Destan Yazan Kahramanlar - Metin Korkmaz

Destan Yazan Kahramanlar - Metin Korkmaz

Destan Yazan Kahramanlar - Metin Korkmaz

04.04.2012 - Hilal Bilgeç
Destan Yazan Kahramanlar - Metin Korkmaz

Bu cennet vatanın kurtuluşuna katkıda bulunmuş bütün şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatırasına armağan edilerek başlayan eser Bengisu yayıncılık tarafından yayımlandı.

Türk milletinin özelliklerinden biri de destan yazan bir millet olmasıdır. Alper Tunga , Oğuz Kaan, Genç Osman.. gibi.

Tarih boyunca oluşturulan destanlar zincirinin en büyük halkalarından biri de hiç şüphesiz "Çanakkale Destanı'' dır.

Gün, o gündü. Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaş'ında en başarılı olduğu ve de dünyanın en kanlı çarpışmasıydı Çanakkale Savaşı. Zaferin büyüklüğü savaşın çetinliği ile ölçülü. İki yüz elli binden fazla şehidin verildiği, Mehmetçiğin, anasını, babasını , yavuklusunu bir daha göremeyeceğini bildiği halde büyük bir teslimiyetle cepheye koştuğu ,on beşli körpe yavruların diyetini kanlıyla ödediği bir savaştı.
Bu öyle bir savaştı ki,Türk milletinin ruhunda ve zihninde silinmeyecek izler bırakmıştı...Bu nedenledir ki birçok şiire, romana konu olmuştur.

Milli mücadeleinin dayandığı en kuvvetli zemin sayılan ve insanlık adına büyük bir dram olan Çanakkale Savaşları, bağımsızlık için yapılan kutsal bir savaştır. İmanla küfrün savaşıdır. Avrupa Devletlerinin bir kısmının Çanakkale Boğaz'ını aşarak İstanbul'a kavuşma özleminin vahşete dönüştüğü savaştır.

Türk askerlerinin kendilerinden kat kat güçlü olan düşmana karşı hem karada hem de denizde kazandığı bütün dünyanın hayranlığını kazandığı bir savaştı.
"Çanakkale Geçilemez!'' , "Bu topraklardan İslam silinemez.'' diyen iman erlerinin tertemiz alınlarından vurulup, peygamberle kucaklaştığı bir savaştı
Peki, Çanakkale neredir"

Bu ısız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed'in yattığı yerdir.
Çanakkkale, ecdadımızın bütün yokluklara rağmen, çağının en modern ordularına karşı dik durduğu yerdir. Çanakkale bir milletin, uyanıp şahlandığı yerdir. Çanakkale, maneviyat hazinesinin yattığı yerdir. Çanakkale iman dolu yüreklerin, vatan , millet ve din uğruna seve seve can verdiği yerdir.Çanakkale M.A. ERSOY'un, savaşın vahametini anlatırken bu uğurda şehit olanları hz. peygamberin şefaati ile müjdelediği yerdir.

Çanakkale şehitlerimizi, rahmet minnet ve şükranla anarken, aynı zamanda tarih öğretmeni olan yazarımızın, kaleme aldığı "Destan Yazan Kahramanlar'' adlı esere de birkaç gönderme yapmadan sözümü nihayetlendiremeyeceğim. Yazar eseri, klişeleşmiş bir anlatım tarzıyla ele alırken bol bol resim ve kendi şiirlerini sayfalara sepiştirirken Çanakkale Destanın manevi hazzını bizlere yaşatamıyor. Bir tarih kitabı mı,bir deneme mi, bir anı kitabı mı,yoksa bir şiir kitabı mı tam anlayamıyorsunuz.

Tüm tatları okuyucusuna tattırmaya çalışan yazarımız, tadını tarif edemiyeceğimiz bir ürüne imza atmış.Yine de Türk milletinin var olma savaşını konu aldığı için teşekkür ediyoruz kendisine. Böyle bir destanı yüzeysel bir uslupla ortaya koymak yerine, manevi ögeleri destekleyici bir anlatım tarzı kullanmış olsa idi, hem şehitlerimize olan vefa borcunu bir nebze olsun ödettirecek hem de yarının gençlerine bir kaynak teşkil edecekti.Gelecek nesiller için sebep ve sonuçları itibariyle ibret tabloları ile dolu, tarihsel bir hazine olan Çanakkale Destanı'ın daha nitelikli eserlerle tanıtılması ümidiyle..

Hilal Bilgeç - 04.04.2012

,

3236

Hilal Bilgeç Hakkında

Hilal Bilgeç

1974 doğumlu yazar, Dicle Üniversitesi Edebiyat Öğretmenliği mezunu olup, halen özel bir kurumda öğretmenlik yapmaktadır. Evli ve iki çocuk annesidir.

Not: Fotoğraftaki şahıs kendisi değildir.

Yorumlar
  • Metin Korkmaz 2015.02.05 00:31

    Öncelikle Hilal Bilgeç kardeşimiz kitabı tam anlamıyla inceleme fırsatı bulamamış sanırım. Kaldı ki "Destan Yazan Kahramanlar" adlı eserimiz sadece Çanakkaleyi anlatan bir kitap olmamakla beraber içindeki birçok konudan sadece bir kaçını içermektedir. Kitap birbiriyle bağlantılı ama konu itibariyle farklı bölümlerden oluşmaktadır. Kitap üzerinden kendi sesini duyurmak şeklinde yorumladığım bu kardeşimizin değerlendirmesini -ki değerlendirme olarakta kabul etmek mümkün değil- çok sesliliğe bir örnek olarak kabul edebiliriz. Dileğim odur ki bu kardeşimiz; eserimizi daha dikkatli okursa ne demek istediğimi sanırım anlayabilecektir. Naçizane tavsiyem; bu engin bilgileriyle kardeşimizin bahsi geçen alanda bir kitap yazması olacaktır.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin