Dil / Meta Dil / İmgelem Açısından Uğurcan Güler Örneklemi

Dil / Meta Dil / İmgelem Açısından Uğurcan Güler Örneklemi

Dil / Meta Dil / İmgelem Açısından Uğurcan Güler Örneklemi

28.10.2020 - Ethem Erdoğan
Dil / Meta Dil / İmgelem Açısından Uğurcan Güler Örneklemi

Dil göstergeleri, okurun ve eleştirmenin bilemediği bir yer ve zamanda şair tarafından sunulan bir imkan olarak, bazı değerleri ediniyor. Şairin seçimi ilk adım, ikinci adım ise kullanma ustalığı. Bu ustalık belki maharet, belki yatkınlık, beceri, belki kesp edilmiş bir meleke.

Bu meleke ve ustalık üzerinde düşünmek şart. Çünkü bu becerinin skalada üstte bir yerde oluşu ve nitelikleri, meta dilin (şiir dili) gerçekleşmesi bakımından önemlidir, aksi halde gündelik dile evirilir. Şairin bu dile yatkın hale gelmesi bir aşama elbette. Sonrası var çünkü. Bu dile ulaşmak kadar, bu dilin uygulanışını deneyimlemek, kullanışlı bir olgu haline getirmek de önemli. İşlek bir şiir dili bunu gerektirir. Bundan sonrası şairin dışında gelişmeleri işaretliyor.

Şiirler üzerine çalışan bir yazar, şairin metinlerini dil üzerinden inceleyecektir önce. İlk olarak da şiirlerdeki meta dilin işlev ve amacına yönelecektir. Bunun uç vereceği durum; kavramlaştırma ve imgeleştirmedir. Şiiri dil ve imge üzerinden açımlamak en iyi ve geçerli bir yol olacaktır. Çünkü önce niyete bakar. Şairin niyetinden emin olmalıdır. Eleştirmen bu bağlamda niyet okuyucusudur. Bunun dışındaki yaklaşım şiiriyetle değil dünya görüşüyle ilgilidir. Hatta geçerli bir bakış hiç değildir.

“Cinayeti Ben İşlemedim” 1998 doğumlu şair Uğurcan Güler’ in ilk kitabı, Yedi İklim yayını olarak Ağustos’ta çıktı. 54 sayfa ebadındaki kitap iki bölüme ayrılmış. İlk bölüm “Eğilince Kalbin”. Bu başlığın altında 30 şiir var. İkinci bölüm “Bütün Yıkımlara Çok Çok”. Bu başlığın altında da 6 şiir var. Genç bir şair için 36 şiir rakamsal olarak iyi, hatta çok iyi.

Kitabın kapağındaki sadelik boşluk duygusu oluşturmuyor. Ama bu kişisel. Genel üzerinde aksi etki de bırakabilir. Yeşil bir zemin üstünde beyaz parmak izi illüstrasyonu oldukça güzel. Arka kapakta ise beyaz zeminde parmak izi illüstrasyonu var. Kitaba ad olan “Cinayeti Ben İşlemedim” şiirinden de bir birim alınmış. Kapak sözünü ettiğimiz şiiri imlemek için yapılmış. Kitabın tamamına şamil olmaması ise her zaman handikap sayılmalı. Okur “polisiye şiir” falan zannedebilir.

“Cinayeti Ben İşlemedim” şiirini buraya alarak yukarıdaki görüşler ışığında metne bakalım:

Güçsüz bileklerime damlıyor gün / kıpırtıya karşı durmaktan

içim boz bulanık ve acı, beni / yabanıl bir uykuya çağırmakta

duysam bu ağaçlığın karasında / suyu yıkardım yüzümde kaç kez

işi bitirdim belki haykırırdım da / cinayeti ben işlemedim baba

ne çok iğne var ortalıkta.

yamacım düşüşe eskrim / oynamakta, o yalın gözleri

benden şüpheli ve gıpta / neden böyle bakar düşmanca.

çoğulun yüklendiği kuvvet / aratırken kaybolan zinciri

bilirim dindirmez içindekini / cinayeti ben işlemedim

baba kayboluyorum bak hem / daha yolun yarısında

Yukarıdaki şiir birimlerinde, şair; bir konuda açıklama yapıyor, bilinmeyen bir hususa açıklık getiriyor. Ancak durumu; açıklayıcı-kanıtlayıcı argümanlara girmiyor. Bir duygu durumu, bir heyecan, şiirsel zevk etrafında dilsel göstergelerle okuyucuya aktarılıyor. Amaç öğretmek, göstermek, açıklamak, kanıtlamak değil. Söyleyicinin bir menfaat gözettiği zaten düşünülemez. Aynı durum okur için de geçerli. Çünkü bu iki durum; dilin işlevinin doğasına uymaz. Şiirden söz ediliyorsa dil “poetik” işlevindedir.

Şairin dilsel seçimi ve kelimeleri imgeleştirme süreci için; “ustaca” değerlendirmesi yapılabilir. İlk birimde “bileklerine gün damlaması”, ikinci birimde “içinin boz bulanık acı” olup “yabanıl uykuya” çağırması, üçüncü birimde “suyu yüzünde yıkamak” ve böylece “temizlemek” buluş imkanı açısından özgün örnekler. Bazıları ters kurgulanmış, alışılmamış bağdaştırma. Belki “temizlemek” fiili cinayeti işlemek isteyebileceği şeklinde alınmalı. Suyun kirli olduğu sonucunu da hayatın bütün kiri ile yorumlanmalı. Malum su eşittir hayat. Tabi sonraki tek mısralık birimde iğne imgesinin açılımını yapmak zor. Olumsuz her şey ve beyni uyandıran bir tayf olarak okunuyor şiirde. Sonraki birimde zincir imgesi var. Belki bir kanıt, belki söyleyiciyi olaya ya da hayata bağlayan bir bağ. Bu bağın durumuna açıklık sonraki birimde: Baba kayboluyorum!

Şiir dili / meta dil; şairde kazanılmış bir meleke. Çünkü bu beceri onda üst bir yerde. Dili; şiir diline dönüştüren nitelikleri kullanıyor şair. Dilin içine imgeleri ve onların şeklî yönü olan görüntüyü (cinayet mahalli, orada bulunan kanıtlar vb.) ustaca yerleştiriyor ve meta dili gerçekleştiriyor. Bu çok önemli. Sonrası da, bu dili 36 şiirde tecrübe ediyor.

Şiirlerde kullanılan dil, şiir dili / meta dil olmuş. Kelimeler üzerinden yapılan imgeleştirme başarılı. Ancak çok anlamlılığı sağlayacak başka başka unsurlara da; çağrışımlara, yan anlamların şiddetine, sanırım ihtiyaç var ki bu şair için her zaman ihtiyaçtır. Şiirlerdeki meta dil işlev bakımında poetik. Şairin niyetinde; şiirsellik var, bu bizim alımlamamıza bırakılmış. Bir dünya görüşünün kör göze parmak şekli söz konusu değil.

Uğurcan Güler şiirimizin geleceği açısından üzerine görev düşen gençlerden. Yedi İklim ve Ali Haydar Haksal bu anlamda görevini yapmış, sıra okurda.

Uğurcan Güler

Cinayeti Ben İşlemedim

Yediiklim Yayınları

Ethem Erdoğan - 28.10.2020

,

2826

Ethem Erdoğan Hakkında

Ethem Erdoğan

Kütahya doğumlu. 1995 yılında Alkım edebiyat dergisini bir grup arkadaşıyla beraber çıkardı. Yazı ve şiirlerini Alkım, Kırağı, İpek Dili, Edebiyat Ortamı, Hece ve Yediiklim edebiyat dergilerinde yayınladı.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin