni isimler kazandırabilmek. Yukarıda da bahsettim aslında biraz; benim yetişmemde de dergilerin büyük payı vardır. Örneğin; Edep dergisi öncesi, üstad Arif Ay’la yaptığımız uzun muhabbetlerin, şiirim üzerindeki pozitif etkisi yadsınamaz. Sonrasında, Ankara’da olduğum yıllarda, o zamanlar aynı zamanda yayın kurulunda da görev aldığım Edebiyat Ortamı Dergisine çok sık gidip gelirdik ve her seferinde, oradaki muhabbetlerimizin, tartışmalarımızın, yeni sayı hazırlıklarımızın, bana çok şeyler kattığını düşünüyorum. Yine, Yedi İklim’de yazdığım yıllarda, yüz yüze olamasak da telefon ya da e-posta yoluyla sürekli olarak iletişim halindeydik dergiden büyüklerimizle. O yıllardaki muhabbetlerimizin ve yönlendirmelerin de benim üzerimdeki katkısı büyüktür. Ve son olarak Âsî. Genel Yayın Yönetmeniyim ama derginin her aşaması elimden geçiyor ve bu süreç, bu ana kadarkilerden daha fazla katkı sağlıyor edebi hayatıma.

  1. Türkiye’deki genel dergicilik hakkında neler söylersiniz?

Cevap: Biraz önce de dediğim gibi, genellikle bir grup ya da çete tarafından yönetilen büyük dergiler var ne yazık ki ülkemizde. Neye göre büyük? Kendince isim yapmış, kabul görmüş kelli felli insanlar yazıyor bu dergilerde ve arkalarında güçlü medya grupları var genelde. Bundan dolayı, biliniyor camiada bu dergiler. Yoksa içeriğine baksanız; yüzde doksanı çöp. Arada da olsa elime alıp bakıyorum bu dergilerden bazılarına. En iyi diyebileceğim bir şiirini dahi tutup da Âsî’ye koymam şiirdir diye. Ne yazık ki durum bu kadar vahim. Umutsuz muyuz peki? Elbette değiliz. Anadolu’da çok güzel işlere, çok güzel dergilere imza atılıyor. Çok güzel insanlar, çok sağlam şair ve yazarlar var çünkü taşrada. Ama bu isimler, büyük beylerin kriterlerinden geçip de o büyük dergilere giremiyor! İşte bu isimler, son zamanlarda çok güzel işlere imza atmaya başladılar. Çorum’da, Gaziantep’te, Yozgat’ta, Kahraman Maraş’ta, Kilis’te, Eskişehir’de ve daha ismini sıralayamadığım birçok şehrimizde, çok güzel dergiler çıkıyor. Zamanla göreceğiz ki güzellikler kalıcı olacak. Buna inancımız tam ve bunun için gayret gösteriyoruz.

  1. Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Cevap: Bu söyleşide bizi de unutmadığınız için teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun. Selam ve muhabbetle…

Teşekkürler

Kısa Özgeçmiş:

Fatih Budak

1985 yılında Niğde’de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Niğde’de, lisans ve doktora eğitimlerini ise Ankara’da tamamladı. İlk şiirlerini, ortaokul yıllarında yazdı. “İkindi Gölgesi” isimli ilk şiir kitabı, 2012 yılında; “Ayanfer’e Mektuplar” isimli ikinci şiir kitabı ise 2017 yılında yayımlandı. 2006 yılından itibaren birçok edebiyat dergisinde şiir, deneme ve eleştiri türünden eserleri yayımlanan Budak, 2019 yılından bu yana ÂSÎ Dergisi Genel Yayın Yönetmenliğini yürütmektedir. Evli ve iki çocuk babası olan Budak, bir devlet üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Kitaphaber - 15.08.2020

,

2469

Kitaphaber Hakkında

Kitaphaber

Yayınladığımız ajans haberlerini bu profilden paylaşıyoruz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin