Dergilerin Eski Sayfaları Arasından

Dergilerin Eski Sayfaları Arasından

Dergilerin Eski Sayfaları Arasından

23.01.2015 - Ayşe Bağca
Dergilerin Eski Sayfaları Arasından

Ayşe Bağca, Yitik Düşler Dergisi üzerine yazdı. 

Geçmiş zaman olur ki...

Yazmak kimine yazgıdır, kimine ruhuna biçtiği kaftan, kimine ateşten denizler içinden sürdüğü kağıttan gemi... Yazmak kelamın kaleme biçtiği kader, yazmak aşk içre keder...

Pencerelerimizden daha salkım söğütler çekilmemişken, bir erik ağacı her sabah serçelerle söyleşmeye dururken, yağmur daha incitilmemiş bir toprağa yağarken... Öyle bir zamandı işte, zamanın ne içinde ne dışında.

İnsan ki önce kar suyu, sonra dere, sonra ırmak, sonra denizlerden okyanuslara yol alan bir damlanın serencamı... Ne zaman ki okyanusla buluşur; hem kaybolur hem kendi olur. Okumak akıntı, yazmaksa sandaldır bir bakıma. İşte "hür tefekkürün kalesi" dergilerle buluşmak da bu biteviye akıntıda bulmaktır kendini.

Sene Kasım 2000, posta adresinde Kayseri yazıyor. Elimizde nur topu gibi bir edebiyat seçkisi, adı "Yitik Düşler". Yayın kurulu M. Sait TÜRKOĞLU, Recep Şükrü GÜNGÖR ve Hüseyin KAYA'dan oluşuyor. Tekmili iki yapraktan mütevellit, sıcacık, ruhu dolduran yazı ve şiir şöleni. Araladıkça sayfaları her kelime koca bir dünyaya aralanıyor insanın önünde.

Ben daha lise öğrencisiyken tanışmak kısmet oldu "yitik düşler"le. Yazma aşkının yeni filiz verdiği bir dönemde doğru zemini bulmak elbette çok mühimdir. İşte bu bakımdan dergilerin bir okul oluşu, yazarlığın ve şairliğin çıraklığının icra merkezi oluşu kuşku götürmez bir gerçektir. Elbette ki yetenekler de göz ardı edilmemeli fakat ustaların dizi dibinde kendine şekil verme bahsini asla es geçemeyiz. Okumanın ve okuduğunu anlamanın ve dert edinmenin menbaına inmektir dergiler. Okur ve yazarın dergiyle kurduğu bağ bunun kıymetini bilenler için paha biçilmez bir duygudur.Belki bu yüzden "yitik düşler" en çok benim dergim oldu. Bir yola çıkış, bir kuşanmışlıktı benim için. Yazılar gönderip basılması için beklemekten ziyade değerli ağabeyim M. Sait TÜRKOĞLU'nun  derginin arasında küçük kağıtlara düştüğü notlar benim için daha değerliydi. Yazarak şekil bulmanın başlangıcı burasıydı benim için. Bir yari bekler gibi dergi beklemeyi öğreten, postacının bahçe kapısından ne zaman gireceğini pencerelerden izleten, okumayı ve yazmayı sevip özümseten çok değerli bir misyonu vardı bu derginin. Gerçekten de önsöz başlığında olduğu gibi yeniden su yürümüştü dalımıza yaprağımıza.

"Şimdi soğumamış yürekleri bu mütevazi sofraya çağırıyorum. Yükte hafif pahada ağır sermayenizle buyurun." (sayfa:1 sayı:1 Yeniden Su Yürüdü Dalıma Yaprağıma) Bu çağrının anlamı büyüktü. Sır çağrıyı anlamaktan geçiyordu.

Yitik Düşler, çıktığı süre içerisinde pek çok önemli isimle yürüyüşüne devam ederek amatör isimler için de saygınlık uyandıran bir ortam oluşturmuştur. Berat Demirci, Nurullah Genç, Cihan Okuyucu, Mustafa Özçelik, Tayyib Atmaca, Mehmet Aycı,Hasan Ejderha, Hasan Ahmet Gökçe, Cafer Keklikçi, Cevat Akkanat, Bünyamin K., Mustafa Uçurum, Yaşar Elmas, R. Şükrü Güngör  ve ismini sayamadığımız o dönem amatör olan günümüzde büyük yazınsal ürünlere imza atmış pek çok ismin varlığını dergide görmek mümkün olmuştur.

Recep Şükrü Güngör'le gerçekleştirdiğimiz küçük bir sohbette kendisi  yitik düşler için, "çok romantik bir dergiydi" tanımını kullanmıştı. Yüzümüzde tebessüm bırakan bu tanımlamanın elbette bir nedeni vardı. En içli şiirler, en kalbi yazılar bu sayfalardan göstermişti kendini. Samimi ve kalbe çağrıda bulunan nice eserle belki de bu tanıma neden olmuştur.

Bu dergiye emeği geçen tüm herkese sonsuz teşekkürler...

HURMA AĞACI/ HÜSEYİN KAYA

"Keşke dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim" Meryem/24

yüzümü sırtıma yükle
yedi deniz on üç ırmak getir ayaklarıma
aşk adına ne varsa al götür benden
vur beni mor dağlara

çürüyen yerlerimi taşımaktan usandım
usandım bu içimde
yaralı bir bedevi gibi yürümekten de

gün geldi
ve dert oldu bu hayat bu başıma
efendim
sana geldim
hurma ağacım ol
acılarıma

(sayfa:1 sayı:1)

Foto ve Yazı: Ayşe Bağca

Ayşe Bağca - 23.01.2015

,

2023

Ayşe Bağca Hakkında

Ayşe Bağca

1983 Haziran ayında doğdu. Yüksek öğrenimi Cumhuriyet Üniversitesinde başladı ve şuan Anadolu Üniversitesi AÖF Sosyoloji porogramıyla devam ediyor. İlk yazıları 2001 yılında Yitik Düşler dergisinde yayınlandı. Zaman içerisinde çeşitli dergi ve edebiyat sitelerinde yazdı. Yolcu Dergisi ve Kitap Haber'le yoluna devam ediyor. Şiir yazdığına dair bazı rivayetler var.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin