Dönemsel Ayaklanma Hareketleri

Dönemsel Ayaklanma Hareketleri

Dönemsel Ayaklanma Hareketleri

12.03.2021 - Murat Deniz
Dönemsel Ayaklanma Hareketleri

Osmanlı Devleti’nde Kızılbaş ayaklanmalarını anlatan bu eser iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, Anadolu’daki Kızılbaşlardan bahsedilmekte olup; Kızılbaşlık kavramı, Kızılbaşların yaşadığı yerler ve Osmanlı Devleti’nin Kızılbaşlara yönelik politikası ele alınmıştır. İkinci bölümde ise 16.Yüzyılda yani II. Beyazid, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve III. Murad döneminde ortaya çıkan ayaklanmalar işlenmiştir.

Günümüz Anadolu Aleviliğinin tarihsel köklerinin ulaştığı ya da bununla ilgili birçok malzemeyi oluşturan tarihi olay 16. Yüzyıldaki Osmanlı-Safevi mücadelesidir. Özellikle bu tarih ve olaydan sonra Anadolu’daki Türkmenler arasında yeni bir dini ve siyasi yapı oluşmuştur. Oluşan bu yapı “Alevilik” ya da “Kızılbaşlık” olarak ifade edilmektedir. “Kızılbaşlık” kavramı özellikle İslamiyet’e yeni geçen konargöçer Türkmen boylarının kıyafetlerinden ortaya çıkmıştır. Şeyh Haydar’ın ve müritlerinin Şia’nın temel inançlarından olan on iki imamı temsil etmek amacıyla başlarına taktıkları on iki dilimli kızıl taç ve her dilimde bir imamın adının yazılı olmasından dolayı “Kızılbaş” olarak anılmışlardır.

Anadolu’da ve Anadolu toprakları dışında Kızılbaşlar büyük bir nüfus oluşturmaktadır. Bu nüfus Osmanlı Devleti’nin merkezi gücü ve resmi düşünce yapısına ters düşmekte ve siyasi iktidara tehdit olarak görülmektedir.

Yine eserlerde; II. Beyazid, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve III. Murad dönemleri tarihsel süreç olarak ele alınmıştır. Bu dönemde isyanların çıkma sebepleri sosyal-siyasal ve dini olarak aktarılmış ve dönemlerdeki Kızılbaş hareketlilikleri ve tarikatları incelenmiştir. Eserde incelenen Kızılbaş ayaklanmaları; Karamanoğlu Mustafa, Şahkulu, Nur Ali Halife, Bozoklu Şeyh Celâl, Süklün ve Baba Zünnun, Donuzoğlu ve Beyce, Mustafa Oğlu Velî Halife, Zünnun Oğlu Halil, Şah Kalender, Seydi Bey ve İnciryemez, Düzmece Şah İsmail ayaklanmalarıdır.

10.Yüzyılda İslamiyet’i kabul etmeye başlayan Türkmenlerin bir kısmı Safevilerin dini propagandaları sonucunda Kızılbaşlık kavramı ve düşüncesini benimsemişlerdir. Bu Türkmenler Osmanlı-Safevi mücadelesinin odağında olmuşlardır. 16. Yüzyılda ortaya çıkan ayaklanmalarda bu dini ve mezhebi söylemler ile ayaklanmaların liderleri etrafında belli bir kitle oluşturmuş ve bu kitleleri de bu söylemler ile motive etmişlerdir. Bu söylemler aslında sadece bir araç olup asıl amaç siyasidir, Osmanlı iktidarıdır ve Osmanlı da buna karşılık dini bir temellendirme ile müdahalede bulunmuştur.

Eserde, Özellikle Yavuz Sultan Selim’in tahta geçmesiyle birlikte dönemin ileri gelen âlimlerinden alınan fetvalar ile birlikte bu düşünceye ve taraftarlarına karşı harekete geçilmiştir. Bu fetvalar ile birlikte Safevilere karşı düzenlenecek olan savaşın zemini hazırlanmıştır. Ve bu fetvalar sonucunda da Anadolu’da yaşayan Kızılbaşlar ciddi bir kapanışa ve soyutlanmaya geçmişlerdir.

Kızılbaşlar ile alakalı eserde geçen diğer önemli noktada dini ve mezhebi söylemleridir. Hurûfiliğin Kızılbaşlığa etkisi sonucu ortaya çıkan ve Ayaklanma liderlerinin kendini “Tanrı” gibi görme ve gösterme düşünce ile “Mehdicilik” fikri sahip oldukları otoriteyi daha da güçlendirmiş ve bağlılarının sayısını artırmıştır.

Sonuç olarak eserin genel bir değerlendirmesini yapacak olursak; bugün dahi tartışılan ve özellikle belli gruplardan tarafından kimi Osmanlı Padişahlarına karşı düşmanlığın dahi temeli olan bu mücadeleler eserde güzel bir şekilde işlenmiştir. Kızılbaş ayaklanmaları sonucunda akan masum Sünnî İslam’a mensup bireylerinde varlığından söz edilerek tek taraflı bir yargılamanın önüne geçilmiştir. Ayrıca Kızılbaşların nasıl bir dinsel yapı içinde oldukları ve İslam kaideleri içinde nasıl bir sapıklık içinde oldukları zamanın kaynakları ile incelenerek Osmanlının verdiği mücadelenin İslamî açıdan önemi dolaylı şekilde ele alınmıştır. Eser iyi bir araştırma ve sağlam kaynakça bilgisiyle akademik duruş göstermektedir. Eksikleri ve söylemsel hataları olsa dahi konuya ilgi ve alakası olanların okuması gereken bir eser olduğu kanaatindeyim.

Yazar;

Ümit ERKAN, 30 Ekim 1981 tarihinde Rize’de doğdu. İlk (1993), orta (1996) ve lise (1999) tahsilini İstanbul’da tamamladı. 2003 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. 2005 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İslâm Tarihi ve Sanatları bölümüne Araştırma Görevlisi olarak atandı. 2007 yılında “1509 No’lu Rize Şer’iyye Sicili Işığında Rize’de Sosyal Hayat” adli çalışmasıyla Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. 2008 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora eğitimine başladı. 2014 yılında “16. Yüzyılda Osmanlı’da Kızılbaş Ayaklanmaları” adli teziyle doktora eğitimini tamamladı. Hâlen Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslâm Mezhepleri Tarihi Anabilim Dalı’nda Öğretim Üyesi olan ERKAN, evli ve üç çocuk babası olup, Arapça ve İngilizce bilmektedir.

Osmanlı'da Kızılbaş Ayaklanmaları

Ümit Erkan

Okur Tarih Yayınları

İstanbul 2020

413 sayfa

Murat Deniz - 12.03.2021

,

2790

Murat Deniz Hakkında

Murat Deniz

2015 yılında Dumlupınar Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun oldu. Yine aynı üniversitede yüksek lisansını “51 Numaralı Tapu Tahrir Defterine göre Ergani Sancağı” isimli teziyle tamamladı. Özellikle Osmanlı Devleti’nin kuruluşu, Osmanlı toplumunda tasavvuf ve sufiler ve Osmanlı sosyo-iktisadi üzerine çalışmalarını sürdürüyor.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin