Dergi Soruşturması: Tunay Özer

Dergi Soruşturması: Tunay Özer

Dergi Soruşturması: Tunay Özer

05.10.2020 - Kitaphaber
Dergi Soruşturması:  Tunay Özer

Sizin için dergi nedir?

Edebiyatın canlı kalmasını, gelişip serpilmesini sağlayan birer vefa teknesine benzetiyorum ben dergileri. Ulaşacağı periyotları iple çektiğimiz. Yazı ve şiirlerin kamuoyu önüne, kalabalıklar huzuruna ilk çıktığı ve arzıendam ettiği platformlardır. Yazar, tabiri caizse, tartıya çıkar orda ve kendini başkaları ile kıyaslama imkânı bulur. Geri bildirimler alır. Yıllıklar buradan süzülür, rafine edilir. Darası alınmış ürünlerin yekûnu ve hasılası ortaya çıkmış olur böylece. Zamanın ruhunu yansıtan, edebi, sosyal, siyasi gelişmeleri takip edip gerektiğinde kendi üslubunca ve meşrebince müdahil olabilen birer aktördür dergiler. Dönemsel inceleme ve karşılaştırma yapanlar için de başvurulacak kaynak niteliği taşırlar. Birçok edebiyat dergisi, yazınsal saiklerle ve özveriyle çıkmaktadır.

Takip ettiğiniz dergiler hangileridir?

Çok sayıda dergiyi takip ettiğimi belirtebilirim; abone olduğum, bayiiden aldığım ve incelik gösterilip tarafıma gönderilen. Maaşımızdan başka, elimize geçeceği günü iple çektiğimiz kaç nesne var ki bu hayatta! Dergi de o nadir şeylerden biridir işte.

Hangi dergilerde yazdınız ve ilk eseriniz hangi dergide yayınlandı?

İlk şiirim 1989 yılında bir ulusal dergide yayımlandı (Türkiye Çocuk Dergisi). Lisede bir grup arkadaşımla Dolunay isimli bir fanzin çıkardık. Türk Dili, Lacivert, Kirpi, Hayal Bilgisi, Yedi İklim, Temmuz, Yolcu, Barbar, BirNokta, Hece, İtibar, Mahalle Mektebi, Kurşun Kalem ve diğer edebiyat dergilerinde çıktı şiirlerim. Benden şiir ve yazı isteyen (bazılarının isimlerini de şimdi hatırlayamadığım) irili ufaklı dergileri ve fanzinleri mümkün mertebe geri çevirmemeye çalıştım hep.

Yazarlık sürecinde dergilerin yeri hakkında neler söylersiniz?

Yazar ilkin dergilerde edebi kamuoyunun önüne çıkar. Cebindeki taşları ortaya koyar. Bir şiiri beğenilen bir şairin diğer şiirleri de merak edilir. Şiir ve yazı kritikleri yapan dergilerin sayısı eskiden daha fazla idi. Şimdi bildiğim kadarıyla bir iki dergi bunu yapıyor. Bir yazar dergilerden el alır, edebi görgü ve üslup edinir, oradan yürür gider. Dergilerin yaptığı dosyalar çok değerli. Müktesebatına bir şeyler katarak, yazı anlayışına yakın yazar ve şairlerle tanışıp bilişerek kendini sorgulama ve geliştirme yetisi elde etmek için birer fırsat kapısıdır dergiler, edebiyata ilgi duyanlar için. Çünkü dergi editörleri az çok, şiirden, öyküden, denemeden vs. anlar. Eskiden mektupla yazışılırdı, şimdi ise bu, e-posta ile yapıldığından geri bildirim daha çabuk alınmaktadır.

Geleneksel şiir birikimimizi bilmek, dünya şiirini okumak, günümüz şiirinin evrildiği yönü görmek ve kavramak açısından, gençlerin, sanat anlayışını kendine yakın bulduğu dergileri takip etmesi ve ürünlerini ilk önce oralarda yayımlatması faydalı olacaktır. Buradan gelen bildirimler, kendilerini geliştirmelerine yardımcı olur. Çünkü şiirin nabzının hâlen yoğun attığı yerlerdir dergiler. İlkin dergilerde görünmenin şöyle bir faydası da var: İlk kitabın basıncını, tabiri caizse, hevesini bu şekilde bertaraf etmek suretiyle, yazar, olası bir hatanın ve pişmanlığın önüne geçmiş olur. Yanı sıra, şiirlerini/yazılarını bütünlüklü olarak, kâğıt üstünde görme ve inceleme fırsatı yakalar. Daha sonra gerekli tashih, ekleme ve geliştirmelerden sonra istenirse şiir ve yazılar iki kapak arasına alınıp kitaplaştırabilir.

Türkiye’deki genel dergicilik hakkında neler söylersiniz?

Basım yayım koşulları nedeniyle dergi çıkarmak oldukça kolaylaştı. Edebiyat, aktüalite, politika, coğrafya, tıp, sanayi, otomotiv, emlak vb. olmak üzere tematik denebilecek çok sayıda dergi var. Beni ilgilendirenler edebiyat dergileridir. Aslolan bunları istikrarlı bir şekilde ve heyecanla devam ettirmek, kalite çıtasının düşmesine izin vermemektir. Öte yandan, birçok dergi üç beş sayı çıkarılıp otuz yıl konuşulur. Kısa ömürlü çok sayıda dergi gelip geçmiştir, bu sebeple. Yazarların başka dergilerde görünmesini istemeyen, bunu takıntı derecesinde bekleyen dergi editörleri var. Anlayışla karşılanması zordur bu tavrın. Bir gencin enerjisini bu şekilde baskılamak yanlış. Beş altı ayda bir şiirine/yazısına yer vermeniz onu tatmin etmeyecektir. Bulanıp durularak önünde sonunda yolunu ve yerini bulacaktır o zaten. Belli bir deneyimden sonra çok sayıda dergide görünmenin de pek matah bir şey olmadığını eklemeliyim. Çok sayıda derginin varlığı, kale ve getto misali (yazınsal saiklerin önüne geçen) kimi geleneksel toplaşmaları, gruplaşmaları etkisizleştirerek, parçalayıp dağıtan bir faktör oldu. Kimi dergi editör ve yöneticileri, kendi şiir anlayışlarının taklit edilip çoğaltılmasını, memnun bir göz yummayla karşılamakta, ne yazık ki. Hiçbir dergide yer bulamayan bir yazar, yazdıklarını hiç olmazsa internette yayınlayabiliyor. Başka mülahazaların, edebi kaygıyı geriletmesine izin verilmemesi gerekiyor.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Kendimi ifade etme olanağı sunduğunuz için teşekkür ederim.

Kısa Özgeçmiş: 1976 yılında Ağrı’nın Patnos ilçesinde doğdum. Hacettepe Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldum. İstanbul’da ikamet etmekteyim. Bir kamu kurumunda çalışıyorum. Müfettişlik mesleğim vesilesiyle tüm Anadolu’yu gezme fırsatım oldu. Yayımlanmış üç şiir kitabım var.

Kitaphaber - 05.10.2020

,

1515

Kitaphaber Hakkında

Kitaphaber

Yayınladığımız ajans haberlerini ve kitaphaber adına yaptığımız söyleşileri bu profilden sizlerle paylaşıyoruz.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin